Gazetemizin yazarı Barış Terkoğlu, pazartesi günkü köşesinde, Türkiye’de bir NATO Kolordu Karargâhı kurulmakta olduğunu ortaya çıkarmıştı. Konuyu doğrulayan Millî Savunma Bakanlığı (MSB), önceki gün ayrıntılar paylaştı.
‘KARARGÂHI KURMAK İSTEYEN TÜRKİYE’ VURGUSU
Buna göre karargâhın kurulma kararı 2023 yılında NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında, MSB tarafından alındı. Yani karargâhı kurmak isteyen tarafın Türkiye olduğu belirtildi. MSB, 2024 yılında NATO’ya bu ‘niyetini’ bildirdi.
Karargâhın ilk aşamada, bir Türk general komutasında kurulması planlandı. Karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere Adana’da yer alan 6. Kolordu Komutanlığı görevlendirildi, ‘çekirdek bir milli kadro’ oluşturuldu. Ardından, karargâhın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesi için NATO makamlarıyla birlikte çalışıldı. Çalışmaların sürdüğü, hem karargâh hem de logosu için NATO prosedürlerinin tamamlanmadığı, onay sürecinin devam ettiği aktarıldı.
MSB, karargâhın görevinin, bölgesel planlar kapsamında, “kendisine tahsis edilecek kuvvetlerin entegrasyonunu sağlayarak sorumluluk sahasında caydırıcılık ve savunma faaliyetlerini desteklemek” olduğunu kaydetti. Başta söz edilen NATO Güneydoğu Bölgesel Planı işaret edilerek, bu planın daha önceden onaylandığı, dolayısıyla “Çok Uluslu Kolordu Karargâhı” kurulma kararının İran savaşıyla ilgisi olmadığı bildirildi.
‘NATO, ÜÇ ÜLKEDE KOLORDU OLMASINI İSTEDİ’
MSB’nin açıklamalarının ardından karargâh kamuoyunun gündemine oturdu. “1952’den 2022’ye NATO ve Türkiye” adlı kitabı kaleme alan, Stratejik Araştırmalar Merkezi (STRASAM) Direktörü, emekli hava tuğgeneral Hüseyin Fazla, konuyla ilgili merak edilen soruları Cumhuriyet’e yanıtladı. Fazla, MSB’nin vurgu yaptığı “2023 NATO Güneydoğu Bölgesel Planı” ile ilgili, “Aslında NATO’nun 2014 yılından itibaren yaşadığı bir değişim var. Kırım'ın Ruslar tarafından ilhak edilmesinin ardından NATO, savunma konusunda daha sert adımlar atmaya başladı. Doğu’da Ruslara karşı kuvvet planlaması yapma ihtiyacı ortaya çıktı. 2022’deki Ukrayna savaşından sonra da, geçen yıl, NATO'nun gayrisafi milli hasıladaki pay hedefi yüzde 5’e çıkarıldı” dedi.
‘KUZEYİ POLONYA, MERKEZİ ROMANYA, GÜNEYİ TÜRKİYE’DEN SAVUNULACAK’
NATO’nun daha önce farklı ülkelerde Hızlı İntikal Kolorduları (Rapid Deployable Corps) kurduğunu söyleyen Fazla, “Bunlardan bir tanesi de İstanbul’da yer alıyor. İlk ortaya çıktığında NATO ülkelerinin 60 civarı subayı burada görev yapıyordu. Şu ana kadar hiçbir aktif faaliyette bulunmadılar ama zaman zaman tatbikatlar yapılıyor. Ukrayna savaşı çıktığında ise bu ve benzeri kolordulardan ziyade, NATO; Türkiye, Romanya ve Polonya'da 3 tane kolordu olmasını istedi. Polonya'ya Baltık ülkelerini, Romanya'ya Karadeniz ve Balkanlar hattını, Türkiye’ye ise, Akdeniz ve Ortadoğu bölgesini koruma, orada bir direnç noktası oluşturma görevi verdi. Kuzey-merkez-güney gibi düşünebilirsiniz. Bu üç ülkedeki kolordularla, NATO, olası bir kriz durumunda olaylara en çabuk şekilde müdahil olmayı amaçlıyor” ifadelerini kullandı.
‘TÜRKİYE’YE CAYDIRICILIK VE ASKERİ İŞBİRLİĞİ AÇISINDAN FAYDASI OLUR’
“Peki Türkiye buradan ne elde ediyor” sorusuna Fazla, “NATO’nun en büyük özelliği ne? Savunma örgütü olması, güvenlik garantisi veriyor olması. Çok Uluslu Kolordu’nun da en önemli özelliği bana göre caydırıcılık. Bu kolordunun sorumluluk sahasındaki bir bölgeye herhangi bir ülke bir yanlış yaptığı zaman, içerisinde diyelim ki 100 civarında yabancı subayın olduğu kolordu, ilk reaksiyonu NATO adına gösterecek. Kaldı ki bir yabancı personelin olması bile etkili olur. NATO şapkasıyla beraber hareket etmek Türkiye'yi uluslararası ortamlarda daha farklı bir konuma getirir. Ayrıca, bu kolordunun sahip olması gereken birtakım yetenekler var. Örneğin kolordu topçu sistemleri...
Bizim fırtına obüsü gibi sistemleri bu kolorduya kazandırabilirseniz, Türk obüslerini NATO'ya satmış gibi olursunuz. Ortaklaşa yetenekler de elde edebilirsiniz. Çelik Kubbe kapsamında bu kolorduya bir sistem geliştirebilirsiniz. Bunların dışında Türkiye'de böyle sabit bir kolordunun olması, ittifak ruhunun Türkiye'de canlanması anlamına gelir. NATO aslında evine çekilen, kapanan bir örgüt havasına gelmişti. Ama Ukrayna savaşıyla beraber tekrar, gerçek manada bir NATO olmaya başladı” yanıtını verdi.
KARARGÂH NEREDE, NASIL BİR YAPIYLA KURULACAK?
MSB’nin “Karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6. Kolordu Komutanlığı görevlendirilmiş, milli çekirdek kadrolara gerekli atamalar yapılmıştır” açıklaması, karargâhın Adana’da konuşlanacağı değerlendirmelerine yol açtı.
Bu değerlendirmelere katılan Hüseyin Fazla, “Benim buradan anladığım, Türkiye, Adana’daki 6. Kolordu'yu, Çok Uluslu Kolordu olarak değiştirmek istiyor. Baktığımız zaman da Adana'nın yeri gayet güzel, ulaşımı kolay. İncirlik orada olduğu için, ABD'nin vergisiz alışverişlerden tutun da benzin indirimlerine kadar bazı altyapıları var. Adana insanı bunlara alışık. Tüm bu faktörler dikkate alınmış olmalı” dedi.
Bir kolordunun işleyişine ilişkin pratikleri de anlatan Fazla, “Burada kurulan şey Kolordu’nun karargâhı. Yani komuta kademesi olacak. Binlerce asker olmayacak, onlarca yabancı subay olacak. Asker konusu ise, örneğin savaş çıktığında gelmek üzere İspanya'nın bir tugayını, Almanya’nın bir tugayını buraya bağlarlar. Zaman zaman bunlarla tatbikatlar yapılır. Ve böylece, gerçek bir savaş durumunda, bütün altyapı hazır olur” değerlendirmesini yaptı.
Fazla öte yandan, bu kolordu karargâhının kurulmasının, NATO’nun Irak misyonunun tahliyesiyle bir ilgisi olmadığı görüşünü aktardı.