77 Milyon muyuz?

10 Nisan 2014 Perşembe

Başbakan seçim tatili biten TBMM’de salı günü yaptığı grup konuşmasında “AKP’nin 77 milyonu kucakladığı” iddiasını bir kez daha dile getirdi.
Ancak konuşmasının birçok bölümünde yinelediği öncekilere benzer suçlamalar şu soruyu bir kez daha gündeme düşürdü
“Türkiye’nin nüfusu kaç kişi?”
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre 2013’ten 2014’e devreden nüfusumuz 76 milyon 667 bin 864 kişi.
Yani kucaklananlar yuvarlak hesap 77 milyon.
Öyle ama Başbakan aynı konuşmada kucakladıklarını ileri sürdüğü bazı kişi ve gruplar için şunları da söylemeden edemedi:
“... Muhalefet partilerinin hainlerle yaptığı işbirliğini, hainlere nasıl taşeronluk yaptıklarını asla unutmayacağız.
‘Eğer bir balkon konuşması yapılacaksa buyursun bunu CHP yapsın, MHP yapsın, BDP yapsın. Çıksınlar balkondan özür dilesinler.
Ahlakdışı siyasetleriyle nasıl kaybettiklerini izah etsinler.”
30 Mart seçiminde yalnızca oy kullanma hakkı olanlardan siyasal partilere verilen oyları dikkate alsak bile, Başbakan’ın suçlayarak bir kenara koyduklarını ve 18 yaş altındakileri de eklersek nüfusumuzun en az 150 milyon dolayında olması gerekiyor. Olmadığına göre iktidarın iyi niyetini (!) varın siz hesap edin.

***

Sürekli gerginlik ve öfke siyasetinin daha çok oy alma ve kişisel çıkarlarını koruma konusunda yararlı olduğu bir kez daha görüldü.
Ama bu yöntemin ülkede yaratıp yaygınlaştırdığı kavram karmaşası ve kızgınlıkların da, Kılıçdaroğlu’na yönelik yumruklu saldırının nedeni olduğu da ortaya çıktı.
Üstelik saldırganın Adalet ve Kalkınma Partisi üyesi olması, durumun çok tehlikeli bir aşamaya getirildiğinin de göstergesini oluşturdu.
Akılları başa toplamanın tam zamanıdır. Böyle geldi ama böyle giderse ülkeye yazık olur.

***

Nuh Mete Yüksel, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin en çok tartışılan cumhuriyet savcısıydı.
Özellikle 2001 yılında hazırladığı “Fethullah Gülen Örgütü İddianamesi” aralarında bugünkü AKP’lilerin de yer aldığı dinci kesimleri büyük ölçüde ayaklandırmıştı.
İddianamenin, laikliğe aykırı eylem ve girişimlerle ilgili bölümü yapılan yasa değişiklikleri ile artık bir anlam taşımıyor. Yüksel, cemaatin 2000’lerin başındaki yapılanmasını şöyle özetliyor:
“Fethullah Gülen grubu, yurt sathında yaygın 88 vakıf, 20 dernek, 128 özel okul, 218 şirket 129 dershane ve yaklaşık 500 öğrenci yurdunun yanı sıra kimi İngilizce olmak üzere 17 yayın organı, ortalama 250 bin tirajlı gazete, TV istasyonu, ulusal düzeyde yayın yapan 2 radyo istasyonu, faizsiz finans kurumu, bir sigorta şirketini denetimi altında bulundurmaktadır.”
Bugün gelinen durumun sayılara nasıl yansıdığını kesin olarak bilmiyoruz. Ama bugüne, AKP iktidarının katkıları ile geldiği biliniyor.
17 Aralık’ta öküz ölüp de ortaklık bozulmasaydı şüphesiz daha da büyüyecekti.  


Yazarın Son Yazıları

Kurtarıcı... 14 Eylül 2017
Gazeteciyi Kim Öldürdü? 17 Haziran 2017