Hayrettin Hoca’dan Öğütler ve Şiirler…

20 Ağustos 2011 Cumartesi
\n

\n

Kendini laik, cumhuriyetçi, demokrat, sosyalist vb. olarak tanımlayan pek çoğumuzun hemen hemen hiç tanımadığımız bambaşka bir dünya var. \n

\n

Bu, İslamcı yazar ve düşünürlerin dünyasıdır.\n

\n

Doğrusunu söylemek gerekirse kitaplığım her ne kadar bu konudaki kitaplar bakımından yoksul sayılmazsa da, çok fazla zaman ayırabildiğim bir alan değildir bu.\n

\n

Fakat koşullar dayatınca; ilgilenmek, araştırmak, düşünmek zorunda kalıyorsunuz…\n

\n

Yeni Şafakgazetesi yazarlarından Prof. Dr. Hayrettin Karamanın son günlerdeki yazılarından sonra başlayıp, sürmekte olan tartışma sürecinde olduğu gibi…\n

\n

***\n

\n

Sayın Karamanın biyografisine bakıyorum. 1934 doğumlu olduğuna göre seksenine merdiven dayamış... Erzurum kökenli, Çorumda dünyaya gelmiş. Her şeyinden belli ki bir halk çocuğu. İlkokulu bitirdikten sonra özel olarak Arapça ve İslami ilimler tahsil ettideniyor. İlk imam hatip okullarından biri olan Konya İmam Hatip Okuluna girerek 1959da okulu bitiriyor. Bunları okurken şunu düşündüm: Bu halk çocuğu imam hatip okulunda değil de söz gelimi Köy Enstitüsü’nde eğitim görmüş olsa, bugün çok büyük olasılıkla bambaşka bir kimlikle karşımızda olacaktı. Aynı şey, kendi yaşamlarımız bakımından hepimiz için, herkes için geçerli…\n

\n

***\n

\n

Prof. Karaman İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünün ilk mezunlarından biri olarak 1963te (öğrenim yaşı bakımından oldukça geç bir tarihte) bu okulu bitirdikten ve aynı okulda fıkıh öğretim üyesiolduktan sonra akademik kariyerde hızla yukarılara çıkmış. Başarılarının bilek hakkı olduğu kuşkusuz. Toplamda otuzu aşkın telif, çeviri yapıtları ve ders kitapları var. Konferansları ve çok sayıda makaleleriyle de kendi alanının belli ki önemli ve saygın bir kişisi…\n

\n

***\n

\n

Böyle diyorum ama, tanımadığımız bu alanın içindeki iç çatışmalar, çekişmeler de hemen karşınıza çıkıyor.\n

\n

Cüppeli Ahmet diye bilinen kişi, Hayrettin Karamanın Gerçek Yüzübaşlıklı bir internet videosunda ve bilinen üslubuyla, papaz sever hocadiye adlandırdığı hasmına saldırıyor…\n

\n

Cüppeli Ahmetin üslubuyla (az önce çeşitli yazılarına göz gezdirdiğim) Prof. Karamanın genellikle ılımlı, kendi içinde tutarlı ve ciddi üslubu kuşkusuz ki bir tutulamaz.\n

\n

Fakat tartışma konusu son iki yazısını bu değerlendirmemin ne yazık ki dışında tutmak zorundayım…\n

\n

***\n

\n

Prof. Karaman Tahammül mü Hoş Görmek mi? başlıklı ilk yazıda özetle, Müslümanlara, İslam ahlakıyla bağdaşmayan bir yaşam sürdürmekte olan kişilerle birlikte yaşamak zorunda olduklarında, bu gibi kimselere hoşgörü değil fakat tahammül göstermeleri gerektiğini öğütlüyor…\n

\n

Bu öğütteki belirsiz olan, söz konusu tahammülün sınırları ve derecesidir.\n

\n

Müslüman tahammül ve yeri geldiğinde de (yine Hocanın öğüdüyle) müdahale ederken, onun gibi düşünmeyen ve yaşamayanların da karşılıklı olarak bu haklara sahip olabileceğini düşünüp böyle olması gerektiğini kabul ediyor mu?\n

\n

Kuşkusuz hayır!\n

\n

İslama uygun yaşamayanlar için bilim insanına yakışmayacak bir üslupla yapılan sıralama ise şöyle: \n

\n

Eşcinseller, sarhoşlar, zina edenler, kumarcılar, sokakta sevişen çıplaklar, Müslümanları sevmeyenler ve Müslüman düşmanları…” vb...\n

\n

İlk yazısında bu gibi kimselere hoşgörü gösterilmeyip fakat tahammül edilmesini öğütleyen yazar, Hem Cahil Hem Cesur Oluyorlar başlıklı sonraki yazıda, bu ahlaka ve dine aykırı fiiller için, bu gibi kimselerin sürüleceği (tıpkı demokrasilerdeki genelevler gibi) ayrı mekânlar ihdas edilmesi gerektiğini söylüyor…\n

\n

İslam karşıtı fiiller listesinin nerelere kadar genişletileceği, karar mercilerinin kimler olacağı (din mahkemeleri, ulema, mahalleli?) yazıda açıklanmıyor olsa da, bugün hoşgörüden tahammüle ve müdahaleye doğru yol alan İslamcı tavrın, özlenen İslami toplum kurulduğunda hangi biçimleri alacağını kestirmek güç olmasa gerek…\n

\n

***\n

\n

Prof. Dr. Karamanın yapıtları arasında bir de Dert Söyletirbaşlığı altında topladığı şiirler var… \n

\n

Hemen hepsinde genellikle ılımlı bir üslupla İslam ahlakının önerildiği bu şiirlerden Sözde Aydınlar adını taşıyan da, Milletin içine ikilik sokan” / “menfaat görünce beş takla atan / Partiyi, kutsalı, vicdanı satan vb kişilerden söz ediliyor… \n

\n

Aynı şiirdeki Hem çağdaş hem kendin olmak gerekirdizesine candan katılmakla birlikte, benim de Hayrettin Hocaya naçizane bir önerim olacak: Çuvaldızı başkasına sokarken kendisine de iğneyi batırması….\n

\n

Çünkü milletin içine ikilik sokanlar, çıkarları için beş değil beş bin takla atanlar ve bu çıkarları uğruna kutsal değerleri kullanmayı meslek edinmiş olanlar, bu ülkede hiçbir zaman günümüzdeki İslamcı iktidar döneminde olduğu kadar çoğalıp dal budak salmamıştı

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Tevfik Fikret'e 23 Kasım 2020
RTÜK nedir? 30 Eylül 2020
Paçavra 23 Eylül 2020
Eylül 2 Eylül 2020
Halk 26 Ağustos 2020
Yetenek ve tutku 12 Ağustos 2020
Başkalarının hikâyesi 5 Ağustos 2020
Ne yazmalı? 29 Temmuz 2020
Melek Çetinkaya 22 Temmuz 2020