Olaylar Ve Görüşler

Bilim Zehir mi Panzehir mi: Genetik Yolculuk - Prof. Dr. Nilgün TUTAL, Kaan SOYUER

24 Mayıs 2020 Pazar

Genetik alanında, özellikle de genetiği değiştirilmiş organizmanın (GDO) insan ve doğa üzerindeki etkilerinin eleştirel bir şekilde gözden geçirileceği bu yazıya, 19 Nisan 2020 tarihli Le Monde gazetesinde Edgar Morin ile Nicolas Truong’un yaptığı bir söyleşide dile gelen bazı saptamaları izah ederek  başlayacağız.

Edgar Morin söyleşide Covid-19 virüsünün yol açtığı pandeminin, biz insanlara  yaşam tarzımızı, günlük yaşamı idame ettirirken içinde kaybolduğumuz yabancılaşmadan ötürü ne olduğu bilinmez hale gelen gerçek ihtiyaçlarımızı sorgulatması gerektiğini işaret ediyor.

1921 yılında doğan, Fransız Direniş Hareketi’nde de etkin rol  almış, sosyolog ve filozof olan Edgar Morin, bu virüsün ortaya çıkmasının ve verdiği ekonomik zararların yanı sıra yol açtığı toplu ölümlerin nedeninin, verimlilik için girdiğimiz yarış ile düşünme tarzımızdaki arazlar olduğunun altını çiziyor.


UNUTMA EĞİLİMİ
Tarih, diyor, Edgar Morin, bu verimlik arayışı ile insanın kendini ve doğayı yanlış bir bağla ilişkilendirilmesindeki sorunların yol çatığı, çeşitli virüs ya da salgınlardan kaynaklanan sayısı hiç de az olmayan bir sürü felakete tanık oldu. Ama nedense bu felaketleri onlar geçip gittikten sonra unutma eğilimindeyiz, bunun gerisinde de hep ekonomik, teknik ve merkantilist araçsal aklın hükmüne boyun eğmiş olmamız gerçeği yatıyor.

Edgar Morin dünyanın bu haline istinaden yazdığı, Fayard yayınlarından 2019 yılında çıkan hacimli Les souvenirs viennent à ma rencontre (Hatıralar Benimle Görüşmeye Geliyor) adlı kitabında dünyayı aynı anda ölüm saçarak sarsan küresel krizi çözümleyerek yeni bir toplum sözleşmesi öneriyor.

"BEKLENLEMEYİ BEKLE"
Edgar Morin yaşamakta olduğumuz krizin, pandeminin yirminci yüzyılın fütüristlerinin (gelecek bilimcilerinin) gelecek tahminlerini boşa çıkardığını belirtiyor Filozof, fütürüstleri tiye alarak, 2020’de, yani şu an, ne olduğunu anlamaktan acizler, ama 2025 ya da 2050 üzerine tahminlerde, öngörülerde bulunmaya hala devam ediyorlar, diyor.[1]

Yaşlı filozof Tarih’te beklenmeyenin ya da hiç düşünülmemiş, kendisinden haberdar olunmadan ortaya çıkan olguların bir sürü örneği olmasına rağmen, biz insanların bunun bilincine varmaya bir türlü yanaşmıyor oluşumuza iç geçiriyor. Bir bilinmeyenin geleceği öngörülebilirdi, geleceği belliydi. Ama bu bilinmeyenin doğası hakkında kimse bir şey bilmiyordu.  Şu vecizeye kulak vermeli insanlık: “Beklenmeyeni bekle”.

Tekno-ekonomik küreselleşmenin böyle sınır tanımadan elini kolunu sallaya sallaya insana ve doğaya hiç zarar vermeden dolaşması beklenemezdi. Ekosistemin zarar görmesi, toplumların gerilemesi ve çöküşü doğal olarak bu sorumsuz tekno-ekonomik küreselleşmeyle kol geziyordu dünyada.


BILL GATES'İN 2012'DEKİ MANİDAR UYARISI
Kendisinin de yaşadığımız pandemik salgını öngörmediğini söyleyen Morin, bu felaketi haber veren bir peygamberin varlığını, onun da Bill Gates olduğunu hatırlatıyor. Bill Gates 2012 yılının Nisan ayında katıldığı bir konferansta, insanın yakın gelecekteki felaketinin nükleerden değil, sağlıkla ilgili bir sorundan kaynaklanacağını öngörmüştür.

Gates, Covid-19 virüsü ile karşılaştırıldığında şimdilerde kolayca yenildiğini söyleyebileceğimiz Ebola virüsünün yaşattığı sancılara bakarak daha 2012 yılında çabuk yayılan ve kolayca bulaşan bir virüsün küresel bir tehdit oluşturduğuna işaret etmiş, Amerika’da hastanelerin ve sağlık personelinin virüs kaynaklı bir pandemi için hazırlanması gerektiğini söylemiş, ancak bu öngörü hiç kimse tarafından dikkate alınmamıştı. 

Bu noktada belirtmeliyiz ki,  bilim insanları bu tehlikeden yıllardır söz ediyor, ama sözlerini duyuramıyorlar. Bill Gates de küresel piyasada önemli bir sektörün bilinen ve güçlü bir ismi olarak sözlerini duyuramayan bu güruhun arasında. Karar alıp yasa yapması yetkisi olanlar, piyasanın çağrısına bile kulak asmıyorsa, ciddi bir politik kriz söz konusu demektir.

Muhtemelen Edgar Morin de bu hale işaret etmek için Bill Gates’i örnek gösterip, kendi içlerinden kendilerine benzeyen benzer çıkarlara sahip bir figür bile dikkate alınmıyorsa demek istemiştir. Zaten eleştirel düşünce içinden konuşanların söylediklerinin verili ekonomik, politik, dini ve kültürel düzenlerce hiç dikkate alınmadığı açıkça görülmekteyken Bunu söylemeye bile gerek yoktur aslında.

ENTELEKTÜEL KONFOR
Entelektüel konfor ve alışkanlıklar ekonomik, politik ve kültürel iktidar koltuklarında oturanları hep rahatsız etmiştir. Bu yüzden her biçimi altında iktidar, bu tür öngörülü mesajlardan, bilgilerden, haberlerden, tahminlerden ürker ve onları duymazlıktan gelir.

Yukarıda sözüne ettiğimiz tarzda öngörülere dikkate alınmadığı için, tüm dünya ülkelerinde örneğin mal stoklamanın yerine geçen esnek ekonomi ve anında satış ve sıfır stok stratejileriyle ekonomisini ayakta tutam dünya ülkelerinin hiçbiri, yüzünden virüs büyük bir salgına dönüştüğünde,  maske takılması gerekli olduğunda, buna cevap verecek yapıya sahip değildi artık. Test yapmak için gerekli tıbbi alet edevat ya da yoğun bakım ünitelerinde bulunması gereken solunum cihazları konusunda da aynı sorun salgına karşı mücadelede başarısızlığa yol açtı.

Çünkü tüm ulus-devletler dizginsiz deregülasyon politikalarının peşinde sağlık hizmetini özelleştirip, ticarileştirdi. İşte bu verimlilik arayışı saflığı, pandeminin küresel bir felakete dönüşmesinde etkin bir rol oynadı.

PROF. DR. NİLGÜN TUTAL
KAAN SOYUER

Kaynakça:

Fraser, C., Riley, S., Anderson, R. M., & Ferguson, N. M. (2004). Factors that make an infectious disease outbreak controllable. Proceedings of the National Academy of Sciences of the United States of America, 101(16), 6146–6151. https://doi.org/10.1073/pnas.0307506101

Menachery, V., Yount, B., Debbink, K. et al. A SARS-like cluster of circulating bat coronaviruses shows potential for human emergence. Nat Med 21, 1508–1513 (2015). https://doi.org/10.1038/nm.3985


[1] Bkz., “Factors that make an infectious disease outbreak controllable” başlıklı makale. Bu makale bilim insanlarının gelecek tahminlerinden birini göstermekte. Aslında bilim insanları geleceği doğru bir şekilde ön görebiliyor, ancak kimse onları ciddi manada dinlemiyor. Bunun yanı sıra “A SARS-like cluster of circulating bat coronaviruses shows potential for human emergence” isimli başka bir makalede de araştırmacılar 2015 yılında yaptıkları çalışmalarıyla olası bir coronavirüs salgınına dikkat çekerek geleceği ön görmüşlerdi. Alman hükümetinin yürüttüğü bir çalışmada yedi yıl önce olası bir afet durumunda ne tarz bir politika izlenmesi gerektiğine yönelik bir eylem planı yapılmıştı. İleriki yıllara ait tahminlerde bulunan -çalışmalarını bilimsel verilere dayandıranlar sadece- araştırmacılar aslında Morin’in söylediği gibi ilerlememekte, bunu belirmek isteriz.

 

 



Yazarın Son Yazıları