Bir ödül-bir veda

12 Aralık 2022 Pazartesi

Sevda-Cenap And Müzik Vakfı’nın “onur ödülü” bu yıl büyük orkestra şefi Rengim Gökmen’e verildi.

Rengim Gökmen’i, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın uzun yıllar şefliğini yapan bu büyük ustayı Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası’nın şefliği ve müzik direktörlüğü sırasında tanıdım. Ben de orkestranın sosyal-psikolojik danışmanlığını yapıyordum. Böylece 10 yıl kamplar, provalar, konserler sırasında birlikte olma şansım oldu.

Orkestra şefliği üzerinde çok görme, gözlemleme, düşünme fırsatım oldu. Yerli ve yabancı şeflerin yönetme tarzları, beklentileri birbirinden farklıdır. Kimisi orkestrayı yönetir, kimisi müziği yönetir, kimisi kendi ustalığını katar.

Rengim Gökmen hem orkestrayı hem müziği hem de salonu yönetiyordu. Yönettiği konserin tek odağı müziğiydi. Yönettiği her yapıtın notaların ötesindeki ruhunu seziyor, orkestrayı bu sezgiye ortak ediyor, salona bu ruhu iletiyordu.

Yapıta odaklaşması kendine özgü bir müzikal üslup yaratıyordu.

Çocuk orkestrasında ise eğitimci yanı ön plana çıkıyordu. Konservatuvar öğrencilerinden seçilerek alınan orkestra üyelerini dikkatle sınıyor, yanlışlarını düzeltiyor, grubun bütünlüğünü sağlamak için dikkatlerini çekiyordu.

Provaların önemini her seferinde daha iyi görüyordum.

Tekrar-tekrar ve tekrar. İstenen düzeye gelinceye kadar çalışma.

Çocuk orkestrasındaki üç şef yardımcısı da Oğuzhan Kavruk, Tolga Taviş, Hasan Tura bu orkestranın mimarları idi. 

Konserlerin başarısının arkasında çok büyük ve yoğun emek vardı.

Müzik ekibi, organizasyon ekibi ve yardımcılar bir bütünün parçaları idiler.

Ülkemizin yüz akı çalışmalar yurtiçinde ve yurtdışında başarıyla sürdü.

Beethoven’in yapıtları, Dvorjak senfonileri, yaylı çalgıların, nefesli çalgıların, telli çalgıların ezgileri kent kent bütün yurdu dolaştı.

BİR CUMHURİYET PROJESİ: EVRENSEL ÇOKSESLİ MÜZİK

Bir toplumun müziği yaşam kültürünün aynasıdır.

Çaresiz insanların ağlayışları, yakınmaları, ağıtları müziğine yansır.

Bir zafer yürüyüşü borazanların coşkusu, davulların gümbürtüsü ile kutlanır. 

Aşkın şarkısı lirik ezgilerle sevgiliye seslenir.

Bir kavuşma, bir ayrılış kimi zaman sevinçle, kimi zaman hüzünle melodilere yansır.

Yeni kurulan Cumhuriyet, kültür değişimini uygarlık yolunda tamamlarken “çoksesli evrensel müzik” önem kazanmıştır.

“Teksesli yerel müzik” kendi çalgılarıyla toplumun hasretini, acılarını, yitip gidenlerin ağıtlarını seslendirirken yeni bir toplumun geleceği bunlarla yetinemezdi.

“Dağ başını duman almış

Gümüş dere durmaz akar”la başlayan yürüyüş marşı zafer şarkılarıyla sürüp gitmeliydi.

Senfonilerin coşkulu sesleri, operaların renkli dünyası salonları doldurmalı, yeni toplum bu müziği de tanıyıp benimsemeliydi.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası bu amaçla Cumhurbaşkanlığı’na bağlandı. Devlet Tiyatroları, Devlet Opera ve Bale genel müdürlükleri devletin kurumları idi. 

Cumhurbaşkanları: Atatürk ve İsmet İnönü, bu konserlerin sürekli dinleyicileri oldular. 

Bu davaya gönül veren “Maestro Rengim Gökmen”, orkestra şefliğinin yanı sıra genel müdürlük görevine gelince yeni kent orkestraları, yeni opera-bale programları ile “çoksesli evrensel müzik” repertuvarını genişletti. 

Yenilikçi, yapıcı, çözümcü tutumu ile bu alanda kalıcı hizmetler üretti.

Şimdi, Prof. Dr. Rengim Gökmen yeni orkestra şeflerini eğitiyor, yeni gençlere müziğin evrensel ufkunu kazandırıyor.

Kutluyoruz, sevgiyle saygıyla selamlıyoruz.

BİR VEDA 

Sönmez Targan bizlere veda etti.

Sosyalist düşüncenin bu yılmaz eylemcisi yaşamını kendi inancının doğrultusunda yaşadı.

Her zaman her alanda kendi inancına uygun bir konu bulduğu zaman her şeyini ortaya koyan bir enerji ile gereken katılıma gönüllü olmuştur.

Dağcılığını öğrendiğim zaman şaşırmamıştım.

KOOP-C yöneticiliği görevini birçok olanaksızlığa karşın aynı sabırla yürütmüştü. 

Yönetim kurulu olarak bizim beklentilerimiz onun yaptıklarıyla uyuşmadığı zaman da bir çözüm yolu buluşumuzda dağcılık kültürünün izleri vardı.

Dağcılık, bu tehlikeli tutku sabır ister, dikkat ister, çok emek ister, dayanışma ister. O tırmanma halatları, kancalar, kaya çivileri, buz baltaları arasında çivili botlarla tırmanmak her zaman görünmez tehlikeler taşır.

Sönmez Targan bu ülkenin gidişinde yaşanan tehlikeleri de bir dağcı sabrıyla göğüsledi ve mücadelesini sürdürdü.

68’liler Birliği Vakfı’na çok büyük emek verdi.

Şimdi Everest yolunda olmalıdır. Zirveyi amaçlıyordur.

Yolu açık olsun. 



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Çalınan gelecek!... 29 Nisan 2024
Istakozun intikamı! 22 Nisan 2024

Günün Köşe Yazıları