Doğal Değişiklik

25 Haziran 2011 Cumartesi
\n\n\n

İngiltere Büyükelçiliğinde hafta ortasında yapılan İngiltere Kraliçesi II. Elizabethin doğum günü resepsiyonuna, Türk Silahlı Kuvvetlerinin biri kuvvet komutanı düzeyinde olmak üzere iki orgeneralle katılması, deneyimli savunma muhabiri arkadaşımız Barkın Şıkın gözünden kaçmadı. Şıka göre, geçmiş yıllarda İngilizlerin benzer resepsiyonlarına TSK en yüksek korgeneral düzeyinde katılıyordu. Çünkü TSK, Ulusal Kurtuluş Savaşından bu yana İngiltere ile arasına bir mesafe koymuştu, koyuyordu.

\n

Öyle gözüküyor ki, bu gelenek değişmiş.

\n

Eh, İngiltere Kraliçesinin elinden Chatham House ödülü almış Abdullah Gülün Başkomutan olduğu bir Cumhuriyetin ordusu da ona göre davranacaktır. Çok doğaldır.

\n

Unutmayınız: Türkiye, 1923 defterini kapattı. Artık hedef 2023...

\n

\n\n\n

İhaleden YSK Kararına

\n\n\n

Mülkiye Başmüfettişi Mahmut Esen, kamu idarelerinin, herhangi bir ihale kararını onaylamadan önce ihale üzerinde kalan yüklenicinin yasaklı olup olmadığını araştırmak ve yasaksız olduğunu onaylatmak, bu belgeyi ihale kararına eklemek zorunda olduğunu, yüklenicinin \tyasaklı çıkması halinde ihale \tkararının iptal edildiğini anımsattı. Ayrıca, uygulama yönetmelikleri uyarınca, kamu idarelerinin, sözleşme yapılacak tarihte, sözleşme imzalanmadan önce de yeniden yüklenicinin yasaklı olup olmadığı sorgulamak ve bu durumu belgelendirmek zorunluluğu bulunduğuna değinen Esen, konuyu Hatip Diclenin durumuna getirdi:

\n

12 Haziran seçimlerinde milletvekili seçilebileceklerin listesi nisan ayında kesinleşmiştir. Bu süre içerisinde seçilme yeterliği yönünden bir değişiklik olmayacağını, seçilme yeterliliğinin yitirilmesinin imkânsız olduğunu, bu durumun yeniden sorgulanamayacağını ileri sürmek hayatın olağan akışına uygun değildir. Yüklenici konusundaki hassasiyetin milletin vekiline gösterilmemesini savunmak anlamsızdır.

\n

Yüksek Seçim Kurulunun 21 Haziranda verdiği karar hukuka uygundur. Doğru ve yerinde bir karardır. Aksine savlar hukuksal dayanaktan yoksundur.

\n

\n\n\n

Karakter

\n\n\n

Gazeteci yaşadığı döneme tanıklık yaptığı sürece görevini yerine getirmiş sayılır. Gazeteci gördüğünü, duyduğunu, bildiğini, gözlemlediğini olduğu gibi okura aktarmakla sorumludur. Bilgiyi kendine saklamaz, öğrendiğini saptırmaz. Gazeteci, parti üyesi gibi davranamaz. Davranırsa, öncelikle okurunu aldatmış olur.

\n

Biz de, seçim öncesi ve sonrası CHPdeki gelişmeleri okurumuza bu çerçeve içinde aktarmaya çalıştık. Bunu yanlış anlayan partililer ve okurlar da çıkabiliyor. Örneğin, bize şu elektronik posta aracılığıyla gelen Dr. Ahmet Kandemir imzalı iletide olduğu gibi:

\n

Sayın Kansu, son zamanlarda her nedense CHPye fena halde takmış bulunuyorsunuz. Acaba yeni bir yandaşlık taktiği mi? Tayyipe doğrudan yalakalık değil de CHP yi yerden yere vurarak yaranmak gibi bir amaca yönelik tutum olabilir mi? Yani yarım elma gönül alma kabilinden bir yalakalık.

\n

Kişiliği yaranma ve yalakalık üzerine kurulu kişiler olabilir, ama bizim yolumuz Atatürkün yoludur:

\n

Bağımsızlık, benim karakterimdir.

\n

\n\n\n

Bedel

\n\n\n

Görevinden alınan Yargıtay Savcısı Zekeriya Sevimli, bedel ödetildiğini söylüyor.

\n

Kimlere ödetiliyor o bedel? Adıyla sanıylaCumhuriyetsavcılarına. Hangi Cumhuriyet bu? 1923 Cumhuriyeti.

\n

Olup biteni özetleyecek olursak:

\n

Kendi ifadeleri ile, farklı bir cumhuriyet inşa ettiler. Onun askeri, yargıcı, polisi, öğretmeni, öğretim üyesi, savcısı olacak bundan böyle.

\n

Yıllar önce Turgut Özal Alışacaksınız demişti ya.

\n

Asıl şimdi alıştırıyorlar.

\n

\n\n\n

Dizayn

\n\n\n

CHP Genel Sekreteri Bihlun Tamaylıgil, Yargı siyaseti dizayn etmemelidemiş.

\n

Siyaset yargıyı dizayn ederse, siyasetin dizayn ettiği yargı da siyaseti dizayn eder.

\n

\n\n\n

Hangi Ulusal Çıkar?

\n\n\n

Emekli diplomat-yazar dostumuz Daver Darende, Newsweek ve Time dergilerinde çıkan son makalelere dikkat çekti. Biri, Ortadoğuda canlanmış Osmanlığı İmparatorluğundan söz ediyordu, diğeri de Türkiye için liberal İslami demokrasi modelitanımlamasını uygun görüyordu. Hem de ne zaman? Suriye kazan, Türkiye kepçe, ortalık karıştırırken...

\n

Darendenin dediği gibi:

\n

Suriye, Türkiyenin güvenliği açısından yaşamsal önemde kilit bir ülkedir. Etnik ve dinsel çeşitliliği bulunan Suriyenin iç savaşa sürüklenmesi Ortadoğudaki tüm dengeleri altüst edecek, olası bir bölünme başta Türkiye olmak üzere diğer bölge ülkelerini de olumsuz yönde etkileyecektir. Türkiye, Suriyedeki gelişmeleri Batının istekleri doğrultusunda değil, ulusal çıkarlarımız doğrultusunda değerlendirmelidir.

\n

Ulusal çıkar da neymiş...

\n

Bölgede Müslüman Kardeşler devrim üstüne devrim yaparken ulusal çıkar filan dinlenir mi hiç...

\n

\n\n\n

Şaşkınlık

\n\n\n

Milletvekili seçilen ve haklarında verilmiş bir hüküm bulunmayan Mustafa Balbay ile Mehmet Haberalın salıverilme istemlerinin reddedilmesinden bir gün önce...

\n

5 gün tutuklu kalan, AKPli Faruk Çelikin ağabeyi, eski Bursaspor İkinci Başkanı Osman Çelik tahliye edildi.

\n

Tutuklanmasına şaşmıştık zaten.

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

Yargı Didişmesi 17 Ekim 2020
Kimin Cumhuriyeti? 3 Ekim 2020
İmamın Görevi 26 Eylül 2020
Ekşimiş Sirke Takımı 19 Eylül 2020
Hangi Bağımsızlık? 22 Ağustos 2020
Tutmayın, Uçuyoruz 15 Ağustos 2020
Egemenlerin Yeni Kurgusu 8 Ağustos 2020
AKP Ateşle Oynuyor! 25 Temmuz 2020