Dur bakalım ne olacak?

01 Haziran 2021 Salı

On sekiz yıldır, her şey herkesin gözünün içine bakılarak oldu. AKP, öylesine alenen yaptı ki her şeyi, artık kimsenin “Vay canına yahu! Meğer neler olmuş, vallahi hiç haberim yoktu. Bilseydim...” diyecek hali kalmadı.

Hep yaptılar, bir adım attılar ve baktılar... Baktılar ki bir şey olmuyor, ardından bir adım daha attılar. İlk önce ittifakların köprülerini kurdular, sonra dengelerle oynamaya başladılar. Ardından Milli Eğitim’e, üniversitelere saldırdılar, sonra yasaları ele aldılar. “Özgürlükleri genişletiyoruz” diye özgürlüklere saldırdılar. Kurumları kuşattılar, Çankaya’yı, yasamayı teslim aldılar, dengeleri bozdular, kurumları tırpanladılar. Orduyu teslim aldılar, “kozmik oda”ya daldılar, Genelkurmay Başkanı’nı “terörist başı” diye içeri tıktılar. Ülkeyi parlamentosuz, yargısız kıldılar. Muhalif liderlere saldırttılar, milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırttılar, seçim sandığında kendilerini alt edenlere davalar açtırdılar.

Saldırıya maruz bıraktıkları muhalif parti liderlerini tehdit ettiler, korkutmaya kalktılar.

***

Geldik bugünlere. 

Bugünler, “Bunlar daha iyi, daha neler olacak neler” günleridir. Bugünler, AKP’nin sandıkta gömüleceğinin aşikâr olduğu günlerdir. Bugünlere kadar “Dur bakalım, ne olacak” diye soranların aynı şaşkınlık sorusunu yeniden seslendirdikleri günlerdir.

Artık her şey ortada, her şey bellidir.

Artık göstermelik de olsa seçimler geride kalmıştır. Muhaliflerin hepsine hapislik yolu, dava aracılığıyla cezalandırılma yolu açılmıştır. Yargının teslim alınmasıyla yetinilmemiş, “Belli mi olur” diyerek, cumhuriyet savcıları sandık odasına kaldırılmıştır. Halkın büyük bir bölümünün bütün bunlara karşı olması AKP’nin umurunda değildir.

Çünkü geldiğimiz noktada, demokrasinin tek öğesi olarak gösterilen ve milli irade diye kutsanan sandık da ortadan kaldırılmaya hazırdır.

Bu durumda hâlâ “Dur bakalım, ne olacak” diye soranlara şimdiden ne olacağını anlatalım:

Artık bir erken seçim olmadığı gibi, zamanında seçim de söz konusu değildir. Bağımsız yargı denetimindeki serbest seçimlerin bütün koşulları ortadan kaldırılmış olmasına rağmen sandıktan çıkacak sonuçlar iktidarın işine gelmediğinden seçim olmayacaktır.

Görünüşte muhalefet işlevini yüklenmiş kurumlar fiilen de ortadan kaldırılacak, bunların önde gelenlerinin, tazminat davalarıyla ellerinden malları alınarak, açlığa mahkûm edilecekler, cezalandırma organı yargı aracılığıyla hapse atılarak tasfiye edileceklerdir.

İdam cezalarının geri getirilip getirilmeyeceği konusu daha sonra ele alınacaktır. Fakat güçlü olasılık, idam yerine mahalle baskısını kullanarak bir süre daha ılımlı İslam etiketiyle yürünmesi olacaktır. Daha sonra zamanı geldiğinde, iktidarın yüzde doksanlar oranında destek bulduğu, “Reis”in aday gösterdiği adayların seçimiyle sonuçlanan sözde seçim de düşünülebilir.

Emin olun AKP içindeki köktenci kanadın kafasındaki model budur.

***

Bu tablo çok karamsar gelebilir. Ve hatta yaşama da geçmeyebilir. Çünkü görünen o ki artık bu modelin yürürlüğe sokulmasıyla da AKP, işi götüremeyecek yine tökezleyecektir. AKP’nin düşüşünün sertliği rejimin köktenciliğiyle orantılı olacaktır.

AKP, ılımlı İslam modeli olarak tasarlanmış, bunca elverişli iç ve dış koşula, bunca güçlü dış desteğe rağmen başarılı olamamış, Türkiye özelinde AKP, dünya genelinde ılımlı İslam modeli iflas etmiştir.

Bu modelin elverişsiz koşullarda yeniden onarılıp, başarıyla işletilmesi olanaksızdır.

Onun için korkmaya gerek yok.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Düzen namus istemiyor 23 Temmuz 2021
Bir 20 Temmuz sabahı 20 Temmuz 2021
İstese de gidememek 13 Temmuz 2021