Kapat
A+ A-

"İklim için Ses Ver"

Ülkemizi de esir alan ve küresel bir krize dönüşen iklim değişikliğine karşı yerel yönetimleri bir an önce harekete geçmeye çağırmak için yılın en önemli iklim hareketi, 8 Eylül Küresel Etkinlik Günü’yle başlayacak. "İklim için Ses Ver" hareketi 12 - 14 Eylül Küresel İklim Zirvesi’yle devam edecek. Türkiye’de ise çeşitli noktalarda 11 ayrı etkinlik düzenlenecek.
Yayınlanma tarihi: 06 Eylül 2018 Perşembe, 10:26

[Haber görseli]

Belediyeler, işletmeler ve demokratik kitle örgütleri Küresel İklim Eylem Zirvesi için ABD’nin Kaliforniya eyaletinde bir araya gelecek. Zirvede dünyadaki tüm belediye başkanlarını, valileri ve yerel liderleri, dünyanın Paris İklim Anlaşması hedeflerine ulaşmasında yardımcı olacak kararlı iklim taahhütlerinde bulunmaya davet edilecek. Gerçekleşecek zirveden hemen önce 8 Eylül’de Rise for Climate adlı küresel eylem gününe Türkiye’den ' İklim İçin Ses Ver' sloganıyla katılım sağlanacak.


İKLİM İÇİN KÜRESEL DÜŞÜN, YERELDE SES VER!

"Gezegenimiz için dönüm noktasındayız. Bir arada hareket ederek fosil yakıtlar çağını sonlandırabilir, hepimiz için adil bir geleceği inşa edebiliriz. Gün iklim için ses verme günü" denilerek etkinlik kapsamında amaçlananlar şöyle sıralandı.

 

8 Eylül Küresel Etkinlik Günü’yle başlayacak ve 12 - 14 Eylül Küresel İklim Zirvesi’yle devam edecek bu yılın en önemli iklim hareketi, yerel yönetimleri İklim için Ses Ver’meye davet ediyor.

8-14 Eylül tarihleri arasında 73 ülkede 600’den fazla etkinlikle gerçekleşecek iklim hareketinde gönüllüler, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimler, iklim değişikliğini durdurmak için atılması gereken adımları vurgulamak amacıyla 8 Eylül’den itibaren İklim için Ses Ver (Rise for Climate) diyerek topyekün harekete geçecek.


Yerel yönetimlerin ' İklim için Ses Ver'mesi neyi değiştirebilir?

Yale Üniversitesi, Yeni İklim Enstitütüsü (NUS), PBL Hollanda Çevre Değerlendirme Ajansı ve CDP tarafından yayınlanan Şehirlerden, Bölgelerden ve Kurumlardan Küresel İklim Faaliyetleri Raporu yerel yönetimlerin vereceği taahhütlerin önemine dikkat çekiyor.

Rapora göre, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa’daki şehirler, bölgeler ve şirketler taahhütleriyle yılda 230 ila 445 MtCO2'ye kadar sera gazı emisyon azaltımı gerçekleştirebilir.

Bu sayı yaklaşık olarak İtalya’nın 2016 sera gazı emisyon miktarına denk geliyor. Çin’deki benzer taahhütlerle,150 MtCO2’e kadar azaltılabilecek emisyonlar ise, 2014’te Çin’de sanayi süreçlerinden kaynaklanan emisyon miktarına yakın.

6 bin şehir ve bölge ile 2 binin üzerinde şirketin taahhütlerinin tamamının gerçekleştirilmesi durumunda ise, halihazırdaki ulusal politikalarla ortaya çıkacak küresel sera gazı emisyonlarında 2030 yılına kadar yılda 1,5 ila 2,2 GtCO2'ye kadar azaltım gerçekleştirilebilir. Bu potansiyel azaltım Kanada’nın 2016 sera gazı emisyon miktarının yaklaşık iki katına eşit.

Yerel yönetimler bu davete nasıl katılabilir?

Kontrol edilemeyen orman yangınlarını, selleri, toprak kaymalarını ve benzeri doğal afetleri tetikleyen iklim değişikliğinin her geçen gün etkilerini daha fazla hissettirdiğine dikkat çeken 350 Türkiye Kampanyalar sorumlusu Efe Baysal, yerel yönetimlerin önemine dikkat çekti:

"Bir varoluş krizine işaret eden iklim değişikliğini durdurmaya yönelik küresel çaba henüz gerekenin çok altında. Dört koldan sürdürülmesi gereken bu mücadelede yerel yönetimlere büyük görev düşüyor. Bilimsel araştırmaların da ortaya koyduğu gibi, birçok yerel yönetim bu varoluş mücadelesinde somut adımlarla önemli sonuçlar elde edebilir. Hiç şüphe yok ki, Türkiye’de de yerel yönetimlerin yapabilecekleri var; ancak hem şu ana kadar yapılanları öne çıkarmak ve duyulmasını sağlamak, hem de bundan sonra yapılması gerekenler konusunda çabayı artırmak şart "

Baysal, bu açık çağrıyı iklim krizine karşı yerel yönetimlerin attığı ve atması gereken adımlara dikkat çekmek için yaptıklarını belirtti. Dünyanın dört bir yanından Küresel İklim Eylem Zirvesi’ne katılacak yerel yönetimlerden kapsamlı ve somut adımlar beklendiğini söyleyen Baysal, ülkemizde de iklim kriziyle mücadelede taahhüt vermeye hazır belediye başkanlarının seslerini duyurmaları için desteğe hazır olduklarını ifade ettibelirtti. Baysal, etkinlik günü ve sonrasında belediyelerin neler yapabileceklerine dair önerilerini şöyle sıraladı:

• Belediyeler, kurumsal sosyal medya hesaplarından #İklimİçinSesVer etiketiyle paylaşımlarda bulunabilirler. Bu paylaşımlar belediyelerin iklim değişikliğiyle ilgili mevcut eylem planlarına dikkat çekebilir veya ileride atılacak somut adımları anlatabilir.

• Özellikle kamuoyunda geniş yankı bulacak yeni yapılacak binaların ortak kullanım alanlarından başlayarak güneş panellerinin kullanılması ve buna yönelik net teşvikler verilmesi gibi çeşitli taahhütler belediyelerin bu çağrıya geri dönüş biçimi olabilir. Yerel yönetimlerin yetki ve sınırları dahilinde yenilenebilir enerji projelerini hayata geçirmek gibi somut adımlar da kamuoyuyla paylaşılabilir.

• Belediye başkanları iklim değişikliğine karşı belediyelerinin faaliyetleri kapsamında taahhüt vererek iyi örnekleri artırabilirler, böylece Kaliforniya’da gerçekleşecek Küresel İklim Zirvesi’ne net bir mesaj yollayarak kendi bölgelerini dönüştürmek için yola çıktıklarını vurgulayabilirler.

• Kent Konseyleri konuya dahil edilebilir, iklim değişikliği ile ilgili bilgilendirici etkinlikler gerçekleştirebilirler. 8 Eylül’de bir arada gezegenimiz için, kentlerimiz için, #İklimİçinSesVer’mek istiyorsanız,

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer