İnternet Sitelerine Çifte Kıskaç

14 Temmuz 2014 Pazartesi

İnternet siteleriyle ilgili yasa tasarısı TBMM gündemindedir. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin tasarıya ilişkin itirazları dikkate alınmadı; internet sitelerini ve sitelerde çalışan gazetecileri zor durumda bırakacak tasarı komisyonda onaylandı. Tasarıya göre beyanname veren internet sitelerinde çalışanlar gazeteci sayılacak, beyanname vermeden habercilik yapan sitelerde çalışanlar ise gazeteci sayılmayacak. TGC haklı olarak gazetecilik mesleğinin, yapılan mecraya göre değil, mesleğin ifa ediliş biçimine göre belirlenmesi gerektiğini savunuyor. Gazeteci bazen televizyonda, bazen gazetede, bazen bir dergide, bazen internette görev yapar. İktidarın öngördüğü tanımlamayı reddeden gazeteciler ya da internet haber siteleri bu düzenleme karşısında Basın Kanunu ve Basın İş Kanunu kapsamında sayılmayacaklar. Bu da açıkça anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olacaktır. Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi gazeteciyi şöyle tanımlıyor: “Düzenli bir şekilde, günlük yahut süreli bir yazılı, görüntülü, sesli elektronik veya dijital basın ve yayın organında, kadrolu, sözleşmeli ya da telif karşılığı, haber alma, işleme, iletme veya görüş, fikir belirtme görevi üstlenen ve asıl işi ile başlıca geçim kaynağı bu olup, çalıştığı işletme ile ilgili yasalar karşısındaki konumu bu tanıma uygun olanlar gazetecidir.” Tasarı bu tanımı dikkate almıyor ve kendine göre beyanname veren vermeyen ayrımıyla eşitsizlik yaratmakta direniyor.
İnternet siteleri Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na verilen olağanüstü yetkilerle ikinci bir darbeyle karşı karşıya kaldılar. 5651 sayılı yasaya dayanılarak yapılan hukuksuz işlemler mahkemelerce birkaç kez bozuldu. Ama bu, tehdidi ve tehlikeyi azaltmadı, durumun ne kadar vahim olduğunu gösterdi. Çözüm yolu TİB’e verilen yetkilerin kaldırılması ve gazetecilerin çalıştıkları mecra ne olursa olsun yalnızca Basın Kanunu’ndaki yükümlülüklerden sorumlu olmaları esası kabul edilmesidir. Beyanname veren basın kanunu kapsamında diğeri değil anlayışı ile ve internet sitelerini boğma amaçlı 5651 sayılı yasayla internet sitelerinin özgürce gazetecilik yapabilmeleri mümkün olmayacaktır.

Allah’ın 99 İsmi
İki hata/eleştiriyi dikkatlerinize sunuyorum:
a) 7 Temmuz Pazartesi, 3’üncü sayfa 1. sütun. Haber başlığı: Direklere Arapça Allah yazdılar. Haber içeriğinde yazılan: Allah’ın 99 ismini direklere yazdılar.
Hata 1: Allah’ın 99 ismi arasında Allah ismi yoktur. Demek ki başlık içeriğe uymuyor.
Hata 2 daha vahim: Habere iliştirilen fotoğraftaki Arapça yazıda ise Muhammed ismini okuyoruz. Yani fotoğraf haberde yazılanları yalanlıyor. Bu devirde Allah ve Muhammed kelimelerinin Arapça yazılışını bilmemek de cabası bir utanç. Magazin âleminde bile vücuduna bu isimlerin Arapçasını dövme olarak yazdıranlardan geçilmiyor.
b) 7 Temmuz Pazartesi, 4. sayfa (Bu yukardakinden daha önemli, hatta hayati önemi haiz. Bana göre tabii). Haber başlığı: Çiğli’de Gümrükçü Ödemiş’te Birlik.
Haber içeriğinden “... olağanüstü kongre sürecinde delegelerin Çiğli ve Ödemiş’te sandığa gittiği... vs...” anlaşılıyor ve seçilenlerin tamamının isimlerine varana kadar detaylı bilgi veriliyor. Peki, yapılan seçim hangi kuruluşla veya hangi dernekle veya hangi siyasi partiyle ilgili? Bununla ilgili bir bilgi maalesef yok.
Tuncer Örüklü

Mezarlıktan geçen su borusu
5 Temmuz 2014 tarihli Cumhuriyet’te “Tarihin altında su borusu” başlıklı tamamen yanlışlarla ve garipliklerle dolu yazıyı hayretle okudum. Mezarlıktan ne zaman döşendiği bilinmeyen boru geçiyormuş.
- Bu borunun patlaması halinde yaratacağı tahribatı hayal bile edemiyorlarmış.
- Tarihin altında 150 tonluk tehlike ne demekmiş.
- Ahlat şehri kazısının altında 150 ton (150 bar) basınçlı su borusu varmış...
- Ahlat Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü yetkililerinin verdiği bilgiye göre boru 150 bar basınç altındaymış..
- Boru kullanılmıyormuş ama sökülürse tahribata yol açarmış.
Cümlelerdeki hatalar bir yana hemen ilk söyleyeceğimiz şudur. Sağlık kuralları ve dini inançlar dolayısıyla mezarlıklardan su borusu kesinlikle geçirilmez.
“150 ton (150 bar) basınçlı su borusu” deniyor. Bu yanlışın daha büyüğü olamaz.Ton ağırlık ölçüsü birimi. Bar ise hava basıncı birimidir. Su için basınç birimi atü (1 Atü=10 m.) veya metre olarak belirtilir. (Böyle bir hatayı yapan öğrenci hidrolik dersinden diğer soruları doğru yapsa da geçer not alamaz.)
Tarihi gelişim içinde basınçlı su boruları font, çelik çok yenidir. Binlerce yıl serbest akışlı (cazibeli) kanallar ve pişmiş kil borular kullanılmıştır.
Bu ne cins bir borudur ki 150 metre basınca (150 barla bunu kast etmek istiyor herhalde) dayanıyor? Daha uzatmak istemiyorum. Bu haberin yazarını yanlış bilgilendirmişler. Kısacası bu hata Cumhuriyet gazetesi için bahtsızlık olmuş. Öyle değil mi?
Sacit Renda

Okurlardan kısa kısa 
1950 seçimleri

Değerli Arcayürek’in 5 Temmuz tarihli yazısında değinilen 1950 seçimi 27 değil 14 Mayıs’taydı. Eminim benden önce de uyaranlar olmuştur; ama bu tarih benim için çok önemli, 8 yaşımda 2 hafta hasta yattıktan sonra, İzmir’de sokaktaki durumu gözlemek için dolaşan eniştem Osman Kibar’ın peşinden ilk kez dışarı çıkarılmıştım. Ömür Akyüz

Bir kere daha; Fed değil, FED
05.07.2014 tarihli gazetemizin 10. sayfasında, ABD Merkez Bankası’nın kısaltması yine “Fed” şeklinde yazılmıştır. Oysa ki 21.04.2014 tarihli yazınızda “Kurumlarla ilgili kısaltmalar büyük harf kullanılması kuraldır. NATO, CIA, TBMM gibi...” şeklinde açıklamada bulunmuştunuz. Ali Durmaz

Allıturna
İlgili arkadaşlar flamingo denilen kuşların adının Anadolu’da allıturna olduğunu bilmiyorlar sanırım. “Flamingom bizim ele varırsan şeker söyle, kaymak söyle, bal söyle...” diye başlayan bir türkümüz de yok. İsmet Değirmenci

Dış Haberler neden tek sayfa?
İyi günler dileğiyle. Cumhuriyet gibi bir gazetede dış haberlerin en az iki sayfa yer alması gerektiğini düşünüyorum. Üstelik bu konu TV ve internet medyasında da yeterli ölçüde ele alınmıyor ve bir gazete için önemli bir üstünlük sağlayabilir. Ayrıca yarım sayfaya yakın bir yer tutan TV program akışlarının işlevsel olduğu ve ilgi çektiği kanaatinde değilim. Selamlar. Tayfun Durat.  


Yazarın Son Yazıları

Sondan Bir Önceki 7 Eylül 2018
Hava Tükenmeden 31 Ağustos 2018
Burjuvazi Mon Amour! 29 Ağustos 2018
Haftanın Dökümü 27 Ağustos 2018
Hep Biz mi Ödeyeceğiz? 26 Ağustos 2018
Unutma Yarın Cumartesi 24 Ağustos 2018
Geleceği Kurtarmak 22 Ağustos 2018
Gazetecilik ölüyor mu? 17 Ağustos 2018
Kim Kriz İster? 15 Ağustos 2018