Oykırım mı?.. Soykırım mı?

17 Haziran 2021 Perşembe

Erdoğan’ın NATO zirvesinde Biden’la görüşmesi sırasında, soykırım iddialarının gündeme gelip gelmediği sorusuna verdiği yanıt, malumun ilamından başka bir şey değil.

Erdoğan, “Hamdolsun gündeme gelmedi” derken, Türkiye-Amerika ilişkilerinden çok şahsının doğrudan ilişkilerini düşündüğünü de vurgulamış oldu. Oysa Biden’ın 50 gün önce ilk kez kullandığı o sözden sonraki ilk karşılamada “bir şeyler” diyeceğini bir gün önce duyurmuştu. Sabah gazetesi de bunu manşetine taşımıştı. Ancak Erdoğan’ın Biden’la görüşmede “tatsız” hiçbir konunun gelmemesini istediği, pazar günkü basın toplantısının satır aralarda okunuyordu. Erdoğan, kayıtsız şartsız teslimi bile göze alarak şunu istiyordu:

Yeni bir başlangıç!

Sonuçta Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan kişi, Türkiye’nin hiç hak etmediği çok ağır bir suçlama karşısında bir şey istememesinin hazzını dışa vurdu.

***

23 Nisan 2021’i ayrıca tarihin unutulmaması gereken bir sayfası olarak kayda geçirmek gerek. 

TBMM’nin 101. açılış yıldönümünde Erdoğan, kendi gündemini yaşadı, İstanbul’da Çamlıca Kulesi’nin açılışını yaptı. O gün Biden başkanlık koltuğuna oturduğu günden sonra ilk kez Erdoğan’ı aradı. Dedi ki:

“Yarın senin ülken için soykırım yaptı, diyeceğim, haberin olsun!”

Ardından da NATO zirvesinde görüşeceklerini, o güne dek Türkiye’den istediklerini sıraladı. Altını çizelim bunlar bizim iddialarımız değil, Amerikan medyasında yazılan ve kaynakları tarafından doğrulanan gelişmeler.

Zaten NATO zirvesi de her şeyi gösterdi.

Prof. Doğan Soyaslan’ın 31 Mayıs 2021’de Cumhuriyet gazetesinin ikinci sayfasında soykırım sözcüğünün tarihsel kökenlerine ve gündemdeki durumda yapılması gerekenlere ilişkin bir yazısı yayımlandı. Prof. Soyaslan, konunun siyasetçiler kullandıkça işlenmesine karşı çıkıyor, bilimsel temelli, süreklilik gerektiren güçlü bir duruş gösterilmesini istiyor. 

Aklın yolu da bu...

Ne var ki Erdoğan’ın gündemi başka!

Görünen o ki ABD, NATO şemsiyesini daha güçlü ve çok işlevli kullanarak Çin’i durdurmak, Rusya’yı kuşatmak, bu iki ülkenin arasına Orta Asya fay hatları sokup, Türkiye’yi istediği gibi yönlendirmek istiyor.

Bunun yolu tek:

Türkiye’de bütün iplerini kendi elinde tutabileceği bir iktidarın olması!

Aslında “iktidar” sözcüğü bile fazla. 1 Mart 2003’te Irak’la birlikte Türkiye’de de asker bulundurabileceği tezkerenin TBMM’den geçmemesi bir kilometre taşıydı. ABD için Türkiye’de kurumlarla uğraşmak yerine tek kişiyi muhatap alıp yürümek daha kolaydı!

O günlerden işte geldik bugüne!

***

Erdoğan “şahsım”la baş başa!  

Oyları düşüyor. Ekonomiden dış politikaya işler istediği gibi gitmiyor. 

İkilemi şu:

Oykırım mı soykırım mı?

Biz “ikilem” dedik ama elbette Erdoğan açısından öncelik belli. 

Oykırımı durdurmak için üç yolu var:

Bir dış başarı elde etmeli, ekonomi iyiye gidiyor havası vermeli, kendisi dışında hiçbir seçenek olmamasını sağlamalı!

Bunlar olmazsa?

Akla ister istemez, bir zamanlar Erdoğan-ABD ilişkilerinin hat tamirini üstlenen Cüneyd Zapsu geliyor:

Deliğe süpüreceğinize kullanın!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Tayyiban... 25 Temmuz 2021
Kıbrıs defteri... 21 Temmuz 2021