Arif Kızılyalın

Derbi hikâyeleri

18 Mart 2018 Pazar

Maç öncesi: İğne atsan yere düşmez. İskele, Altıyol, Boğa Heykeli’nin civarında hâkim renk Sarı-Lacivert. Coşku tavan yapmış. Bir de barlar sokağında kızlı-erkekli grupların, “Sevgililer Günü’nde sevgilini...”, “Anneler Günü’nde anneni...” diye başlayan çirkin besteler olmasa, “İşte futbolun güzelliği” apoletini yapıştıracağız ama nerede? Yanlış anlaşılmasın, benzeri küfürlerin biraz şekil ve renk değiştirip Nevizade’de edildiğine de eminim. Bu utanmazlara, “Kardeşin diğer takımı tutuyorsa o küfrün annene ya da müstakbel yengene gideceğinin farkında değil misin?” diye sormak lazım ama ne yazık ki renk körlüğü tüm değerleri bitiriyor... Bir de eskinin ‘fakir’ semti Fikirtepe’nin hâlâ eski kimliğini koruyan tarafındaki bir kız çocuğu dikkatimi çekti. E-5 karayolu kenarındaki çimlerin üzerinde G.Saray otobüsünün geçişini bekliyordu. Semtinin izleri, uçları yere sürtünmekten renk değiştiren lastik pabucuna yansımıştı. Keza forması da çakmaydı. Tellerin arkasından el salladı sırtındaki formanın sahibi Gomis’e; mutluydu, kafasına yediği yarısı dolu pet şişeyi bile önemsemedi.... Ve maç: 45 bini aşkın F.Bahçe taraftarının şovu dikkat çekiciydi. Kartonlarla 19 yıllık yenilmezliğe vurgu yaptılar.
Sahada ise büyük bir stratejik mücadele vardı. İki teknik direktör de ‘önce yenilmeyeyim’ demiş olmalı ki kontrollü bir 45 dakika izledik. G.Saray, Fernando’yu stoperlerin arasına sokuyordu. F.Bahçe; Mehmet E., Guliano, Josef ve M.Topal’dan bir çizgi çekmişti orta sahaya. İlk bölümde Gomis’in direk dibinden giden 2 şutu vardı. F.Bahçe’nin ise Soldado’yla gol girişimine tanıklık etti futbolseverler.
İkinci yarı daha renkliydi. G.Saray, Rodrigues ve Gomis’le peşi sıra buldu fırsatları; sonra zoraki oyuncu değişikliğiyle Fernando’nun yerini Donk’a bırakması ortaya sahayı düşürdü. Keza Selçuk-Tolga değişikliği de kontrol amaçlıydı. Ama kontrol elden kaçtı. Çünkü F.Bahçe, hücumcuları sürmüştü sahaya... Alper’li, Fernandao’lu Valbuena’lı 11, birçok fırsat buldu. Hele Brezilyalı santrforun bir adımdan kaçırdığı bir fırsat var ki galiba maçın yazgısı değişti. Keza Maicon’un son dakikada direğe giden şutu da kaderciliğin bir oyunuydu. Galiba 17 Mart 2012’de yine o direğe takılıp beraberlikle ayrılmıştı Saracoğlu’ndan Sarı- Kırmızılılar... Evet, maç başladığı gibi bitti. F.Bahçe, 25 yılda 1 kez yenildiği rakibine yine şans tanımadı. G.Saray ise belki de 3 puan değerinde bir beraberlikle ayrıldı Kadıköy’den... Ama gerçek var ki bu 1 puan, konuk ekibin yolunu açtı. Kafasına mahalle arkadaşları tarafından pet şişe atılan minik G.Saraylı kız çocuğunun uğuru mudur nedir bilinmez ama Sarı-Kırmızılı camia, artık Trabzon-Başakşehir- Beşiktaş üçgenine daha bir güvenle bakıyor...


Yazarın Son Yazıları

Futbolda para bitti! 14 Ekim 2020
TFF’nin üst aklı kim? 18 Ağustos 2020
Futbolu TFF mi yönetiyor? 1 Ağustos 2020