İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB davasının 33. duruşması bugün görülüyor.
77'si tutuklu toplam 414 sanığın yargılandığı duruşmaya, görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun ile diğer tutuklu sanıklar katılırken, babası Hasan İmamoğlu tutuksuz sanıklar arasında yer aldı.
Duruşmayı izleyenler arasında ünlü sanatçı Zülfü Livaneli de yer alıyor. İmamoğlu, salona girişinde Livaneli'ye "Sizi çok seviyorum Zülfü Ağabey. 'Ey özgürlük' diye bağırıyoruz" şeklinde seslendi.

Zülfü Livaneli ve Dilek Kaya İmamoğlu, Silivri'de duruşmayı yan yana takip ediyor. Öte yandan Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil de, 33. duruşmayı izleyenler arasında bulunuyor.
11.15 I İMAMOĞLU: 'CEBECİ MADEN SAHASI SUÇLAMALARI, ASRIN UYDURMASI'
Daha sonra Ekrem İmamoğlu, Ateş’e soru yöneltmek üzere söz aldı. İmamoğlu ve Ateş arasında şu diyalog yaşandı:
Ekrem İmamoğlu: “Volkan Bey, kolay gelsin. Tabii kısa bir savunma yaptınız ya da sorguya tabi oldunuz. Öncelikle sizin burada olmanızı ben doğru bulmuyorum. Burada bulunan diğer arkadaşların olmasını doğru bulmadığım gibi. Kantar sorumlusu deyince, benim sahayı ziyarete geldiğimde hatırladığım kadarıyla orayı ‘Hangi proje nasıl yürütülüyor?’ diye baktığımda, ilk girişteki bir kantar bölgesi yapılmıştı. Daha önce burada yoktu, mezbelelik bir alandı. Sonradan orada denetimli bir saha giriş çıkışının kontrol altına alınması ile ilgili bir alan organize edildi. Anladığım kadarıyla siz orada görevliydiniz. Doğru mu?
Volkan Ateş: Evet Başkanım.
Ekrem İmamoğlu: Yani dünkü sunumdan anladığım kadarıyla yaklaşık 7-8 milyon metrekarelik bir alan diye arkadaşlar belirlediler. 7-8 milyon metrekarelik bir alana giriş çıkışın tek noktadan olmasının sağlanması ile ilgili organize edilen bu alanda görevliydiniz. Doğru mu?
Volkan Ateş: Evet Başkanım.
Ekrem İmamoğlu: Başka bir giriş çıkış alanı da yoktu buranın.
Volkan Ateş: Yok.
Ekrem İmamoğlu: Peki Volkan Bey, sizi denetime gelen kurumlar ile ilgili bilginiz var mı? Yani hangi kurumlar sizi denetime gelirdi?
Volkan Ateş: Başkanım, ayda 1 MAPEG gelirdi. Çevre Bakanlığı’ndan gelirlerdi. Orman Bakanlığı devriye ekibi sabah, öğlen, akşam devriye atardı. Sultangazi zabıtası devriye atardı.
Ekrem İmamoğlu: Peki. Sorumun cevabı buydu ama Sayın Başkan, Sayın Heyet; şimdi büyük bir yalan ve iftirayla oluşturulan bir suç isnadıyla karşı karşıyayım. ‘560 milyarlık yolsuzluk’ diye savcılık kaynaklı açıklamalar yapılarak bir operasyon düzenlendi. Bakınız tekrar ediyorum: 560 milyarlık bir yolsuzluk diyerek bir operasyon yapıldı. Sonra bu 560 milyar diye Mart ayında anons eden savcılık, dosyayı, yani iddianameyi önünüze yollarken, 160 milyar liralık bir dosyaya rakam koydu tespit yaptı. Bu 160 milyar liralık rakamın 110 milyarı, şu anda burada gördüğünüz Volkan Bey kardeşimizin savunma yaptığı konunun muhatabı. 110 milyarın 80 milyarı orada yerin altındaki madenler yok edilmiş gibi yazmışlar; yani dünyanın en ucube uydurmasıdır. 30 milyar da kaçak hafriyat yapılmış; oradan uydurulmuş.
Şimdi Cebeci meselesi üzerinden ‘asrın uydurması’ şeklinde organize edilen ve koordine edilen 110 milyarlık bir eylem yarattılar. Az önce iddia makamının sorduğu sorunun ne kadar absürt olduğunu söyleyeyim. ‘Neden’ derseniz; 2018 yılında burası maden bölgesi diye kanunla ilan edilmişken, bunun muhatabının Volkan Ateş olarak kabul edilmesi kadar kötü bir soru olamaz. Ben de sizden acil bir talep olarak; Cebeci meselesinin temel sorumluları olarak; izin belgelerini veren, denetleyen, hesap soran, meselenin sahibi olan dönemin valilerinin, MAPEG Genel Müdürü'nün, TEÜAŞ yani ilk dökümün buraya yapılmasını talep eden genel müdürünün, ilgili vali yardımcılarının —yani burada bu firmanın faaliyetlerinde yüksek memnuniyetini bizzat bana anlatan vali ve vali yardımcılarının, Sultangazi Belediye Başkanı'nın, Sultangazi Kaymakamlığı'nın, Sultangazi İlçe Emniyet Müdürü'nün, ilçe emniyet sorumlularının, Orman Bakanlığı Bölge Müdürü ya da sorumlularının, en temel sorumlu, bu kanunun sahibi ve bu alanın sahibi olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nı acil dinlemek ve çağırmak zorundasınız sayın Başkan, sayın Heyet. Acil talebimdir. Mahkemeye niye çağırmak zorundasınız biliyor musunuz? Yoksa şu dinlediğiniz masumlarla bir adım dahi ileri atılamaz burada. Uydurmadır, saçmadır ve bu uydurmanın, bu saçma hesabın kitabın altında yatan da ‘Biz 560 milyar dedik, 560 kuruş bulamadık. Ya şuraya bir 160 milyar yazalım, bunun 110 milyarını da Cebeci'ye yedirelim, boca edelim’ anlayışıdır. Bu kötü akıl ve bu kötü zihniyete karşı sıraladığım bu makamları buraya davet etmediğiniz sürece, böyle bir eylem yok hükmündedir. Yazık etmeyin lütfen, bu masum insanları bir an önce evine yollayın.”
11.00 I 'TÜM YETKİLİLERİN HER AY UĞRADIĞI BİR YERDE KAÇAK İŞLEM YAPILACAĞINI HİÇ DÜŞÜNMEDİM'
Duruşma, Cebeci maden sahasına yönelik suçlamalarla yargılanan kantar sorumlusu Volkan Ateş'in savunmasıyla başladı. Ateş de, dün savunma yapan Hasan Tahsin Sönmez ve Turgay Tokdemir gibi kısa bir savunma yaptı.
Ateş, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Ben kantar sorumlusuyum. Benim görevim kantara gelen hafriyat firmaları sahipleriyle görüşmek; bunların sahaya getireceği malzemenin cinsini, miktarını görüp ona göre İSTAÇ'ın da uygulamış olduğu evrak listesini temin edip hesap açmaktır. Açtığımız hesap karşılığında, firmanın şirket hesabına yatırdığı ücret karşılığında sistemin uygun gördüğü barkodu verip içeriye girişlerini sağlamaktır. Kantardan araba geçtikten sonra benim sorumluluk alanım bitiyor.
Kullandığımız sistem de 2015 öncesine dayanıyor. Mod Yazılım Evi'nin İSTAÇ'ın bütün hafriyat sahalarında kullandığı sistem. Yani döküm sahasına araç girdikten sonra kantarlarla ilgili benim yapacağım bir iş ya da benim yönlendirebileceğim bir işlem yoktur. Oranın sorumlusu ve yetkilisi farklı kişilerdir. Kantarlarla ilgili de yapacaklarım sadece bu kadardır, başka bir şey yoktur. Zaten şöyle bir şey de var - kaçak döküm denen suçla suçlandığım için söylüyorum - Ben her gün Sultangazi zabıtanın, Sultangazi Belediye Başkan Yardımcısının, Orman Bölge Müdürü’nün, Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın, İstanbul Vali Yardımcısı’nın ve Enerji Bakanlığı’nın hemen hemen her ay uğradığı bir yerde kaçak işlem yapılacağını hiç düşünmedim.”
AYRINTILAR GELİYOR...
