Barış Terkoğlu

İmamoğlu davası ‘ahmak’tan ibaret değil

15 Aralık 2022 Perşembe

Büyük çıkarlar küçük fikirlere sığdırılıyor. Biri elini sürmeyegörsün... Hocasıyla hâkimi el ele tutuşuyor.

Dün gazeteleri açtım, televizyonlara baktım. Bir yanda tarikat tartışması öbür yanda Ekrem İmamoğlu davası gündemdeydi. Tarikat meselesinde en çok duyduğum, “Kamu yurt yapsa, çocukları bunlara mahkûm etmese” idi. İmamoğlu yargılamasının ise bir yargı hikâyesi değil, İstanbul’un rantını ele geçirme savaşı olduğunun herkes farkındaydı. Aslında iki öykünün birbiriyle çok ilgisi var.

İBB YAPTI ENSAR KAPTI

Şöyle anlatayım...

İBB’nin, Başakşehir’de 15 yıl önce, öğrenciler için inşa ettiği, altı katlı bir yurdu var. İBB, kendi tabelasını asabilirdi. Ancak belediye 2008 yılında, yani AKP döneminde bu yurdu, işletecek kişilere kiralama kararı aldı. İsteyen dernek ve vakıflar için de bir şartname hazırladı.

Maksat, barınamayan öğrencilere yer bulmaktı ya... O nedenle istenen belgelere şu madde yazıldı: “Yurt hizmetlerinin öğrencilere bedelsiz verileceğine dair taahhütname.” Yani hayır için çalışan vakıflara, İBB, uygun fiyatla yurt binası sağlayarak, öğrencilere bedava barınma imkânı sunmuş olacaktı. Üstelik sözleşme de tam 49 yıllığına imzalanacaktı. Öğrencilere bedava hizmet sağlanmazsa, sözleşme feshedilecekti.

En yüksek teklifi 5 bin lira (artı KDV) ile bir şirket verdi. Ama kazanamadı. Çünkü öğrencilere bedelsiz yurt taahhüdünü veremiyordu. İkinci teklif veren ise tanıdıktı. Ensar Vakfı, 3 bin 600 lira (artı KDV) ile ihaleyi kazandı. 20 Şubat 2008’de, Ensar Vakfı adına, İbrahim Dilitatlı, İBB’ye hitaben, “ticari değil hizmet amacıyla” diyerek taahhütnameyi verdi.

ÖĞRENCİ BAŞINA 25 BİN

İşte 14 yıldır Ensar Vakfı, o yurdu kullanıyor. Kiralar çok arttı diye dert yanıyoruz ya. Zemini de sayarsanız yedi katı olan koca bina için, Ensar Vakfı, İBB’ye, bugün ne kadar ödüyor dersiniz? KDV hariç aylık 10 bin 147, KDV dahil aylık 11 bin 974 lira!

Ensar ya da başkası... Öğrencilere hayır işi ise “sorun yok” diyebilirsiniz. Gelgelelim, bazı ihbarların ardından, İBB devreye girmiş. “Birilerinin özel çıkarlarına bir kamu zararının oluşup oluşmadığının” tespiti için müfettiş görevlendirmiş.

Önümde 8 Kasım 2011 tarihli 284/03 sayılı müfettiş raporu duruyor. Raporda ayrıntılarıyla Ensar’a yurdun kiralanma süreci anlatılıyor.

Peki bugün yurtta öğrenciler bedavaya mı kalıyor?

Müfettiş raporundan aktarayım:

“Söz konusu yurdun ‘Özel Ensar Vakfı Başakşehir Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdu’ adı altında faaliyet gösterdiği, yapılan şifahi görüşmeler sonucunda barınma hizmet bedelinin yıllık 25 bin TL olduğu ve 10 taksit ile ödendiği...”

Yani İBB’den öğrencilere bedavaya yurt hizmeti sağlama taahhüdüyle, bina 49 yıllığına, neredeyse bedavaya alınıyor. 120 kişilik yurt, öğrencilere ciddi bir ücret karşılığı kiralanıyor.

YÜZDE 150 ZAM

Müfettişler bunu belgelemiş de...

Başakşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yazı yazarak Ensar Vakfı’nın yurt ücretlerini sormuş. Müdürlükten gelen yazıda “2017-2018 eğitim öğretim yılında 5 bin 500 TL, 2018-2019 eğitim öğretim yılında 6 bin 300 TL, 2019-2020 eğitim öğretim yılında 7 bin TL, 2020-2021 eğitim öğretim yılında 8 bin 50 TL, 2021-2022 eğitim öğretim yılında 10 bin TL, 2022-2023 eğitim öğretim yılında 25 bin TL olduğu” yanıtı gelmiş.

Hükümet BİM’e kızıyor ya...

Ensar Vakfı, kendi yurt ücretine bir yılda, yüzde 150 zam yapmış!

Meselenin ne kadar ballı bir iş olduğunu şöyle anlatayım. İBB, Ensar Vakfı’ndan bugün (KDV dahil) 11 bin 974 lira kira alıyor. Bu yurdun yanında bulunan, benzer bir binayı, kendi şirketi İSMEK’e kurs için 155 bin liraya kiralamış. Üstelik İSMEK’e kiralanan bina 1582 metrekare, Ensar’a kiralanan 2446 metrekare! Bir buçuk katından fazla! Rapora göre, aslında olması gereken aylık kira 188 bin (artı KDV) lira.

ENSAR DOSYASI SAVCIDA

Müfettişler, Ensar Vakfı yetkilileri hakkında İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulunulması, yurt sözleşmesinin feshedilmesi, kamuya verilen zararın Ensar’dan tahsil edilmesi önerisinde bulunmuş. Nitekim belgeler, 8 Kasım’da, savcılığa da gönderilmiş. “İmamoğlu kime ahmak dedi”nin peşindeki yargı ne yaptı derseniz, güldürmeyin beni derim.

Yatılı okulda okudum. Yıllarca devletin yurdunda kaldım. Borcum varsa, o da bana okuma imkânı veren Cumhuriyete. Ancak bugün, ülkeye sadakat, kimilerine yetmiyor. Bu nedenle kamunun imkânlarıyla inşa edilen binalar, Ensar gibi vakıflara, anlattığım koşullarda, bedavadan ucuza veriliyor. Öğrenciler de bu vakıflara, hem de para ödeyerek borçlanıyor. Genç zihinleri, Cumhuriyetin felsefesine aykırı ideolojilerle dolduruluyor. Bu yapıların kamu malıyla büyümelerine köstek olanlar ise “ahmak davası” gibi uydurma dosyalarla, yargılanıyor. Sonra da birileri, “Devlet bu yapıları denetlesin” diye çözüm yolu öneriyor. Devlet bu yapılara teslim edilmişse, kim, neyi denetleyecek!

İnsanların parasını çalmadan cebinize koyabilirsiniz. Yeter ki ikna edebileceğiniz bir davanız olsun. Sizin için çalışacak mahkemeleri bulursunuz zaten!



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları