Kapitalizmin tapınakları açılırken...

10 Mayıs 2020 Pazar

Yarından itibaren koronalı günler sürecinde yeni bir dönem başlayacak. İktidar, halka “Aman çok sıkı durun, sakın gevşemeyin” diyor. Kendisi ise “Ben her şeyi gevşetiyorum. Halka bakacak gücüm yok. Kendi çarelerine baksınlar” diyor.

Planın motor gücü alışveriş merkezleri (AVM).

AKP’nin siyasal İslam görüntüsü altında küresel vahşi kapitalizmin iktidarı olduğu bir kez daha görüldü.

Son günlerde AVM’lerin açılması için her türlü görüş ortaya atılıyor, buna iktidar da katılıyor ama camilerin önlemler alınarak açılmasını konuşan yok!

Bunun iki temel nedeni var:

1- Başta ABD, Almanya, İngiltere olmak üzere, Türkiye’nin de içinde bulunduğu pek çok iktidar mevcut sistemin sorgulanmasını istemiyor. Üretimden çok tüketime, yurttaştan çok piyasa insanına, yönetilebilir yoksulluğun düşük ücretler için şart olduğuna inanan bu iktidarlar sistemin sorgulanması halinde çökecekler. O nedenle yıllardır “kapitalizmin tapınakları” olarak tanımlanan AVM’lerin bir an önce açılması planlanıyor.

2- AKP iktidarı, devlet kaynaklarını kefen parasına göz dikecek kadar tüketti. Yukarıda saydığımız ülkeler sisteme can suyu verecek birikime sahip. Türkiye’de ise Anadolu diliyle söylemek gerekirse tulumbada su bitti. Katar bile “benden sana para yok” dedi.

***

Gelinen noktada AKP halka, AVM’ye git alışveriş yap, futbol izle topa bak diyor.

Çokuluslu şirketlerin (ÇUŞ) de bayrağı olarak AVM’ler hem Türkiye’de hem dünyada “normalleşmenin” göstergesi olarak yeni bir sahne alıyor.

AVM’lerin istatistiği her bin kişiye düşen alan şeklinde hesaplanıyor. Rekor ABD’de, her bin kişiye 2190 metrekarelik AVM alanı düşüyor. Fransa’da 286, İngiltere’de 261, Almanya’da 177 metrekare.

Türkiye’de 147 metrekare.

Koronaya dek Türkiye ve Rusya, Avrupa AVM piyasasının en canlı ülkeleri olarak değerlendiriliyordu.

Çin’i ise tutmak mümkün değil. Dünyada 2015’ten sonra yapımı süren AVM’lerin yüzde 60’ı Çin’de. Ciro yoğunluğu bakımından dünyanın ilk 10 AVM’sinin 9’u Çin’de.

Türkiye’de büyüklüğün Avrupa’nın önde gelen ülkelerinin gerisinde kalma nedeni bölgesel uçurum. Türkiye ortalaması 147 ama bu rakam Ankara’da 246, İstanbul’da 227. Yani Almanya, İngiltere, Fransa düzeyinde.

Türkiye’de halen 436 AVM var. Ocak ayı hesaplarıyla yatırım değeri 58 milyar dolar, bunun 18 milyar doları yabancıların. Bu, her üç AVM’den birinin yabancılara ait olduğu anlamına geliyor.

AKP, fabrikadan çok AVM açtı.

Şimdi onlara yaslanarak korona öncesi başlayan, sonrasında katmerlenen krizi aşmak istiyor.

***

Dünya, insana paranın şiddetini uygulayan sistemi sorgulama, daha insanca bir düzen kurma fırsatının kavşağında.

Bu fırsat değerlendirilemezse mevcut gelir uçurumu, dengesizlik daha da derinleşecek. ÇUŞ’ların taşeronu haline gelen iktidarlar düzeni sürdürmek için daha da sertleşebilir. İşte Macaristan. Devlet Başkanı Viktor Orban, 30 Mart’ta korona ile mücadeleyi gerekçe göstererek Meclisten “Yürürlükteki yasaları kaldırma, kararnameler çıkarma” yetkisi aldı.

Macaristan AB üyesi. AB’den tık yok. Zira AB’nin lokomotifi Almanya, Macaristan’ın temel varlıklarını satın aldı, ucuz işgücü nedeniyle kimi fabrikaları da buraya taşıdı. Bu düzen sürdükçe Viktor’a Viktatör demişler ne gam!

Dünyanın gidişi, kavşağın sosyal devlet tarafına doğru olursa daha insanca bir düzen kurulabilir.

AKP, tartışmanın bu zemine gelmemesi için, CHP’nin kendini savunur noktanın dışına çıkmaması için her şeyi yapıyor.

İnsanca bir düzen isteyenlere çağrımızdır:

Kapitalizmin tapınakları açılırken, gelin biz de “ne yapmalı”nın yapraklarını açalım...

Önce, “böyle gitmez” demeli...

Sonra, 18 yılın hesabını halkın önüne koymalı...

Ardından, “tüketim afyonuna karşı üretim devrimi” deyip güçlü bir plan-programla halkın önüne çıkmalı...


Yazarın Son Yazıları

Siyasette bu yaz tufan… 27 Mayıs 2020
Yalnız milyonlar! 17 Mayıs 2020
Silahlar konuşurken... 12 Mayıs 2020
Öyle bir Cumhuriyet ki! 7 Mayıs 2020
Koronadan sonra tufan! 5 Mayıs 2020