Size Ne Beyler!

11 Ekim 2012 Perşembe
\n

\n

Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu, mutasavver (tasarlanmış) değil, gerçekleşmiş darbenin faillerinin ifadelerine başvurmak istemiş, 12 Eylülün lideri Kenan Evren ve şaibeli komutanı Tahsin Şahinkayanın vekillerinden ret cevabı almış.\n

\n

Olmamış darbenin araştırmasını yapanların, iş işten geçtikten sonra güya hesabı sorulan darbenin önderlerinden aldığı ret yanıtı düşündürücüdür.\n

\n

Bakalım, yapılmayan darbelerin sözde failleri, şaibeli delillere dayanılarak yılları bulan hapis cezalarına çarptırılıp içeri atılırlarken, milyonları etkilemiş, halis muhlis darbenin liderleri hâlâ TBMM komisyonuna rest çekmeyi sürdürebilecekler mi?\n

\n

Evren ile Şahinkayanın avukatlarının bu tavırlarına şapka mı çıkarmalı acaba?\n

\n

Avukatların komisyona verdikleri ifade günlük dile çevrilince şöyle okunabilir:\n

\n

- Darbeyi yaptık, anayasa hazırladık, halktan onay aldık, kurucu irade olduk. Size anlatacak bir şeyimiz yok.\n

\n

Darbeciler, yani gerçek darbecilerin başka kapıyayanıtı karşısında TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu bakalım ne yapacak?\n

\n

Onların tavırlarının ne olacağını gerçekten merak ediyorum.\n

\n

Daha önce gazete patronları ve kimi gazete çalışanlarına yönelttikleri soruları ve aldıkları yanıtları gördükten sonra merakım daha da artıyor.\n

\n

***\n

\n

Kabahat ölende mi öldürende mi? der eskiler. Ben de Komisyonun sorularını görünce, kendi kendime benzeri soruyu sormadan edemedim:\n

\n

- Kabahat soranda mı, sorduranda mı?\n

\n

Öyle ya, geçmişte sorumluluk yüklenmiş bir gazeteciyi çağırıp soruyorlar:\n

\n

- O manşeti neden attın?\n

\n

Ya da onunla da yetinmiyorlar, bir gazete patronuna hesap soruyorlar.\n

\n

- Filanca gazeteciyi neden işten çıkardın?\n

\n

Gazeteci de, gazete patronu da, komisyonun yetkisini ve haddini aşarak soru sorması karşısında tepki göstereceği yerde yanıt vermekte beis görmüyor.\n

\n

Bilmiyorum, belki de kimileri haddini aşmadeyişini TBMM komisyonu için fazla ağır bulabilir ve şu soruyu sorabilirler:\n

\n

- Bir Meclis komisyonuna haddini aşıyordenebilir mi?\n

\n

Denebilir efendim, pek âlâ denebilir. Bir Meclis komisyonu kendisine anayasa ve yasaların verdiği yetkileri aştığı taktirde, haddini de aşmış demektir. Mesela 1960 yılında, DP tarafından Meclis bünyesindeki kendi üyeleri arasından oluşturduğu Tahkikat Encümeni (Araştırma Komisyonu), haddini aşmıştı.\n

\n

Sonra ne olduğunu, iktidar partisi üyesi yasama üyelerinin yargı yetkisiyle donatılmasının nasıl sonuçlar doğurduğunu hepimiz yaşayarak gördük.\n

\n

***\n

\n

Yine de komisyon üyelerini fazla ayıplayamıyorum.\n

\n

Doğrusu benim ayıpladığım, bu haddini aşan sorulara muhatap olduklarında kuzu kuzu yanıtlayan gazeteciler ve patronlar.\n

\n

Onların bu tavırları, basınımızın şu anda karşı karşıya bulunduğu ve şimdilik kimsenin hesabını sormaya değil, onu düşlemeye dahi cüret edemediği sivil darbelerin neden etkili olduğunu da gösteriyor.\n

\n

Çalışanlar, O manşet neden atıldı?” sorusuna şu tok yanıtı verebilmelilerdi:\n

\n

- Size ne beyler? Hangi manşeti atacağımızı size mi soracağız?\n

\n

Patronlar, O gazeteciyi neden işten çıkardın?sorusuna şu yanıtı verebilmelilerdi:\n

\n

- Size ne beyler? Kiminle çalışacağıma siz mi karar vereceksiniz?\n

\n

Basın bunu söyleyememiştir. \n

\n

Basının çalışanı ve patronuyla takınamadığı tavrı darbecilerin avukatları takınmışlardır.\n

\n

Doğrusu, basının koyamadığı tavrı koydukları için gerçek darbecileri kıskanıyorum. Tabii üniformalı darbe kadar tehlikeli olan, mutasavver darbelerden çok daha fazla etki yapmış bulunan sivil darbenin hesabının neden sorulmadığı konusunu gündeme getirecek değilim. \n

\n

Çünkü o komisyonu kurduranlar, komisyona öyle bir yetkiyi vermemişler, onlaraDarbeleri muhtıraları soruştur, ama bizimkilere sakın dokunma demişlerdir.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Devlet koruması 16 Ekim 2020
Düzenin özü 9 Ekim 2020
Tarikat - Diyanet 18 Eylül 2020
Yine idam 8 Eylül 2020
Dikiş tutmuyor 4 Eylül 2020