Kişi ve ilke
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Kişi ve ilke

17.07.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Siyasette ilkeler kişilerden önceliklidir. Ancak kişiler de önemsiz değildir. Çünkü ilkenin öznesi kişi ve kişilerdir. İlke sahibi olan veya olmayan, kişidir.

Örneğin, Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel, Tunç Soyer, Gürsel Tekin gibi kişilerin CHP’de “değişim” ve/veya “yenilenme” sözcüğünü kullanırken, parti programındaki ilkeleri bir bütün olarak savunmamaları, bu ilkeleri kişisel keyiflerine göre ayıklamaları, kişilerle ilgili bir sorundur. 

Bu durumda partinin yönetiminde olan bu kişilerin değişmesi gerekir, partinin yönetimine aday olan kişilerin de partinin yönetimine aday olmamaları gerekir.

Kişilerin ilkeleri ayaklar altına aldığı koşullarda, “kişilerin değişmesi önemli değildir, ilkeler önemlidir” sözü boş laftan ibarettir. 

***

CHP’nin parti programındaki temel ilkeler şunlardır:

Cumhuriyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik, milliyetçilik, devrimcilik, sosyal demokrasi, demokratik solculuk.

Cumhuriyetçilik, monarşinin anti-tezidir.

Halkçılık, oligarşinin anti-tezidir.

Devletçilik, serbest piyasacılığın, özelleştirmeciliğin anti-tezidir.

Laiklik, teokrasinin anti-tezidir.

Milliyetçilik, ümmetçiliğin anti-tezidir.

Devrimcilik, statükoculuğun anti-tezidir.

Karşı devrimci AKP iktidarı Türkiye’de monarşik, oligarşik, serbest piyasacı, özelleştirmeci, teokratik, ümmetçi, statükocu bir rejim kurmuş mudur?

Kurmuştur!

Bu durumda “6 ok” olarak da bilinen bu ilkelerin 21. yüzyılda geçerli olmadığını savunmak akıl tutulmasından başka bir şey değildir.

Ekonomik ve sosyal adaleti hedefleyen sosyal demokrasinin ve demokratik solculuğun, halkçılık ve devletçilik ilkeleriyle bağdaştığı ve bu ilkeleri tamamladığı da açıktır. Bunun aksini savunmak da ayrı bir akıl tutulmasıdır. 

***

Başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere, CHP’yi yönetenlerin CHP’nin ideolojisi hakkında bir bilgilerinin olmadığı veya bu konuda bir bilgi sahibi olsalar da bu bilgiyi umursamadıkları anlaşılmaktadır.

Aynı durum CHP’de değişim istediğini iddia edenler için de geçerlidir. 

CHP’de yetki sahibi olan bazı kişiler ne yazık ki bir parti içi eğitim sürecinden geçmek zorundadırlar. Aksi halde CHP’ye de Türkiye’ye de hiçbir yarar sağlamayacakları gibi, CHP’nin bölünüp parçalanmasına neden olacaklardır.

Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve Bülent Ecevit döneminde CHP’de ideolojik bilinci yüksek birçok siyasetçi yetişmişti. Deniz Baykal ve Kemal Kılıçdaroğlu döneminde ise az sayıda nitelikli siyasetçi yetişti. 

CHP 12 Eylül askeri darbesinden sonra, ideoloji ve ilke açısından, neredeyse bir çöle dönüştü. CHP’nin bugün yaşadığı sancılar da bundan kaynaklanmaktadır.

Sermayenin ve CHP yönetiminin kontrolündeki medya üyelerine soracak olursanız, CHP’deki liderlik yarışı Kemal Kılıçdaroğlu ile Ekrem İmamoğlu arasındadır!

Sermaye de, CHP yönetimi de, durumun böyle olmadığını ve CHP’de başka genel başkan adaylarının da çıkacağını yakında öğrenecektir!

***

Öte yanda, parlamenter sistemde yüzde 25-30 oy alan bir siyasi partinin lideri de Başbakan olabiliyordu, ülkeyi yönetebiliyordu. Ancak “Cumhurbaşkanı hükümet sistemi” olarak adlandırılan ucube yönetim biçiminde, yürütmeyi temsil eden Cumhurbaşkanlığı makamını elde edebilmek için yüzde 50 oy oranına ulaşmak gerektiği için, Ekrem İmamoğlu gibi popüler bir liderin, ideolojiden yoksun olsa da, parlamenter sisteme geçilene kadar, Cumhurbaşkanı adayı olması, olağan ve gerçekçi bir yaklaşım olarak karşılanabilir.

Ancak CHP Genel Başkanlığı farklı bir konumdur. Kurultay’daki CHP Genel Başkanlığı seçimleri ile Cumhurbaşkanlığı seçimlerini iki ayrı kategoride ele almak, tarihsel ve siyasi bir zorunluluktur.

Yazarın Son Yazıları

CHP’nin bölünmesi

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun hukuka aykırı biçimde üniversite diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanmasından sonra, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de hukuka aykırı biçimde görevden alınmasıyla gerçekleşen darbe, CHP’nin bölünüp bölünmemesi sorununu da beraberinde getirdi.

Devamını Oku
01.06.2026
Ahlak nedir?

Türkiye’deki sorunların temelinde ahlakın ne olduğunun bilinmemesi yatmaktadır

Devamını Oku
30.05.2026
Mutlak emperyalizm

Hukuk ters yüz edilerek, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanması da, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “mutlak butlan kararıyla” görevden alınıp yerine CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi de, emperyalizmin bir operasyonu ve projesidir.

Devamını Oku
25.05.2026
Mutlak ahlaksızlık

AKP “hükümetinin” kurduğu diktatörlük rejimi, geçtiğimiz yıl, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasını iptal ederek ve kendisini tutuklayarak, vatandaşların seçme ve seçilme hakkını gasp etti.

Devamını Oku
23.05.2026
ABD ve Çin

ABD yönetimlerinin sergilediği emperyalizme karşı mücadele, Türkiye’deki bazı çevrelerde, bir antiemperyalizm mücadelesi olmaktan çıkıp, ABD karşıtlığına, anti Amerikancılığa, ABD’ye ait olan her şeye toptan karşı çıkmaya evrilmiş durumdadır.

Devamını Oku
18.05.2026
Nazilerin iktidarı

Almanya’da Adolf Hitler’in öncülüğündeki Nazilerin serbest ve özgür seçimlerle nasıl iktidara geldiği, hem Almanya’nın hem de dünyanın yakın tarihinin anlaşılması ve her ülkede geleceğe yönelik önlem alınması açısından son derece önemlidir.

Devamını Oku
16.05.2026