Vurun gençliğe...

09 Şubat 2021 Salı

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin kurum dışından, liyakat koşullarını gözetmeden yapılan rektör atamasına yönelik tepkilerine hükümetin verdiği yanıt elbette şaşırtıcı değil.

Yazıyı kaleme aldığımız saatlerde tutuklu sayısı 10 olmuştu.

Tablo, AKP’nin kullanımına göre gelişiyor. Daha doğru anlatımla AKP, konuyu taban-karşıt üretme yöntemiyle şekillendiriyor.

AKP’ye en çok lazım olan şey, düşman. Toplum içinden bir kesimi düşmanlaştır. Tabanına de ki “Bunlar senin bütün değerlerini aşağılıyor. Ama ben varken sana bir şey olmaz. Etrafımda toplan, gerisini bana bırak...

Bir dönem doktorları düşmanlaştırdı. 165 bin doktor mu, 50 milyon seçmen mi? Saldır doktora, al puanı.

***

Çok acı ama Boğaziçi Üniversitesi’nde de bunu yaşıyoruz.

15 bin Boğaziçi öğrencisi mi milyonlarca onları kıskanan, ulaşılmaz bulduğu için toplum dışında gören seçmen mi?

Her şeyi vasatta eşitliyor...

Her şeyi değersizleştiriyor...

Her yeri kimliksizleştiriyor...

Her kurumun içini boşaltıyor...

Son tutuklanan iki öğrencinin suçu şu:

Sosyal medyadan Boğaziçi öğrencilerine destek grubu oluşturmak.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğrencisi Beyza Buldağ, cezaevine gönderilirken avukatı, dosyada sosyal medya kullanmaktan başka bir şeyin olmadığını haykırıyor ama kime?

ABD’de Harvard Üniversitesi öğrencisi Mark Zuckerberg, 2004’te 20 yaşında üç arkadaşı ile birlikte bütün öğrencilerle haberleşebilmek için yöntem geliştirirken Facebook’u yarattı. Türkiye’de olsa bu dört öğrenci terörist ilan edilmek için çok ideal suçlar işlemişlerdi. Düşünsenize, tüm öğrencileri ayartıyor, bir araya getiriyor, anında haberleşmelerini sağlıyor... Bunlardan öte terör faaliyeti mi olur?

***

Boğaziçi Üniversitesi’nde Melih Bulu’ya yönelik tepkiler sürerken 6 Şubat’ta Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle 2 yeni fakülte açıldı. Hukuk ve iletişim fakültesi...

Yukarıda aktardığımız gibi iki önemli dalı sıradanlaştırmaya dönük, tamamen Bulu’ya kadro bulmaya yönelik bir karar. Üniversite öğretim üyeleri de kurumun kimliğini ve düzeyini koruması için Bulu’ya tepkilerini değişik şekillerde gösteriyorlardı. Bu durumda iki fakülteye atanacak “AK’ademisyenlerle” kadro sorunu da çözülmüş olacak.

Önceki akşam TELE1’de Boğaziçi Üniversitesi’nde üç öğrenci canlı yayına katıldı. Öğrenciler Şeyma Orhan, Mehmet Yaşar Altundağ, Abdullah Esin ve ODTÜ’den Banu Poyraz,büyüklerine” ders verircesine sağduyulu bir yaklaşımla nasıl bir üniversite istediklerini anlattılar.

Bu gençlerden terörist üretmeye kalkmak için gaflet ve dalalet içinde olmak gerekir...

Hedefinizde yurtdışına gitmek var mı, giderseniz döner misiniz” sorusuna öğrencilerin verdiği yanıtlar, içinde bulunduğumuz durumun aynasıydı. Hepsi geleceklerini Türkiye’de kurmaktan yana ama yurtdışına gitmek istiyor, soruyor:

- Bu ortamda kim geleceğinden emin?

Bir ülke için en büyük tehlike, gençliğinin geleceğini yurtdışında görmesidir. Oysa AKP, tam tersini düşünüyor. Eminiz, düşünen, ülkesi için kafa yoran gençler yurtdışına gitse sevinecekler.

İran’da içinde solcuların da olduğu geniş bir kesimin desteğiyle şahı deviren Humeyni, hemen kendi rejimini kurmak için kolları sıvadı. Üniversiteler itiraz edince 2 yıl tüm üniversiteleri kapattı. İstediği yapıyı kurduktan sonra açtı.

İktidarın söndürdüğü sadece üniversitelerin ışığı değil, Türkiye’nin geleceği...


Yazarın Son Yazıları

Hatalar zinciri... 3 Mart 2021
Gara-bet durum! 23 Şubat 2021
Vurun gençliğe... 9 Şubat 2021