Kuşatılan Türkiye

06 Mart 2021 Cumartesi

İktidara yeni gelmişlerdi. İlk işlerinden biri, kendi yurduna on binlerce Amerikan askerinin yığılması pahasına ABD’nin Irak’a yapacağı sömürgeci saldırı için onay vermeye girişmek oldu.

Amerika’nın bölgedeki egemenliğini sağlamaya yönelik Büyük Ortadoğu Projesi’nin eşbaşkanlığını üstlenmeyi övünçle kabul ettiler.

Diğer komşu Suriye konusunda da benzer bir tutum takındılar. Egemen güçlerin Suriye’ye yönelik isteklerinin ardından sürüklendiler. Şam’da Emevi Camii’nde namaz kılma düşü peşinde İhvancı, mezhepçi anlayışla Suriye’nin bütünlüğüne zarar verilmesi tasarımlarına destek verdiler.

Türkiye’nin Akdeniz’deki ulusal davalarından birisi olan Kıbrıs’ta, Rum ve Yunan tezlerine yakın duran Annan Planı’nı, dönemin KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın çekince ve uyarılarına karşın görüşülebilir buldular. Adadaki “Yes be annemci” takımı yüreklendirdiler.

Sonuç:

Büyük ölçüde laik, bütüncül ve Türkiye ile işbirliği içindeki Irak parçalandı. Bu ülkenin kuzeyinde, ABD mandası bir Kürt aşiret devleti oluşturuldu. Bu yapay devletçik, ABD’nin çıkarlarını korumakla görevlendirilmiş lejyoner ordusu (paralı asker) olan terör örgütü PKK’nin Türkiye sınırlarında barınmasına göz yumdu. Oradaki kamplardan Türkiye’ye yönelik terör eylemleri düzenlendi.

Büyük ölçüde laik, bütüncül ve Türkiye ile komşuluk ilişkilerinde zaman zaman sorunlar çıksa da işbirliğini sürdürmekte olan Suriye de parçalandı.

Irak’ın kuzeyindeki ABD mandasının peşmergeleri, ABD’nin yanında olan güçlere destek olmak üzere Türkiye toprakları içinden bayrakları ve silahları ile gösterişli bir biçimde Suriye’ye geçtiler. Türkiye’nin Suriye ile sınırı istikrarsızlaştı. Sınır boyu, Fırat’ın doğusu ve batısı olarak iki egemen gücün, ABD ve Rusya’nın arasında bölüşüldü. Türkiye’ye yönelik ayrılıkçı terör unsuru PKK/PYD, Suriye sınırları içindeki petrol kaynaklarını korumakla görevlendirilmiş ABD lejyoner ordusu olarak Fırat’ın doğusunda kantonlar oluşturdu.

Kıbrıs’ta KKTC, Akdeniz’de Türkiye yalnızlaştırıldı. Bölge ülkeleri, denizdeki doğal kaynaklar ve egemenlik alanları için ortaklaşırken Türkiye dışlandı, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi güçlendirildi.

En son, ABD, Yunanistan’da, Türkiye’nin burnunun dibinde üs kuruyor.

Saray, kuzeydeki deniz aşırı komşu Rusya’nın lideri Putin ile de çoğu kez dış ilişkilerde aranan eşit ve dengeli ilişkileri gözetemeyen, ödün veren bir politika yürütüyor. 

Özetle; AKP kadrolarının ve hiç kuşkusuz Saray’daki AKP’linin; hayalci, ayağı yere basmayan, mezhepçi, tutucu ve boyun eğici dış politikası sayesinde Türkiye, doğudan batıya, kuzeyden güneye kuşatılmıştır.

Böylesi bir ortam, Charles Darwin’in şu önemli saptamasını akla getiriyor:

“Bilgisizliğin verdiği güveni, bilgi hiçbir zaman vermemiştir.”

Cumhuriyetin yarattığı bilgi birikimi, yönetim donanımı ve demokrasi bilinci; o birikim, donanım ve bilinçle didişen bir kadronun elinde ülkemiz göz göre göre çıkmaza sürükleniyor.

SINAMA

Okunan hutbelere bakarsınız, yurttaşlarımız korku ve yoksullukla sınanıyormuş.

Böyle bir sınanmanın, dini siyasete katan bir iktidar döneminde gerçekleşiyor olması çok dikkate değer.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları