Cumhuriyetin armağanı

Cumhuriyetin armağanı

30.10.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bilmem herkes de öyle mi? Ama ben Mine Sirmen’in cenaze töreninde Bebek Cami avlusunda olanları, hem büyük bir netlikle anımsıyor hem de her şeyi sanki bir hayal âlemindeymiş gibi duyumsuyorum. Cenazeye gelenler, Mine’yi ziyarete gelmişler gibi her birini birer birer sevinçle karşılıyor ve her birini görüşte içimden bir şeyler koptuğunu hissediyordum.

Bu hengâme içinde o yaşlı adamı gerçekten gördüm mü, diye düşünüp dururken, bir yandan da görüntüsü hâlâ gözümün önünde capcanlı.

Herkesin teselli sözcükleri fısıldamaya çabaladığı sırada o adam şu şaşırtıcı sözleriyle beni çarptı:

- Ne mutlu size!...

Şaşkınlığımı görmezden gelerek sürdürdü:

-...ki bütün bir ömrü, böylesine bir insanla yaşamışsınız.

Birden içim ışıdı, Mine’nin sonsuza dek gitmiş sıcaklığını yeniden duyumsar gibi oldum.

Ve sonra düşündüm, Mine bana gerçekten de Cumhuriyetin bir armağanıydı.

***

Cumhuriyetin armağanı”ydı, çünkü o başarılı bir Cumhuriyet projesiydi.

Cumhuriyetin kuruluş yıllarının orta sınıf cumhuriyetçi bir ailesinin kızı olarak dünyaya gelmiş, ailesi, çevresi ve Cumhuriyetin Mustafa Kemal Atatürk, Mustafa Necati, Hasan Âli Yücel kanallarından süzülüp gelmiş “laik Milli Eğitimi”nin hümanist eğitimiyle yetişmiş, Cumhuriyetin öğrenme aşkıyla özümsediği sanat yaşamına yakınlık duymuş, insancıl aydınlanmacı değerlere sahip olurken, çağını yakalamaya ahdetmiş olan insanın kendinden emin, açık sözlü, sevecen, dürüst niteliklerini kişiliğinde birleştirmiş bir Cumhuriyet projesi olarak yaşama atılmıştı.

Benim ve yakınları için biricikti ama bu proje kapsamında tek değildi. Onlardan çok vardı...

Rönesansını, aydınlanmasını geç ve çarpık yaşamış, Sanayi Devrimi’ni ıskalamış Türkiye, yirminci yüzyılda uygarlık koşusu kulvarına eksiklerle girmiş ve de sonradan çok hissedeceği bu eksiklikleri gidermek için yeni aydınlanmacı çağdaş insanını yaratma projesini yürürlüğe koymuştu.

Olay hiç de sanıldığı kadar kolay değildi. Bu proje doğrultusunda, yolu birlikte yürüyecek kadroları oluşturacak olanların da oluşturulması gerekiyordu. Yeni insan oluşuyor ve oluşurken de yeni kadroları oluşturuyordu. 

Ama bir yandan da o dönemin toplumunun toplumsal gerçekleriyle çatışması kaçınılmaz olan bu çabanın, çok partili rejimin sahiden çoğulcu gerçek bir demokrasiye dönüşmesinin engellendiği ölçüde Cumhuriyetin aynı zamanda güvencesi ve bekçisi olan kadroların oluşması da zorlaşıyordu.

Böylelikle büyük bir yanılgı sonucu demokrasiyle karıştırılan ama gerçekte toprak ağalarının ideolojisini egemen kılmaya yönelen “çok partili rejim” ile gerçek çoğulcu toplumun değerlerine sahip yeni insanın oluşturulması zorlukla sürüyor ama bir türlü istenen niceliğe erişemiyordu.

***

Ama proje bütün güçlüklere rağmen sürüyor ve bütün gecikmelere karşın gelişiyordu.

Toplum içindeki tutucu güçlere karşı, Cumhuriyetin kurum ve değerlerinin savunulması savaşında mevzilerin tümüyle kaybedilmemiş olması, projenin gelişmesinde sağlanan bu ilerlemeler sayesinde mümkün olabiliyordu.

Proje bugün toplumda hatırı sayılır miktarda yeni aydınlanmacı insan potansiyelinin oluşmasını mümkün kılmıştır.

Hepimiz çevremizde bunları görüyor ve bunlarla yaşıyoruz.

Eşimiz dostumuz, öğretmenimiz, doktorumuz, iş arkadaşımız, ressamımız, yazarımız, oyuncumuzla birlikte, yaşadığımız bu insanlar bilelim ki Cumhuriyetin kendi yolunda yürürken, oluşturduğu, birer armağandır.

Şimdi bütün mesele bu aydınlanmacı yeni insan projesini yeterli ölçüye çıkarmaktır.

Cumhuriyetin 97. yılında Cumhuriyetin bize bu armağanının bilincine varırsak, hâlâ kutlanacak şeyler olduğunu da kavrarız.

Yazarın Son Yazıları

İyi insan (19 Mart 2024)

İyi insan

Devamını Oku
19.03.2024
Laiklik nedir?

Laiklik nedir?

Devamını Oku
06.03.2024
Yıldönümü

Yıldönümü

Devamını Oku
03.03.2024
Aslında biliyorlar

Aslında biliyorlar

Devamını Oku
01.03.2024
Vatan nöbeti

Vatan nöbeti

Devamını Oku
27.02.2024
Daha neler olacak?

Daha neler olacak?

Devamını Oku
25.02.2024
Ali Sirmen yazdı...

Türkiye hâlâ laik mi?

Devamını Oku
23.02.2024
Mutluluk mecburiyeti

Mutluluk mecburiyeti

Devamını Oku
20.02.2024
İşin özü

İşin özü

Devamını Oku
18.02.2024
Tehlikeli kavga

Tehlikeli kavga

Devamını Oku
13.02.2024
Kader mi?

Kader mi?

Devamını Oku
11.02.2024
Biat etmeyene hayat yok

Biat etmeyene hayat yok

Devamını Oku
09.02.2024
AKP yanıltıyor

AKP yanıltıyor

Devamını Oku
06.02.2024
Monşer

Monşer

Devamını Oku
04.02.2024
Neler olmaz ki?

Neler olmaz ki?

Devamını Oku
02.02.2024
Ne aceleniz var?

Ne aceleniz var?

Devamını Oku
30.01.2024
Bir ittifak nasıl kurulur?

Bir ittifak nasıl kurulur?

Devamını Oku
28.01.2024
Lütfedilen bir yaşam

Lütfedilen bir yaşam

Devamını Oku
27.01.2024
Ali Sirmen yazdı...

CHP-İsveç-NATO

Devamını Oku
26.01.2024
İyi insan (24 Ocak 2024)

İyi insan

Devamını Oku
24.01.2024
İflas budur işte

İflas budur işte

Devamını Oku
23.01.2024
Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Devamını Oku
21.01.2024
Sokak ve siyaset

Sokak ve siyaset

Devamını Oku
19.01.2024
Nasıl olacak?

Nasıl olacak?

Devamını Oku
16.01.2024
Zor günler

Zor günler

Devamını Oku
14.01.2024
Ali Sirmen yazdı

Türkiye’nin ekseni

Devamını Oku
12.01.2024
Yeni yerel yönetim

Yeni yerel yönetim

Devamını Oku
09.01.2024
Bir Kuvvacı dost

Bir Kuvvacı d

Devamını Oku
07.01.2024
Büyük çıkmaz

Büyük çıkmaz

Devamını Oku
06.01.2024
Din devleti

Din devleti

Devamını Oku
05.01.2024
Belliydi

Belliydi

Devamını Oku
02.01.2024
Aynı anıyı paylaşmak

Aynı anıyı paylaşmak

Devamını Oku
31.12.2023
Aynı vatanı paylaşmak

Aynı vatanı paylaşmak

Devamını Oku
29.12.2023
Durum

Durum

Devamını Oku
26.12.2023
‘Dostum Mozart’

‘Dostum Mozart’

Devamını Oku
24.12.2023
‘Anayasal kabahat!’

‘Anayasal kabahat!’

Devamını Oku
22.12.2023
Seçmenin tepkisi

Seçmenin tepkisi

Devamını Oku
19.12.2023
Bir garip patron

Bir garip patron

Devamını Oku
17.12.2023
Ali Sirmen yazdı...

‘Allah’ın gazabı’

Devamını Oku
15.12.2023
Hamas ve Kuvvacılar

Hamas ve Kuvvacılar

Devamını Oku
12.12.2023