Bülent Arınç, adalet reformu balonunu patlattı

26 Kasım 2020 Perşembe

Ekonominin duvara toslamasından sonra AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı, Hazine ve Maliye Bakanı olan damadı ile Merkez Bankası Başkanı’nı görevden aldı.

Arkasından ekonomide ve hukukta reform yapılacağını belirtti:

“Yatırımları yeşerten ve bereketlendiren iklimi tesis etmenin, ekonomik büyümeyi, kalkınmayı, refahı ve istikrarı sağlamanın en önemli yollarından birinin hukuk devleti ilkesi olduğunu biliyoruz.”

Ekonomideki yeni dönemin ruhuna uygun şekilde temel hakların korunmasından mülkiyet hakkının geliştirilmesine kadar pek çok ilave hükümleri ilgili tüm taraflarla istişare ederek bu eylem planına derç edeceğiz.

Bu konuşma üzerine Adalet Bakanı da şöyle bir demeç verdi:

Hukukun güvenilirliği ekonominin de güvenilirliğini destekliyor, iç içe geçmiş bir konumda. Bu konuda daha fazla güvence nasıl olur, yakın zamanda iş dünyasının bu konudaki beklentilerini de Hazine ve Maliye Bakanımızla birlikte dinleyeceğiz.

“Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun, bizim yargıçlardan, yargı mensuplarından beklediğimiz budur.”

İster yabancı, ister yerli yatırımcı, ister işçi, ister çiftçi, ister işveren, ne olursa olsun hukuk güvenliğini bu anlamda vatandaş lehine koruyacak, tutuklamaların keyfiliğinden uzak, tutuklamayı istisna olarak değerlendiren, hukuk güvenliğini daha da güçlendiren uygulamaları hep beraber sağlayacağız.”

***

Bu iki konuşmadan sonra Bülent Arınç, yargıdaki adaletsizliklerden söz ederek, artık hukuksuzluk simgeleri haline gelmiş olan Selahattin Demirtaş ile Osman Kavala için “Tahliye edilmeleri lazım” açıklaması yaptı.

“Ben, Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı adaletten yanayız. Biz, adil yargılama istiyoruz. Ancak hâkimler yanlış yapıyor. Uyarıyorum, yakın gelecekte onlar zarar görür” dedi.

Erdoğan’ın çok eski bir arkadaşı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olan Arınç’ın bu sözleri, kamuoyunda Erdoğan’ın ekonomideki ve hukuktaki reform programının bir yansıması olarak algılandı.

***

Ama gerçek öyle değildi:

Nitekim Erdoğan’dan zehir zemberek bir açıklama geldi:

“Yeni bir fitne ateşi yakılmaya çalışıldığını görüyoruz.

Hiç kimsenin şahsi ifadeleri, Cumhurbaşkanı ile hükümetimizle, partimizle ilişkili hale getirilemez.

Yasin Börü’lerimizin ölümüne neden olanlar, Kobani katliamının failleri, Tayyip Erdoğan ve dava arkadaşları tarafından asla savunulamaz. Gezi olaylarının finansörü olanlarla, Kavala’larla hiçbir zaman bir arada olamayız.

***

Bu yanıta çok üzüldüğünü belirten Arınç, “Devlet Bahçeli, Alaattin Çakıcı’yı ‘dava arkadaşım’ diyerek sahiplendi, ben 45 yıllık dava arkadaşıyım Tayyip Erdoğan’ın. Aramızda abi kardeşlik hukuku var. Bu kadar sert, dozu yüksek açıklamayı ben hak etmiyorum” dedi ve Erdoğan’la görüştükten sonra, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeliğinden istifa etti.

***

Böylece büyük tantana ile ilan edilen Adalet Reformu’nun bir balon olduğu, Bülent Arınç tarafından kanıtlanmış oldu.


Yazarın Son Yazıları