Bağımsızlığın bedeli

Bağımsızlık ve özgürlük insan olmanın en önemli erdemlerinden biridir. Her iki değeri de istemek kolay, sahip olmak zordur. Bedel ister, direnç, bilinç, irade ister. Bunun en somut örneği Türkiye’nin bağımsızlık savaşıdır. O günün koşullarında bağımsızlığı elde etmenin çok zor olduğunu, elde edilse bile korunamayacağını düşünenler, mandayı savunuyorlardı. Cumhuriyet gazetesi de işte o günlerin bağımsızlık meşalesinden doğdu. O meşale yanmaya devam ediyor, edecek de.

06 Aralık 2021 Pazartesi, 04:00
Abone Ol google-news

Cumhuriyet gazetesinin tam bağımsızlığını korumasının yolu, hem yayın gücü hem ekonomik ve mali işletme gücü olarak çok sağlam durmasından geçiyor. Çağdaş işletme mantığını yürütmek, bütçe denkliğini sağlamak, gelir-gider tablosuna özen göstermek; özellikle de gün gün, hatta saat saat değişebilen kırılgan, bozuk düzene ve siyaset anlayışına dayalı bir ekonomik ortamda olmazsa olmaz koşullardandır. 

Cumhuriyet’in yayın anlayışına gelince... Her gün elinizde tuttuğunuz gazete, yayın ilkelerinin aynasıdır. İlkelerimizden ve bağımsız tutumumuzdan ödün vermemiz olası değildir, olmayacaktır da.

Cumhuriyet gazetesini yaşatma görevini üstlenmiş olan Cumhuriyet Vakfı’nın bugünkü yönetiminin göreve geldiği günden bu yana kimi gelişmeleri de okurlarımızla paylaşmak isteriz.

Hepimizin düşünce önderi ve meslek büyüğü olarak çok sevdiği Nadir Nadi, İlhan Selçuk dönemlerinde de gazetemiz, kimi zaman iç ve dış baskılar nedeniyle yaratılan kimi bunalımlarla karşılaşmış ve bunları aşmayı bilmiştir. Örneğin 1990’lı yıllarda yaşanan bunalımda, aylarca hiçbir karşılık beklemeden Cumhuriyet’in yaşaması için Cumhuriyet’in ilke ve bağımsızlığına bağlı kalarak özveri ve dayanışma ile çalışmış olan arkadaşlarımız, yazarlarımız, bugün Cumhuriyet yönetiminde aynı duyarlılık ve bilinç ile davranmaya çaba göstermektedir.

Cumhuriyet Vakfı’nın bugünkü yönetimi göreve geldiği Eylül 2018’den beri, gazetemiz işletmesi, çoğu geçmiş dönemden kalan borçlar olmak üzere yaklaşık 15 milyon lira borç ödemiştir. Bu süre içinde yetkili kurullarından görüşülerek çıkan kararların uygulanması gereği Cumhuriyet gazetesinden çeşitli nedenlerle ayrılanların sayısı 100 kişiyi bulmaktadır. İşten ayrılan çalışanların tüm yasal hakları kendilerine ödenmiştir.

Aynı süre içinde, alınan tasarruf önlemleriyle 30 milyon liranın üzerinde maliyet yararı sağlanmış, gazetemizin sürekli eksiye gitmekte olan bütçe dengesi uzun yıllar sonra dengeli duruma getirilmiştir.

Yüz binlerce kitabı depoda neredeyse çürümeye bırakılmış olan Cumhuriyet Kitapları yeniden ayağa kaldırılmış, gazetemizin şirketine yeni bir gelir kalemi eklenmiştir.

Çağdaş teknolojik gelişmeler konusunda geride bıraktırılmış olan haber sitemiz, yeni yazılım ve donanım yatırımları ile atağa geçirilmiş, Cumhuriyet gazetesi ve onun yarattığı gazetecilik değerleri çeşitli sosyal platformlardan izlenir hale gelmiştir. Haber sitemizin izlenirlik oranı bir kaç katına çıkmış ve ayda 60 milyon kişiye ulaşmıştır.

Bütün bu atılımlara karşın, son dönemde ülkemizde yaşanan ve tümüyle siyasal iktidarın kötü yönetiminden kaynaklanan ekonomik sıkıntılar, tüm alanlarda olduğu gibi gazetemizin de dengelerini altüst etmiş ve bizi geçen hafta başyazımızda ifade ettiğimiz kimi önlemler almaya zorlamıştır.

Cumhuriyet gazetesi yönetimi, kendisini, bugün de yazarı, yazı işleri kadrosu, muhabiri, idari personeli ile birlikte yaklaşık 200 çalışanının ücret ve diğer haklarını düzenli ve eksiksiz ödemekle, Türkiye Gazeteciler Sendikası ile imzaladığı toplusözleşmeye uymakla yükümlü saymaktadır.

Cumhuriyet, bugüne kadar hep okuruyla dayanışarak zorlukları aştı. Bu gücü hep içimizde hissediyoruz.

Okurumuzun ekonomik durumunun da kuşkusuz ayrımındayız. Okurumuza daha fazla yüklenmemek için Cumhuriyet yönetimi olarak biz de gerekli önlemleri alıyoruz.

Her şey daha güzel, daha dolu bir Cumhuriyet için.

Her şey aydınlanma, çağdaş, laik bir Cumhuriyet yönetimi ve demokrasi için.

Her şey bağımsız Cumhuriyet için… İyi haftalar…