Kardeşler arası süren miras savaşındaki kavgalar ve davalarla gündemden düşmeyen AKP’nin gözdesi Menzil cemaati, en son büyük ağabey Saki Elhüseyni’nin 17 Ocak’ta İzmir Karabağlar ilçesindeki cemaatin Yeşilyurt Külliyesi’nde binlerce kişiyle düzenlediği tövbe kuttöreniyle gündeme geldi. Cemaat taraftarlarının kuttörenine ilişkin paylaşımlarında “İzmir’de bu gece laiklik bitti” ifadelerini kullanması ise tepkilere neden oldu.
TÖVBE KUTTÖRENİNİ TV’DEN SAVUNDU
Bu olayla Menzil’in “tövbe alma kuttöreni” yeniden tartışma konusu oldu. Tartışmalara ilişkin ise Saki, kurumsal yapısı Serhendi Vakfı’nın genel sorumlusu Şemsettin Bektaşoğlu’nu TV’lere çıkararak propagandasını genişletti. Sözde hoca Bektaşoğlu, cemaate yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak yazarı Serdar Tuncer’in sunculuğunu yaptığı TVNET’teki “Başka Şeyler” programına konuk oldu. Bektaşoğlu; bu programda cemaatin tarikat anlayışı, tövbe alma kuttörenini ve iman kavramına bakışına açıklık getirdi.
CEMAAT TANRININ GELENEĞİYMİŞ!
Bektaşoğlu; toplumdaki “inançlı olmak için cemaatlere gerek yok” anlayışına karşı; “Bunla ‘Kuran’ı, hadisi öğrenmek ve tatbikatı (uygulama) hususlarında benim bir âlime ihtiyacım yok’ denmiş olur. Bunu diyenin mükemmel Arapçası olacak, İslami ilimlerin tamamını bilecek, takva (tanrıya karşı sorumluluk) üzere yaşayacak, bütün hadisleri, fıkıh ve tefsir usulü ile akaidi bilecek. Böyle bir zat yok” savunusu yaptı. Ayrıca Bektaşoğlu, tarikat-cemaat üyesi olarak inançlı olmanın “tanrının geleneği” olduğunu iddia etti.
TOPLU TÖVBE ‘ŞANSI’ ARTTIRIYORMUŞ!
Tövbe kuttörenine değinen Bektaşoğlu, bu yolla cemaatin tanrı ile insan arasında aracılık etmediğini savunarak; “Kimse ‘Ben aradayım, bana gelin’ demiyor. ‘Gelin Allah’ın ayeti, hadisi, zikri, fikri budur. Bunları yapın da Allah’a güzel kul olun’ diyor. Bedenin dışı suyla, kalp ve ruh tövbeyle temizlenir. Şeyh dediği, tarikata girildiği için tövbe etmek meselesi değil bu. Şeyh sana tövbe etmeyi tavsiye ediyor. Tövbe hem ferdi (bireysel) hem de cemaatle yapılabilecek bir ibadettir. Mesela namaz gibi... Cemaatle yapılan ibadetlerin kabul şansı ihtimali daha yüksektir. Çünkü 40 kişi namaz kılsa içinden bir tanesinin namazın şartları taşısa Allah onun namazını kabul ettiği zaman öbürlerini ayırmıyor. Cemaatle yapıldığı için diğer 39’ununki de kabul oluyor. Beraber tövbe ettiğin insanların içinde hakikaten gözü yaşlı, kalbi buruk birisi olur da onun pişmanımına seninkini de ekleyip kabul ederler” ifadelerini kullandı.
‘TÖVBE YAPILMASININ AMACI...’
Tövbe kuttöreninde ip kullanılmasının Hindistan’dan aldıkları bir uygulama olduğunu belirten Bektaşoğlu; “En son İzmir’i gördüm. Belki 152 bin kişilik bir kalabalık aynı anda hep beraber yaptı. Bunlar ihtiyacından ötürü tövbe işinin şeyhlerin görüşleriyle oluşturulmuş ritüel şekli. Burada şeyhe tövbe edilmiyor, Şeyhle beraber Allah’a tövbe ediliyor. Şahitlik ediliyor ve hak yolda birlikte yürüyecekleri konusunda sözleşiyorlar” dedi. “Son dönemde iman tehlikeye girdi” diyen Bektaşoğlu; “İçki müptelası, madde bağımlısı... Namaz yok, iman tehlikede. Ateist, deist olmuş. Bu insanlara artık neyi soracaksın? ‘Gel kardeşim tövbeni et’ diyeceksin. Bunları kurtarmaya çalışacaksın. On binlerce insana toplu tövbe verilmesinin amacı, bunların hiç olmazsa imanlarının kurtulmasına aracı olmak” dedi.
‘KENDİLERİYLE ÇELİŞİYORLAR’
Felsefeci-ilahiyatçı Prof. Dr. Şahin Filiz, sözde hoca Bektaşoğlu’nun açıklamalarını gazetemiz Cumhuriyet’e değerlendirdi. Filiz; “Dinde tanrı ile insanlar arasına araç konmuyorsa şahitlik edilmiş olur. Hıristiyanlıkta da böyle zaten. İkisi de tövbe ediyorsa arada eşitlik var demektir. Eşitlik varsa eşit olan insanlardan birisinin şeyh olma iddiası nereden geliyor? Kendileriyle çelişiyorlar. İmamın bir ayrıcalığı yoktur. İmam ritüeli yönetir. Bunların imam görevi de yok ve daha fazlasını yapıyorlar, şahitlik ediyorlar. Güzel bir şey diğerleri için geçerli sayılıyor da kötülük neden sayılmıyor? Cemaatin seçilmiş insanlarından oluşan bir yapıdan bahsediyorlar. Seçilmiş kişilerin şahitliğinden bahsediyorlarsa bu ruhban sınıfı demektir. Tanrı ile insan arasında şahitlik etme yetkisini nereden alıyorlar? Peygamber dönemindeki iman sorunu şu anki sorundan daha büyüktü. O vefat ettikten sonra katliamlar başladı zaten... İmanı kurtarmakla tasavvuf arasında yanlış bir bağ kurulmuş. Tarikatlarla birlikte tasavvuf, siyasi, sosyolojik ve ekonomik örgütlenmeye kaydırılarak içi boşaltıldı. Şeyh dışındaki herkesi çocuk yerine koyup, patolojik sorun olarak görüyorlar” dedi.