Eserleri müzede sergilenen bölgenin kendisi kentleşmeyle birlikte yok oldu: Ankara’nın tarihi üzerine AVM dikildi

Eserleri müzede sergilenen bölgenin kendisi kentleşmeyle birlikte yok oldu: Ankara’nın tarihi üzerine AVM dikildi

21.04.2026 04:00:00
Güncellenme:
Emirhan Çoban
Takip Et:
Eserleri müzede sergilenen bölgenin kendisi kentleşmeyle birlikte yok oldu: Ankara’nın tarihi üzerine AVM dikildi

Ankara’nın önemli tarihi bölgelerinden biri olan Etiyokuşu, bölgede bulunan tarihi eserleri Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde saklanmasına karşın korunamadı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescili bulunmayan, Paleolitik, İlk Tunç Çağı, Roma ve Bizans dönemlerine ait kalıntılar tespit edilen bölgenin üzerinde, şimdilerde bir AVM ve çeşitli donatı alanları bulunuyor. Bakanlık ise soruları “Elimizde bilgi ve belge yok” diyerek yanıtlıyor.

Ankara’nın tarihi üzerinde otomobiller dolaşıyor, büyük AVM’ler dikiliyor. Ankara’nın tarihi denildiğinde akıllara cumhuriyet tarihi gelse de, lüks AVM’lerin altında yatan tarih bundan çok daha eski. 1937 yılında Şevket Aziz Kansu aracılığıyla Türk Tarih Kurumu tarafından kazılmış ve raporlandırılmış olan Etiyokuşu, Ankara’nın 5 kilometre kadar kuzeydoğusunda, Keçiören Kalaba ve Altındağ Solfasol’ün arasında, Çubuk Barajı’na giden yolun kenarında ve Çubuksuyu’nun yakınında yer alıyor.

Image

Karşılaştırmalı olarak kazı alanının bulunduğu bölgenin harita görünümü (1937-günümüz)

Bulunan idolleri Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde korunan Etiyokuşu’nun üzerine bir AVM, koca bir asfalt ve üstgeçit yapıldı. Hakkında araştırmalar yapılan, içerisinden çıkan eserlerin müzede sergilendiği bölgenin, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescili bile yok. Ankara’nın önemli tarihi bölgelerinden olan Etiyokuşu, kentleşmenin etkisiyle tamamen yok oldu. 

KANSU, KİTAPTA KEŞİF SÜRECİNİ ANLATTI

Kansu, “Etiyokuşu Hafriyatı Raporu” isimli kitabında, bölgeyi keşfettiği günü şu cümlelerle özetliyor:

“5 Nisan 1937’de Çubuk barajına gitmiştim. Şehre dönüyordum. Çubuksuyu’nun bir yerde yaptığı dirsek hizasındaki büyük kum ve çakıl tabakaları dikkatimi çekti. Yanımdakilere ertesi gün bu yere fakültedeki talebelerimle gideceğimi ve araştırmalar yapacağımı söyledim. Filhakika 6 Nisan 1937 de talebelerimi aldım. Aynı yere gittik. Graviyelerde çakmak taşı aramaya başladık. Elimize tek tük ve insan eliyle işlenmiş karakterler gösteren parçalara tesadüf ettik. Bunları topladık. Bu esnada talebelerimden bir kısmı bazı çanak çömlek parçalarını getirdiler. Bunları bu graviyelerin üstünü örten küllü toprak içinden çıkardıklarını söylediler. Hep beraber bunları gözden geçirdik. O vakit burada yalnız paleolitik piyeslerini değil, Bakır Çağı piyeslerini de aramak lazımgeldiğini gördük. Bu suretle Ankara’nın 5 kilometre şimalinde bir taraftan bakır çağına ait prehistorik bir köyle bu köyün dayandığı graviye içinde paleolitik aletler bulunan bir istasyon meydana çıkarılmış bulunuyordu.” 

Image

1937’de hazırlanan “Etiyokuşu Hafriyat Raporu”ndan alınan kazı bölgesi görseli.

BİLGİ VAR, TESCİL YOK

İçerisinde Paleolitik eserler, Bakır Çağı eserleri ve Roma-Bizans eserleri bulunan yerleşke, devletin envanter kayıtlarını gösteren “envanter.gov.tr” sitesi kapanmadan önce çevrimiçi olarak görülebiliyordu. Cumhuriyet, o kayıtlara ulaştı. Kayıtta yer alan bilgiler ışığında, yerleşkeye ilişkin “Buluntu yeri; günümüzde hemen hemen çağdaş yerleşmelerin arasında kalmıştır. Üç ayrı alanda sürdürülen çalışmalar sonucunda, Paleolitik, İlk Tunç Çağı, Roma ve Bizans dönemlerine ait kalıntılar tespit edilmiştir. Bunlardan en altta yer alan paleolitik dönem tabakası, çakmaktaşından yapılmış el baltaları ile delici ve kazıyıcı aletlerle temsil edilmiştir. İkinci kat olan ilk tunç çağı üç tabakadan meydana gelmektedir. İlk tunç çağı II-III. evrelerinde köy niteliğini geçmeyen yerleşmelere sahne olduğu anlaşılmıştır. III. ve II. tabaka köylerinde oturanların taş temelli; kerpiç duvarlı evlere sahip oldukları saptanmıştır. I. tabakanın en üst evresinde ise anıtsal yapıları olan ve hafire göre kendini bir savunma duvarı ile koruyan ve diğerlerine göre önemli bir yerleşme ile karşı karşıya kaldığımız ifade edilmektedir. Etiyokuşu’nun yüzey kesimlerinde Roma ve Bizans dönemlerine tarihlenen bir saraya ait iyi korunmamış kalıntılarla karşılaşılmıştır” bilgileri verildi. 

‘ELİMİZDE BELGE YOK’ YANITI

Şehrin hemen hemen göbeğinde yer alan tarihi bölge, korunamadı. Etiyokuşu çalışmalarının yapıldığı bölgede, şimdilerde alışveriş yapılıyor. İnsanlar, varlığından habersiz bir şekilde otomobilleriyle üzerinden geçiyor. Bilinçsizlik, belki de turizm için fazlasıyla önemli olabilecek bir yerin kaybına sebep oldu. Şimdilerde yerleşkenin üzerinde, Ankara’da fazlasıyla bilinen AVM’lerden biri var. Üzerine bulvar, konut ve üstgeçit inşa edildi. Sorumluluk alması gereken Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara’nın önemli tarihi bölgelerinden biri olan Etiyokuşu’na yönelik yurttaşların yönelttiği soruları, “Elimizde bölgeye ilişkin bilgi ve belge yok” diyerek yanıtladı. CİMER başvuruları da sonuçsuz kaldı.