Geleceği Seçmek

01 Haziran 2011 Çarşamba
\n

McCarthy zorbalığı Amerikan tarihinde bir dönüm noktasıdır. 40ların sonu 50lerin başında Senatör McCarthynin adıyla anılan Amerikan tarzı faşizm, aydınları kasıp kavuruyordu. Amerika Karşıtı Faaliyetler Komitesi, komünist olduğundan kuşku duyduğu herkesi sorguya çekiyor; itirafta bulunmaya, arkadaşlarını, çevresini ihbar etmeye zorluyordu.

\n

Hitler iktidara gelince ülkesini terk ederek ABDye yerleşen Albert Einstein 1930’larda Almanyada yaşadıklarının bu ülkede de yinelendiğini gördü, korkmadan itiraz etti. İfadeye çağrılanların ülkesinin çıkarlarını korumak için kişisel mutluluğunu feda etmeye, ekonomik felakete uğramaya ve hapse girmeye hazır olması gerektiğini söylüyordu. (Carl Sagan; Brocanın Beyni, Say Yayınları)

\n

McCarthy bu çağrıya Bu çeşit tavsiyelerde bulunanlar bizzat Amerikanın düşmanıdır diye yanıt verdi.

\n

Kimin neyin düşmanı olduğunu artık biliyoruz. Peki, McCarthyciliğin ölüp gitmediğini de biliyor muyuz? Bu kendine özgü Amerikan faşizmi bugün de zaman zaman başını kaldırıyor, uygulamada göreve çağrılıyor; İkiz Kulelere terör saldırısından sonra olduğu gibi yasal kılıflar yaratabiliyor. En can alıcı maddelerinin uygulanması 2015’e kadar uzatılan Yurtseverlik Yasası (Patriot Act) ve Guantanamo McCarthyciliğin günümüzdeki görünüşüdür.

\n

***

\n

Pek çok ülkede devlet, kendini yurttaşlardan korumanın yolunu bu türden yöntemlerde buluyor. Biz de kendi uzak yakın tarihimizde yaşadık, biliyoruz.

\n

Darbe hukukunun aydınlardan, işçi önderlerinden, militan gençlerden başlayarak dalga dalga on binlerce yurttaşı zindanlara doldurduğunu, işkenceden geçirdiğini, görüşlerini terk etmeye, arkadaşlarını ele vermeye zorladığını gördük.

\n

Gördüklerimiz ve şimdi yaşadıklarımız korkularımızı tazeliyor.

\n

O nedenle de öfkeli iktidarlardan çekiniyoruz. O nedenleözel yetkili mahkemelere karşı çıkıyoruz. Devlet ve hukuk karşısındaki genel kuşkumuz, katmerleniyor. Özel yetkilisözünden fena halde ürküyoruz.

\n

***

\n

McCarthynin komitesi de Amerikan tarihinde özel yetkili bir komiteydi çünkü.

\n

Hitler nasıl iktidara gelmişti uyarısı, McCarthy hatırlatması iktidar yandaşlarının öfkelenmelerine, gazetelerinden sola, demokratlara veryansın etmelerine yol açıyor. Cesaretimize kaynak olarak direnmeyi öneren, teslim olmamaktan söz eden bir sosyalist bilim adamını, Einsteinı örnek göstermemiz boşuna değildir. Einstein ve çok az olan benzerlerinden güç alırken, aynı zamanda tarihe bakıyor, sinip susmazsak eğer, karşı çıkışımıza kaynaklık edecek korkumuzu da çoğaltıyoruz.

\n

Çünkü, Hitler, muhaliflerini bire kadar kırmış, Amerikan Karşıtı Faaliyetler Komitesi pek çok aydını dize getirmiş, arkadaşlarını ihbar etmek gibi onur kırıcı bir duruma mahkûm etmişti.

\n

Haklıyız korkmakta.

\n

Çünkü 12 Eylül faşizmi de on binlerce insanımızı kırımdan geçirirken, çok sayıda aydını da tıpkı onlar gibi dize getirmeyi başardı.

\n

Abanın ve sopanın gücüyle yola gelen eski dostlarımız bugün özel durumları savunuyorlar. Genel gidişe gözlerini kapatarak özel durumların övgüsüne girişiyor, özel mahkemelerin varlığına, uygulamalarına övgüler düzüyorlar. İddiaları odur ki, şimdiki uygulamaları görmemek, demokrasinin geleceği açısından yararlıdır.

\n

Öyle olmadığını biliyoruz, tarih öyle olmadığının tanığıdır.

\n

***

\n

Seçime az bir zaman kaldı. Baraj sınırının altında kalan siyasi partiler bu zorbalığı açığa çıkarmak için farklı yöntemler deniyorlar. Umarız başarırlar. Seçim sonuçları da, öyle görülüyor ki, dört partinin alacağı oylarla şekillenecek. Sonuç öyle ölçülecek.

\n

Öyle ölçülmemelidir.

\n

Türkiyenin işi zordur.

\n

Yakın gelecek, uzak geleceğin izlerini içinde taşımazsa McCarthycilik her zaman kazanır.

\n

O nedenle sonuçları dört parti ile sınırlamayın, geleceğe de oy verin.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Sondan Bir Önceki 7 Eylül 2018
Hava Tükenmeden 31 Ağustos 2018
Burjuvazi Mon Amour! 29 Ağustos 2018
Haftanın Dökümü 27 Ağustos 2018
Hep Biz mi Ödeyeceğiz? 26 Ağustos 2018
Unutma Yarın Cumartesi 24 Ağustos 2018
Geleceği Kurtarmak 22 Ağustos 2018
Gazetecilik ölüyor mu? 17 Ağustos 2018
Kim Kriz İster? 15 Ağustos 2018