CHP’li Yalçın Karatepe'den ‘Sarayın bütçesi’ tepkisi: 'Faize 2,7 trilyon, borçluya yüzde 30 vergi'

CHP’li Yalçın Karatepe'den ‘Sarayın bütçesi’ tepkisi: 'Faize 2,7 trilyon, borçluya yüzde 30 vergi'

14.01.2026 17:33:00
Güncellenme:
CHP’li Yalçın Karatepe'den ‘Sarayın bütçesi’ tepkisi: 'Faize 2,7 trilyon, borçluya yüzde 30 vergi'

Ankara’daki “2026 Bütçesi ve Orta Vadeli Program” panelinde konuşmacılar, bütçenin halkın geçim sıkıntısına çözüm üretmediğini savundu. Faiz ödemeleri için 2,7 trilyon TL ayrılmasına tepki gösterilirken, CHP’li Prof. Dr. Yalçın Karatepe kredi kartı ve KMH borçlularından alınan yüzde 30’luk vergi için “Türkiye’deki en insafsız vergi” dedi.

2026 Bütçesi ve Orta Vadeli Program (OVP) Değerlendirmesi başlıklı panel Ankara SMMMO Konferans Salonu’nda yapıldı. Mali müşavir örgütleri, meslek odaları ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı toplantıda konuşmacılar, 2026 bütçesinin “halk için değil, saray ve faiz için” kurgulandığını belirtti. Panel; Mali Müşavirler Muhasebeciler Birliği Derneği Ankara Şubesi, İstanbul Yüksek Ticaret ve Marmara Üniversitesi İİBF Mezunları Derneği Ankara Şubesi ve Ankara Çağdaş Demokrat Muhasebeciler Grubu katkısıyla düzenlendi. Yönlendiriciliğini Davut Özdemir’in yaptığı etkinlikte; iktisatçılar Prof. Dr. Aziz Konukman ile CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli de değerlendirmelerini paylaştı.

''HALKIN BÜTÇESİ DEĞİL, SARAYIN BÜTÇESİ''

Açılış konuşmalarında söz alan Malî Müşavirler Muhasebeciler Birliği Derneği Ankara Şube Başkanı Volkan Kaplan, 2026 bütçesine ilişkin sert eleştiriler dile getirdi. Kaplan, “2026 yılı bütçesi incelendiğinde bu bütçenin maalesef halk için değil, halkın bütçesi değil, sarayın bütçesi olduğu görülmüştür” dedi. Kaplan’ın verdiği rakamlara göre bütçede yaklaşık 19 trilyon TL gider, 16 trilyon TL gelir ve 3 trilyon TL açık öngörülüyor. Kaplan ayrıca vergi adaletinin sağlanamadığını, vergi gelirlerinin yaklaşık üçte ikisinin dolaylı vergilerden oluştuğunu, gelir vergisi yükünün ise ağırlıkla ücretli çalışanların sırtında kaldığını söyledi.

''BU ÜLKEDE MUHALİF OLMANIN BEDELLERİ VAR''

Ev sahibi kurum adına kürsüye çıkan Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Gülahmet Doğruyol, “Kolay bir iş değil. Bu ülkede muhalif olmanın bedelleri var. … Bu ülkenin aydınlık yüzleri bu salonda” dedi. TÜRMOB adına Genel Sayman Turgut Bahadır konuşmasında meslek örgütlerinin sosyal medyada “kirli” bir iklimde eleştirildiğini söylerken, bazı düzenlemelerin gece yarısı yayımlandığını anlattı. Özellikle kredi ve vergi uygulamalarına, kamu harcamalarında “tasarruf” tartışmasına da değinen Bahadır, “tasarruf yapılacaksa geçilmeyen otoyollar, yolcusu olmayan havalimanları gibi kalemlerden başlanması gerektiğini” belirtti.

''FAİZ KAZANAN YÜZDE 17,5, BORÇLANAN YÜZDE 30 VERGİ ÖDÜYOR''

CHP Sanayi ve Teknoloji Politikaları Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yalçın Karatepe, bütçenin sadece teknik bir belge değil, “gelir dağılımını doğrudan etkileyen” bir tercih metni olduğunu vurguladı. Vergi adaletsizliğine örnek olarak, faiz gelirleri ile kredi kartı/KMH borçlularının üzerindeki vergi yükünü karşılaştırdı:

“Çok paranız varsa bankaya yatırıyorsunuz, kazancınızdan vergi ödüyorsunuz, yüzde 17,5. Ama aynı zihniyet dönüp borçlanmak zorunda kalan vatandaşa yüzde 30 vergi ödüyor.”

Karatepe, kredi kartı ve KMH üzerinden kullanılan kaynaklarda KKDF ve BSMV’nin 20’den 30’a çıkarıldığını hatırlatarak bunu “en insafsız vergi” diye niteledi:

“Hiç parası olmadığı için borçlanmak zorunda kalana yüzde 30 vergi uygulamak… bütçe üzerinden gelir dağılımını kimin lehine yaptıklarını gösteren bir örnek.”

Karatepe, gıda enflasyonunun hızına işaret ederek Ocak ayının ilk günlerinde taze sebze-meyve fiyatlarının kısa sürede yüzde 31 arttığını söyledi. Ardından bütçeden tarıma ayrılan payın gerilediğini kaydetti.

''SANKİ İKİ AYRI HÜKÜMET TARAFINDAN HAZIRLANMIŞ GİBİ''

Panelin konuşmacılarından Rahmi Aşkın Türeli ise vatandaşın ödediği vergilerin nereye harcandığını bilme hakkı olduğuna dikkat çekti. Bu hakkın işlemesi için parlamentonun ve denetim mekanizmalarının önemine vurgu yapan Türeli, özellikle Sayıştay ve kesin hesap sürecinin altını çizdi. Türeli, bütçelerin “kimden alınıp kime harcandığını” gösterdiğini belirterek şöyle konuştu:

“Bütçeler teknik bir metin değil… politik metin. Altına baktığınız zaman ülkenin sınıfsal tercihleri çok açık olarak gözüküyor.”

OVP’ye ilişkin değerlendirmesinde ise, OVP’nin önceki yıllardakine benzer şekilde hazırlandığını, ekonomik felsefede fark bulunmadığını ve yapısal sorunları çözecek bir perspektif taşımadığını belirten Türeli, OVP ile kalkınma planı arasındaki kopukluğa da dikkat çekerek, iki metnin “sanki iki ayrı hükümet tarafından hazırlanmış gibi” durduğunu söyledi.

''BÜTÇEDE EMEĞİN ADI YOK''

Panelde Prof. Dr. Aziz Konukman’ın sunumunda yer alan başlıklardan biri “Bütçede Emeğin Adı Yok!” oldu. Sunumda, “Post Washington Uzlaşması” çerçevesinde merkezi bütçe ve OVP’lerde emek vurgusunun giderek silindiği belirtildi. Bir başka slaytta ise cari transfer kaleminde düzeltme yapılsa dahi bütçe kaynak tahsisinin ağırlıkla sermaye kesimi lehine sonuç verdiği değerlendirmesi paylaşıldı.