Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... İBB Davası: Murat Kapki kamu zararı iddialarını verilerle yalanladı

Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... İBB Davası: Murat Kapki kamu zararı iddialarını verilerle yalanladı

14.05.2026 11:39:00
Güncellenme:
Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... İBB Davası: Murat Kapki kamu zararı iddialarını verilerle yalanladı

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile 76 kişinin tutuklu olduğu 414 sanıklı İBB Davası’nın 38'inci celsesi bugün görülüyor. Etkin pişmanlık ifadesini geri çeken isimlerden reklamcı Murat Kapki kamu zararı iddialarını yalanlayarak "Karayolları Bölge Müdürlüğü benim reklam işi yaptığım 8 tane köprünün işlerine el koymuştu. Devlet Demiryolları, ihale yapmadan, çağrı usulü benim 8 bin TL ödediğim, köprülerdeki üst geçit reklamlarını elimden alarak 2 bin TL’den İbrahim Bacacı diye birine verdi" ifadelerini kullandı.

Aralarında İBB Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası 38. duruşma gününde devam ediyor. 

Dava dün öğleden sonra etkin pişmanlıkçı Kültür AŞ Hakediş Şefi Gökhan Köseoğlu'nun savunması ve soru-cevap kısmıyla devam etti. Adem Soytekin'in tahliyesinin ardından davada tutuklu tek etkin pişmanlıkçı olarak kalan Köseoğlu, savunmasında ünvan ve görev tanımlarının yanlış değerlendirildiğini savunarak "Etkin pişmanlık ifadelerimin arkasındayım, ifade verirken herhangi bir baskı görmedim" dedi.

Tutuklular salona getirilirken, ağır sağlık sorunları yaşayan İBB Zabıta Dairesi Başkanı Engin Ulusoy'un diğer tutukluların yardımı eşliğinde salona güçlükle girdiği görüldü.

17:00 | MÜCAHİT BİRİNCİ, MURAT KAPKİ’Yİ BÖYLE İKNA ETMEYE ÇALIŞMIŞ: “MAKYAVELİST DÜŞÜN”

Kapki, mahkemelik olduğu AKP MKYK üyesi avukat Mücahit Birinci ile ilgili etkin pişmanlık sürecini de mahkemede de şöyle aktardı:

“31 Temmuz’dan önce bir avukatla görüştüm. Bana Mücahit Birinci’nin elinin kolunun çok uzun olduğunu, AKP içinden olduğunu ve beni 2.5 milyon dolara buradan çıkarabileceğini söyledi ama önce vekalet vermem gerektiğini belirtti. Ben de ‘2 milyon dolara olur ama etkin pişmanlık ifadesi vermem’ dedim, o da ‘tamam’ dedi. 

31 Temmuz’da Birinci bana geldi. Birinci kapıdan girerken ‘Sen ne büyük adamsın! AKP’nin bazı kesimlerinde seninle gurur duyuyorlar’ diyerek abartılı şekilde beni övdü. Sana birazdan bir şeyler anlatacağım ancak lütfen makyavelist düşün dedi. Tamam dedim. ‘Yarın öbür gün AKP gider CHP gelir, kıçımı kurtarmak için yaptım dersin’ dedi. Ben ne ‘CHP’liyim ne AKP’liyim’ dedim. Olmaz, ‘Makyavelist düşün’ dedi. Ağzına dolamış bir Makyavelist kelimesi... Neyse önüme imzalamam için bir kağıt koydu ‘Bunu imzala iki hafta sonraya çıkarsın’ dedi. Okumaya başladım ve İmamoğlu, Ongun ve hatta Özgür Özel ile ilgili, benim hiç duymadığım şeyleri, Hüseyin Köksal’ın ağzından olarak yazmış. ‘Ben bunu imzalarsam bana para vermen gerekir’ dedim. Bana ‘Sen bu işleri bilmiyorsun galiba’ dedi. Evet ilk kez yaşıyordum. Gazetede çıkan şeyleri bir araya getirmiş, öyle şeyler yazılmış ki aklınız durur başkanım… İmzalamayacağımı söyledim, elimi sıktı çıkış yaptı oradan. Tam çıkmadan ‘Sadece para versek çıkamıyor muyuz?’ Dedim.. ‘Yok ama ben bundan İmamoğlu ve Özgür Özel ile ilgili şeyleri çıkarsam, sadece Ongun kalsa imzalar mısın?’ dedi. Yine imzalamayacağımı söyledim. 

İş olmadı ama bir hafta sonra savcının önüne çıktım, anlattıklarım karşısında şok oldu. İşi araştıracağını ve sonra bunun hakkında tutanak tutacaklarını söyledi. O ara Birinci hala benim hakkımda konuşuyor, benim avukatım olduğunu söylüyor.”

16:15 |“ETKİN PİŞMANLIK İFADESİ İÇİN EŞİMİ GÖZALTINA ALDILAR”

İBB Davası’nda savunması süren Murat Kapki, etkin pişmanlık sürecine ilişkin dikkat çekici beyanlarda bulundu. Kapki, eşinin gözaltına alındığı etkin pişmanlık sürecini şu sözlerle anlattı:

"Tutuklandıktan sonra pek çok kişi, benim ismimin geçtiği ifadeler vererek tahliye edildi. Savcı ile hem sağlık sorunlarım hem de benim hakkımda ifade verip tahliye edilenlerin iddialarıyla ilgili konuşmak için dilekçe verdim. Savcı, sadece ek ifade verirsem söyleyebileceğimi belirten bir cevap yazdı. Tam bu arada kardeşim tutuklandı. Ben de beni çağırmayacaklarını düşünüp bir daha bir şey yazmamaya karar verdim. Ardından avukatım beni ziyarete geldi, eşimin ifade için Çağlayan Adliyesi’ne götürüldüğünü söyledi. Arkamdan kapı açıldı, infaz memuru ‘Savcı Bey çağırdı, Çağlayan’a gidiyorsun’ dedi, dakikasında oldu. İki buçuk saatlik yola çıktım, kafamdan neler geçtiğine inanamazsınız. Çocuklarımı, eşimi, oğlumu düşünüyorum. Kardeşim tutuklanmış, kayınpederim alınmış. Adliyeye geldiğimde savcının odasının önüne getirildim. Savcı beyin katibi geldi, savcının benimle önce özel görüşeceğini, daha sonra avukatlarımın geleceğini söyledi.

Savcı bey sağ olsun ayağa kalktı beni karşıladı. İletişim kurduğum değil, başka bir savcıydı. ’Eşimi de almışsınız?’ diye sordum. Bana gülerek ‘Almadık, davet ettik’ dedi. ‘Allah razı olsun savcım’ dedim, beterin beteri var. O an eşimin tutuklanma ihtimalini, çocuklarımıza ne olacağını düşündüm. Etkin pişmanlık için oraya getirildiğimi anladım. Savcı Bey ‘Konuş’ dedi, ‘Ne konuşayım, vallahi bir şey bilmiyorum’ dedim. Kahve içtik, tekrar ifade verip vermeyeceğimi sordu. Vereceğimi söyledim. Savcı bey daha önce benim hakkımda verilen ifadeleri okudu ama kim olduklarını söylemedi ve ‘Bak bunlar da var’ diye okudu. Konuşmaya devam ettik, bir ara durdu bir telefon açtı, eşimin oradan gönderilebileceğini söyledi.

Sonra bana Servet Yıldırım’ın ifadelerini okuyarak ‘Bak Servet çıkmış, sen de anlat çık’ dedi. ‘Tamam anlatayım da ben bir şey bilmiyorum’ dedim. Murat Ongun ve Hüseyin Köksal’ın benimle ilgili düşüncelerini aktardı. Murat Ongun’un beni sevmediğini falan söyledi.

Daha sonra ifade vermeye başlayarak gazetelerden gördüğüm bazı haberleri veya Servet’in ifadelerini tekrarlamaya başladım. Bunlar kayda geçiyordu. Okursanız, birebir aynısını verdiğimi görürsünüz. Savcıya da şunu sordum ‘Daha buradan çıkmadan gazeteler ne olup ne bittiğini yazıyor, nasıl oluyor gizlilik yok mu?’, bana ‘Biz de bilmiyoruz’ dediler. Ya nasıl bilmiyorsunuz? Bu gazetelerin hepsini sakladım. Hakkımı mahkemelerde arayacağım."

15:30 | “KAMU ZARARI KİMİN?”

Kamu zararı oluşturduğu iddialarına da tepki gösteren Kapki, “Karayolları Bölge Müdürlüğü benim reklam işi yaptığım 8 tane köprünün işlerine el koymuştu. Devlet Demiryolları, ihale yapmadan, çağrı usulü benim 8 bin TL ödediğim, köprülerdeki üst geçit reklamlarını elimden alarak 2 bin TL’den İbrahim Bacacı diye birine verdi. (Editör notu: “Ensar Vakfı ve TÜRGEV yöneticisi). 8 bin nere 2 bin nere? Kamu zararını biz mi uğrattık, onlar mı uğrattı? ” dedi.

15:15 | “ONGUN BENİM YÖNETİCİMSE NEDEN REKLAM ALANLARINI BENDEN ALDI?”

İBB iddianamesinde İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi yer alan Kapki, Kadıköy–Karaköy iskelelerindeki reklam alanlarını 20 Haziran 2019’da, İstanbul seçimlerinin yenilenmesine günler kala İBB iştiraki Şehir Hatları’ndan kiraladığını söyledi. Kapki, sözleşmenin o dönemde belediyeye vekâlet eden Ali Yerlikaya döneminde yapıldığını belirtti. 

Kapki, seçim öncesi yapılan kiralama nedeniyle “CHP gelmeden kendi adamlarına yer verildi” yönünde iddialar ortaya atıldığını ancak 3 yıllık sözleşmesinin bir yıl dolmadan feshedildiğini ifade ederken. “Eğer iddianamede anlatıldığı gibi Ongun benim, reklam işlemlerinden sorumlu yöneticim olsaydı, AKP dönemindeki bir ihaleyle bu yerleri kiraladığım düşünüldüğünde anlatıldığı gibi aynı yapının içindeysek, Ongun benim elimden bu alanları neden alsın?” dedi.

14:50 | KAPKİ SAVUNMASINA DEVAM EDİYOR: “YALNIZCA MASAK DEĞİL, BİLİRKİŞİ VE TEVDİ RAPORLARI DA HATALI”

İBB Davası, verilen yaklaşık 2 saatlik aranın ardından Murat Kapki’nin savunmasıyla devam ediyor. Kapki, yalnızca MASAK raporunda değil şirket faaliyetleri hakkında düzenlenen bilirkişi ve tevdi raporlarında da usulsüzlük ve hatalar olduğunu belirtti. Kapki, ilgili kısımda şu iddialarda bulundu:

“Tevdi raporunda usulsüzlükler yapılmış. Müfettişler, 365 günün tamamında panolarda yüzde 100 dolulukla çalıştığımız yazılmış. Açıkladım, bu ancak yüzde 60 olabilir. Raporda her yeri en yüksek fiyattan her gün sattığımız yazılmış. Şirket raporlarımıza bakmaları bile yeterdi. Ortada bir kamu zararı yok. Bu alanda sürekli zarar eden İBB ve Kültür AŞ, ilk kez bizim dönemimizde kar etmiştir. Biz Kültür AŞ’den para alan taraf değiliz, para veren tarafız ama raporlarda bunun tam aksi yazıyor.

Bilirkişi raporlarına göre ise reklam işini yapabilecek onlarca ulusal ve uluslararası firma mevcut. Fakat bilirkişiler ‘rekabet azaldı’ diyebilmek için neredeyse mahalle esnafının ihaleye girememesini bilimsel bir veriymiş gibi ortaya koymuş. Çağlayan Adliyesi’nin orada yaptığımız bir işi, Piyalepaşa Bulvarı olarak yazmışlar. Hem Çağlayan hem Piyalepaşa olarak listelenmiş. Sonradan da bilirkişi raporunda ‘liste dışı kullanım var’ demişler. Bu doğru değil. Resmen sahtekârlık yapmışlar.”

13:00 | KAPKİ, “İLBAKLAR NEREDE?” DEDİ, DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Kendisi gibi reklamcı olan İlbak ailesinin soruşturma başlangıcında gözaltına alındığını belirten Kapki, İlbak ailesinden gözaltına alınanların etkin pişmanlık ifadesi vermeden serbest bırakıldığına dikkat çekerek “İlbaklar iddianamede neden yok? Biz niye burada tutukluyuz? Onlar tutuklansın demiyorum elbette ama anlamakta zorlanıyoruz” dedi. 

Kapki ayrıca “Üç ihale sebebiyle suçlanıyoruz. Aslında Kültür AŞ ile dört ihale yaptık ama biri İmamoğlu dönemi öncesi olduğu için iddianameye konulmamış” dedi.

Kapki’nin savunması sürerken duruşmaya ara verildi.

12:30 | KAPKİ’DEN MASAK RAPORU TEPKİSİ: “SIRF ÖRGÜTE PARA GÖNDERİYOR DİYEBİLMEK İÇİN RAPOR YANLIŞ DÜZENLENMİŞ”

Kapki, reklamcılık sektöründeki başarılarından dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan 2021 yılında ödül aldığını belirtti. Suçlandığı eylemlere başlamadan önce şirketi hakkında düzenlenen MASAK raporunun hatalı olduğunu ve bunun bilinçli bir şekilde yapıldığını öne sürdü.

Kapki, şöyle konuştu:

“Şirketim hakkında düzenlenen MASAK raporunda, 2024’te kârlılık oranın üç yıldan sonra bir anda  0.21’den 2.53’e çıkmış. 2020-2023 arasında net kâr bölü satış işlemi yapmışlar. 2024’te ise ciro bölü kar yapmışlar. Doğru işlem yapsalardı kârlılığımız 0.30 olacaktı. Yani bazı işlemleri terse çevirip matematiksel olarak karlılık katımı 2 katına çıkarmışlar. Avukatlarım sağolsun onlar bunu buldu. Sözde biz ciromuzun 2,5 katı kâr etmişiz. Hangi şirket cirosunun 2,5 katı kâr eder? Sırf ‘burada olağanüstü bir varlık artışı var, bu para suç örgütüne gidiyor’ diyebilmek için yapmışlar. Savcılar bu raporu olduğu gibi almış, hiç inceleme ve araştırma yapılmamış.

Televizyonda yine o bazı kanallardaki arkadaşlar, ‘Kapki hakkında şöyle MASAK raporları var’ diye yırtınıyorlar. İzliyorum ama odamdayım, tek başıma konuşmaya başladım sinirden. Uydurma raporlarla suç üretiliyor. Savcı, benim lehime olan raporları da toplamak zorunda değil mi? Elindeki raporların doğruluğunu kontrol etmek zorunda değil mi? MASAK raporuyla ilgili suç duyurusunda bulunacağız.”

İddianamedeki 61,62 ve 63.eylemlerden sorumlu tutulduğunu belirten Kapki, ayrıca “Üç ihale sebebiyle suçlanıyoruz. Bu ihalelerin alındığı tarihler 2020 ve 2023 yılları. 2023’teki ihale de 2020’deki aldığımız ihalenin uzatması, yeni bir ihale değil. Bunların dışında girip kazanamadığımız bir sürü ihale var. Ben 23 senedir ihalelere giriyorum ancak enteresan biçimde bu ihalelerden birinde, mahalle esnafının ihaleye girememesini bilimsel rapor gibi iddianameye koymuşlar” dedi.

11:55 | MURAT KAPKİ SAVUNMASINA BAŞLADI: “TELEVİZYONLARDA ANLATILAN GİBİ BİRİ DEĞİLİM”

Köseoğlu’nun avukatlarının savunmasını tamamlamasının ardından reklamcı Murat Kapki, savunmasına başladı.

Kapki savunmasının başında “Bugüne kadarki ifadelerimi unutun. İlk kez burada kendimi ifade edeceğim. 15 aydır içerideyim, beni çok kötü bir adam olarak lanse ettiler” dedi. 

Tutukluluk süreci ve ailesinin durumuna değinen Kapki, şöyle devam etti: 

Kızım küçük, tutukluluk süremde onu bir şekilde kandırabilmiştik ama 8.5 yaşındaki oğlum depresyon tedavisi görüyor, ilaç kullanmaya başladı. 25 kilo aldı. Verilen her tutukluluk kararı dosya dışında da hayatları parçalıyor. Benim tutukluluğum yetmezmiş gibi kardeşimi ve çalışanlarımı tutukladılar. Eşim, kardeşim ve arkadaşım tutuksuzların içinde, avukatım da sanık. Kendi yüküm dışında çok sayıda yük taşıyorum. 

Televizyonlarda anlatılan gibi biri değilim. Bana kasa dediler, naylon faturacı oldum, ihale alıp zengin olan adam oldum, tarihi kaçakçısı adam oldum.. Sonra hepsi birden sustu. Ek ifade vermeye gittikten sonra televizyonlar benimle ilgili haber yapmamaya başladı. Gazeteciler sustu. Onları savunmamda burada tek tek ele alacağım.”

Kapki savunmasına, reklamcılık sektörün giriş sürecini anlatarak devam ediyor. Sahibi olduğu BVA Reklamcılık giriş sürecini anlatan Kapki, “İddianamede bu şirketi Ekrem İmamoğlu’nun kurdurduğu söyleniyor ancak görüldüğü gibi alakası yok. Bu şirketten önce de belediyelerden ihale alıyordum. 23 yıldır açık hava reklamcılığı yapıyorum, bu sektörün en bilinen isimlerinden biriyim” ifadelerini kullandı.

11:15 | AVUKAT SAVUNMALARIYLA BAŞLADI

Bugün devam eden davada ilk olarak Köseoğlu'nun avukatları savunma yapıyor. 

Dava öğleden sonra ise reklamcı Murat Kapki'nin savunmasıyla devam edecek. Kapki, dava başlamadan kısa süre önce mahkemeye verdiği dilekçede "Baskı altında verdiğim etkin pişmanlık ifadelerini geri çekiyorum" ifadelerini kullanmıştı.

İlgili Konular: #İBB Davası