Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi 3 No’lu Duruşma Salonu'nda görülen Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davası, ikinci celsenin üçüncü haftasında, CHP’li belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu 11 ismin tutukluluğu ile devam ediyor. Avukatlar, bugün esasa ilişkin savunma yaptı.
Cumhuriyet Silivri'den gelişmeleri anlık olarak aktardı...
16.00 | "AKTAŞ AİLESİYLE MUTLU, BEN ANNELER GÜNÜ’NDE ÇOCUKLARIMDAN AYRI OLACAĞIM"
Duruşmada, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın avukatlarının ardından bugün itibarıyla avukat savunmaları tamamlandı.
Mahkeme Başkanı Oğuzhan Gül, avukatların taleplerine ilişkin yarın bir ara karar kuracağını belirtti, sonrasında ise esas hakkında mütalaanın hazırlanması için dosyanın savcılığa gönderileceğini aktardı. Duruşma Savcısının da önümüzdeki hafta esasa ilişkin mütalaasını açıklaması bekleniyor.
Duruşmada bugünkü oturumun sona ermesinin ardından, bulunduğu tutuklu sanık alanından Mahkeme Başkanı Oğuzhan Gül’e seslenen tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, “Ben bir yıldır çocuklarımı göremiyorum. Neden burada tutukluyum? Birçok arkadaşımız olması gereken kararlarla tahliye edildi. Hafta sonu da Anneler Günü ve bu durum artık çekilmez hale geldi. Sayın Başkan, neden biz ailelerimizle bir arada geçiremiyoruz bu günü? Yarın tutukluluk hallerine ilişkin bir karar verin. Burada tutuklu olan arkadaşlar açısından tamamlanması gereken bir durum yok. Aziz ihsan Aktaş ailesiyle mutlu, huzurlu. Ben ise Anneler Günü’nü çocuklarımla birlikte geçiremiyorum. Lütfen adaletli olun” dedi.
15.11 | 'ÖRGÜT ÜYELİĞİ' İDDİASINA VURGU: “İDDİANAMEYİ YAZARKEN NE DEĞİŞTİ BİLMİYORUM”
Rıza Akpolat hakkında iddianamede yer alan “örgüt üyeliği” iddialarına da tepki gösteren avukat Hasan Sınar, “Savcılığın kafası iddianamede burada da karışmış. Bir örgüt tasvir ediliyor, 28 kişilik bir şema çizilmiş. Rıza Akpolat o şemada yok. İddianamede örgüt anlatısı içinde örgüt üyesi olarak gösteriliyor ama her nasılsa iddianamenin sonuç kısmında iddia makamı fikir değiştiriyor ve Rıza Akpolat hakkında ceza isteniyor. Yazarken ne değişti bilmiyoruz” dedi.
“BU NASIL ÇELİŞKİ?”
Suç örgütü tanımını anlatan Sınar, “İlk koşul hiyerarşik ilişkinin varlığı. İddianame bir yandan Aziz İhsan Aktaş’ın örgüt lideri olduğunu ileri sürüyor ama ilerleyen aşamalarda Aktaş’ın etkin pişmanlık ifadesine dayalı olarak ‘Rıza Akpolat, Aktaş’ı çeşitli ekonomik işlemlere zorlamıştır’ diyor. Bu nasıl örgüt? Suç örgütünde lider üyelere talimat verir. Sen diyorsun ki ‘üye lidere talimat veriyor.' Bu nasıl temel bir çelişki? İddianame kendi kendisini yalanlıyor” ifadelerini kullandı.
“BÖYLE ÖRGÜT ÜYELİĞİ Mİ OLUR?”
İddianamede, suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş’ın en aktif olduğu kurumun Beşiktaş Belediyesi olduğunun yazıldığına dikkat çeken Sınar, “Oysa suç örgütü üyesi olmakla itham edilen Beşiktaş Belediye Başkanı Sayın Rıza Akpolat ile örgüt lideri Aziz İhsan Aktaş arasında tek bir iletişim, HTS, baz kaydı, mesaj, telefon görüşmesi, mail bile yok. Aktaş sizin huzurunuzda burada anlattı, ‘herkesin olduğu ortamda sadece 1 kere görüştük’ dedi. Böyle örgüt üyeliği mi olur?” diye sordu.
14.14 I DURUŞMA DEVAM EDİYOR
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davası, saat 12.30'da verilen aranın ardından yeniden başladı. Rıza Akpolat’ın avukatı Hasan Sınar savunmasına devam ediyor.
12.30 | ARA VERİLDİ
Aziz İhsan Aktaş davasında ilk ara verildi.
ETKİN PİŞMANLIK İFADELERİNE TEPKİ
Etkin pişmanlık ifadelerinin de duyuma dayalı olduğunu vurgulayan Sınar, “Birbirlerini doğrulayan değil, birbirlerini tekrar eden, aynı merkezden çıkmış hissi veren, soyut ve genelleştirilmiş anlatılarla karşı karşıyayız. Ahmet’in söylediğini Mehmet’in tekrar etmesi, bunu maddi delil hâline getirmez. Sıfırla sıfırı topladığınızda sonuç yine sıfırdır. Eğer bir beyan ortaya koyuyorsanız; onu belgeyle, kamera kaydıyla, iletişim kaydıyla, fiziki takip tutanağıyla, banka hareketiyle, objektif maddi verilerle desteklemek zorundasınız.‘Ahmet öyle dedi’ cümlesi tek başına delil değildir. Önemli olan, Ahmet’in söylediğinin gerçek olduğunu ortaya koyan bağımsız maddi vakanın bulunmasıdır” dedi.
“RIZA AKPOLAT’IN İHALELERE MÜDAHALE ETTİĞİNİ GÖSTEREN TEK BİR BELGE YOK”
Beşiktaş Belediyesi’ndeki tüm ihalelerin Belediye Kanunu ve Kamu İhale Kanunu çerçevesinde yürütüldüğünü söyleyen avukat Hasan Sınar, ihale süreçlerinin; yaklaşık maliyetlerin hazırlanması, ihale komisyonlarının oluşturulması, teknik değerlendirmelerin yapılması ve ihale kararlarının alınması aşamalarında; ilgili müdürlükler, ihale komisyonları ve ihale yetkilileri arasında paylaştırılmış teknik ve kolektif süreçler olduğunu vurguladı.
Bu süreçlerin tamamının mevzuata uygun biçimde yürütüldüğünü savunan Sınar, “Belediye başkanının; ihale komisyonuna girme, yaklaşık maliyet belirleme, teklif değerlendirme, ihale sonucu belirleme gibi bir görevi ya da yetkisi yoktur. Kaldı ki mevzuat gereği bunu yapması da mümkün değildir. Kamu İhale Kanunu’nun 6. maddesi son derece açıktır: İhale komisyonları ihale yetkilisince oluşturulur ve kararlar komisyon üyelerince alınır. Nitekim EKAP sistemi içerisinde dahi bu işlemlerin teknik sınırları bellidir. İsteseniz bile sistemi kişisel müdahaleyle yönlendirmeniz mümkün değildir. Şimdi bütün bu hukuki yapı ortadayken soruyoruz: Müvekkilim hangi işlemle, hangi müdahaleyle, hangi somut hareketiyle ihaleye fesat karıştırmıştır?” diye sordu.
“Bu dosyada müvekkilimin ihalelere müdahale ettiğini gösteren tek bir belge yoktur” ifadelerini kullanan Sınar, “Tek bir talimat yoktur. Tek bir toplantı kaydı yoktur. Tek bir iletişim kaydı yoktur. Tek bir yönlendirme notu yoktur. Tek bir maddi veri yoktur. Dosyada müvekkilim Rıza Akpolat’ın ihaleye fesat karıştırdığına ilişkin; kesin, açık, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak, somut tek bir delil hatta emare dahi bulunmamaktadır. Bu nedenle müvekkilimin beraatine karar verilmesini talep ediyoruz” dedi.
12.05 |“TENEZZÜL ETMEYECEĞİNE İNANIYORUM”
İlk olarak, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın avukatı Hasan Sınar söz aldı. Sınar, savunma sırası listelesinde 10’uncu ve son başlık olan Beşiktaş Belediyesi sanıklarına yönelik iddialar kapsamında Akpolat adına savunma yaptı.
“Birisi önceden bir senaryo yazmış, başı-sonu belli, biz de rolünü oynamakla hükümlü figüranlarız, çıkıyoruz, oynuyoruz, iş bitiyor” diyen avukat Sınar, “İddia makamının esasa ilişkin mütalaasında, ChatGPT üzerinden kopyala-yapıştır kolaycılığına tenezzül etmeyeceğini, yargılama sürecindeki tüm savunmaları bütüncül şekilde ele alarak objektif bir metni ortaya koyacağına yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“İDDİANAME TAM BİR HAYAL KIRIKLIĞI”
İddianameye ilişkin eleştirilerde bulunan Sınar, “İddianamede müvekkilimiz hakkında oldukça yüksek perdeden bir giriş yapılmış; ‘eylem 1, eylem 2, eylem 3, 18, 23, 25…’ şeklinde kapsamlı bir ihale anlatısı kurulmuş. Böyle olunca insan doğal olarak her bir eylem bakımından, isnat edilen suçları ortaya koyan somut delillerin de aynı ayrıntıyla dosyaya konulduğunu düşünüyor. Yani örneğin ‘eylem 1’ bakımından; ‘Bakın işte Rıza Akpolat hakkındaki kamera kaydı…’, ‘Bakın işte bankadaki hareketler…’, ‘Bakın işte EFT, havale, dekont…’, ‘Bakın işte suç unsurunu içeren tape kayıtları…’, ‘Bakın işte teknik takip tutanakları…’, ‘Paranın alındığı, taşındığı, teslim edildiği ana ilişkin fiziki takip belgeleri…’ Bütün bunların, her bir olay bakımından ayrı ayrı ve adeta ‘dantel oyası gibi işlenerek’ ortaya konulmuş olmasını beklersiniz. Ama fena halde yanıldık. İddianame tam bir hayal kırıklığından ibarettir” diye konuştu.
Dava kapsamında 200 sanığın yargılandığını, 578 sayfalık bir iddianame hazırlandığını ve Rıza Akpolat hakkında 415 yıla kadar hapis cezası talep edildiğini anımsatan Sınar, “İsnatların dayanağı olarak iddianame bütününde sözde delil diye önümüze konan şey, yalnızca etkin pişmanlık ifadelerinden ve iki gizli tanık beyanından ibaret” dedi.
“BİRBİRİNDEN FARKLI 26 EYLEMİN 26’SINDA DA AYNI KALIP CÜMLE KULLANILMIŞ”
İddianamenin “salt birilerinin ağzından çıkan sözlerden ibaret olduğunu” savunan Sınar, savunmasına şu sözlerle devam etti:
“Ceza muhakemesi böyle bir şey değildir. Soyut beyan ve varsayımlar üzerinden inşa edebileceğiniz bir yargılama düzeninden bahsedemezsiniz. Müvekkilim açısından bırakın yeterli delili, tek bir belgeye dayalı bir temellendirme yapılamamıştır.
'Beşiktaş Belediye Başkanı Sayın Rıza Akpolat nasıl ihaleye fesat karıştırdı?’ diye incelediğimizde somut hiçbir fiil isnadında bulunulmadığını, 26 eylemin 26’sında da ‘şüpheli Rıza Akpolat’ın şu şu kişiler üzerinden ihale süreçlerini koordine ettiği’ şeklinde kalıp bir cümlenin kullanıldığını görüyoruz.
26 eylem sırlıyorsunuz, her birinin konuları farklı, her ihaleden Başkan Rıza Akpolat’ı sorumlu tutuyorsanız, adını geçiriyorsanız, iddia ediyorsanız, neye dayanarak ilişki kurduğunuzu açıklamak zorundasınız. Oysa hiçbir isnad ile müvekkil arasında tek bir delil bile gösterilmiş değil, bunun yerine ‘koordine ettiği’ kalıbını kes-kopyala-yapıştırla 26 kez koymuşlar.
5N-1K KURALINI HATIRLATTI: “HİÇBİRİNE CEVAP YOK”
5N-1K gazeteciliğin temel kuralı. Rıza Akpolat ile ilgili her ihaleye bu cümleyi koyuyorsunuz ‘koordine etmiş’, Hangi ihaleyi koordine etmiş? Nerede koordine etmiş? Ne zaman koordine etmiş? Nasıl koordine etmiş? Hangi yöntemle müdahil olmuş? Buna ilişkin somut veri nedir? Bunların hiçbirine cevap yok. Tek bir varsayım var; ‘madem başkansın her ihaleden her işten sen sorumlusun.’ Bu, 19. yüzyılda terk edilmiş olan ceza hukuku… Çağdaş ceza hukukunda böyle bir şey yok. Bu iddianame tüm evrensel ilkeleri ayaklar altına alıyor. Siz Rıza Akpolat’ın hangi delile dayalı olarak tüm ihalelerden sorumlu olduğunu ileri sürüyorsunuz? Nurtopu gibi etkin pişmanlık ifadesi var, her şey söyletilebiliyor. Gizli tanık ifadeleri var.”
GİZLİ TANIK BEYANLARINA TEPKİ
Avukat Hasan Sınar, duruşmada dinlenen gizli tanıkların, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın usulsüzlük yaptığı iddialarına dair yöneltilen sorulara, “Somut ihale gösteremem, bilmiyorum” diye verdiği yanıtları hatırlattı.
Hasan Sınar, “Gizli tanığa ‘detay verin’ diyorsunuz, ‘siz sorun belki hatırlarım’ diyor. Bu gizli tanık beyanları çok büyük laflarla başlıyor, ‘belediyelerdeki kokuşmuş yapıyı anlatmak için anlatıyorum’ diye. Aferin çok iyi yapıyorsun. Peki ‘hangi ihalede somut bir usulsüzlük yapılmış göster’ diyoruz, ‘somut ihale gösteremem, bilmiyorum’ diyor. Somutlaştır. Mademki komisyon almış benim müvekkilim, anlat nerden, nasıl almış? Diyor ki ‘buna cevap vermem imkansız’” dedi.
11.15 | AVUKATLAR SAVUNMA YAPIYOR
11.15 - Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davasında avukat savunmaları devam ediyor
DAVA GEÇMİŞİ
Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi 3 No’lu Duruşma Salonu'nda İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen davada, şubat ayında yapılan tutukluluk değerlendirmesi ile Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar dahil dokuz isim, ara kararın açıklandığı 27 Şubat'ta ise aralarında İSFALT ve BELTAŞ çalışanlarının olduğu yedi isim hakkında tahliye kararı verilmişti.
Celse arasında ise eski İSFALT Genel Müdürü Burak Sırali tahliye oldu.
Son olarak geçtiğimiz haftalarda, tutukluluklara ilişkin ara karar kuran Mahkeme Başkanı; Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Personeli Gülşah Ocak, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi ve Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri eski müdürü Gülal Erdovan Anıl hakkında tahliye kararı verdi.
Yargılama; Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın da aralarında bulunduğu 11 ismin tutukluluğu ile devam ediyor.
Davasının ikinci celsesinin 10. duruşma gününde, tutuklu ve tutuksuz sanıkların avukatları esasa ilişkin savunma yapıyor.
İlk olarak, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın avukatı Hasan Sınar söz aldı.
