Son Haberler

A+ A-

'Suriye eski Suriye olmaya devam edemez'

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Suriye'nin demokratik bir ülke haline gelmesinin Türkiye için çok önemli olduğunu, komşu ülkelerin barış ve huzur içinde yaşamasını son derece önemsediklerini belirtti.
Yayınlanma tarihi: 15 Aralık 2012 Cumartesi, 12:17

Dışişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen ''Suriye Türkmenleri Platformu 1. Toplantısı'', Grand Cevahir Oteli'nde gerçekleştirildi. İstiklal Marşı'nın okunması ve saygı duruşunda bulunulmasının ardından ''Anavatan Türkiye'ye mesajımız var'' başlıklı video gösterildi. TBMM Başkanı Çiçek, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Suriyeliler'in, son yüzyılın mahzun ve mağdur Türkleri ve Türkiye'nin gurbetteki kardeşleri, yüzyıl önceki ayrılığın mazlum insanları olduğunu belirtti.

 

'Suriye, korku tüneline çevrildi'

TBMM Başkanı Çiçek, Suriye'yi yönetenleri demokrasiye, insan haklarına ve özgürlüklere inanmamasının Suriye'ye kaos getirdiğini ifade ederek, onur ve özgürlük için bir yıldan beri devam eden hak arayışında bugüne kadar 50 bine yakın Suriyeli'nin kanının döküldüğünü, 8 bin insanın kayıp olduğunu, 250 bin insanın hapishanelerde bulunduğunu, 2 milyon evsiz ve barksız insan ile 500 bine yakın Suriye vatandaşının komşu ülkelerde mülteci durumunda olduğunu kaydetti.

Suriye'nin korku filmlerinde bile kurgulanamayacak olaylara sahne olduğunu, ülkenin baştan başa korku tüneline çevrildiğini anlatan Çiçek, ''Akan kan insan kanı, Müslüman kanı. Evinden, yurdundan edilen Müslüman, mağdur ve mazlum insanlar... Türkiye olarak bu durumdan hem rahatsız oluyoruz hem de endişe duyuyoruz'' dedi.

Suriye halkının, başkalarında olmayanı, çağdaş dünyanın bilmediği bir şeyi istemediğini dile getiren Çiçek, ''Sizler daha hür ve adil bir ülkede yaşamak istediğinizi dile getirdiniz. İnsanoğluna yaraşan ne ise sizin istediğiniz de odur. Bunu sağlamak o kadar da zor değildir'' diye konuştu.

Türkiye'nin her zaman komşularıyla iyi niyete ve işbirliğine dayalı bir ilişki içinde olmaya çaba gösterdiğini vurgulayan Çiçek, Suriye'nin bu noktaya gelmemesi için Türkiye'nin çok gayret sarf ettiğini aktardı.

 

'Esed, hiç ders almadı'

Cemil Çiçek, Suriye'ye heyetler göndererek, demokratik dönüşümde yapılması gereken çalışmalar hakkında ellerine her türlü yol haritasını vererek katkıda bulunmaya çalıştıklarını ifade ederek, şunları söyledi: ''Anayasa ve yasalarda yapılması gereken düzenlemeleri kendilerine anlatmaya çalıştık. Bizler ve uluslararası kuruluşlardan gelen benzer teklif ve telkinlere Suriye bugüne kadar kulağını tıkadı. Beşşar Esed ve partisi Baas, Irak'ta Saddam Hüseyin'in, Libya'da Kaddafi'nin, Mısır'da Hüsnü Mübarek'in, Tunus'ta Zeynel Abidin Ali'nin nasıl yıkıldığından hiç ders almadı. Eğer tutumunda ısrar edecek olursa, sonunun da iyi olmayacağı bilinmektedir. Halka rağmen halkı yönetmek, devleti yönetmek mümkün değildir ve zulm ile abad olanların akıbeti er veya geç berbat olur.''

Çiçek, vaktin çok da geç sayılmayacağını, çok kan döküldüğünü, çok insanın acı çektiğini ama zararın neresinden dönülse kar olacağını ifade ederek, vahşeti sürdürmek yerine çözümün yolunu açacak bir adım atılmasının herkesin menfaatine olacağını vurguladı.
İnsan hakları ve özgürlük taleplerinin önünde hiçbir gücün duramayacağının artık günümüzde anlaşılmış olması gerektiğini dile getiren Çiçek, ''İletişim çağında yaşıyoruz. 1982 yılında Hama'da yapılan katliamları tekrar etmenize artık insanlık izin veremez, vermemesi lazım. Dünya eski dünya değil, Suriye de eski Suriye olmaya devam edemez. Demir yumrukla bir ülkeyi yönetme devri çoktan geride kalmıştır'' ifadelerini kullandı.

 

'Suriye'nin dünyaya açılan penceresisiniz'

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, sağduyu sahibi bir yönetim işbaşında olmadığı için Suriye'de dökülen kanın durmadığını belirterek, ''Daha düne kadar halkı özgürleştireceğine inandığımız bugünkü Suriye yönetimi, katliam ve cinayetlerle iktidarını devam ettirmekte ısrar ediyor. Tarihten ve olanlardan ders çıkarmadan, ülkesini harabeye çevirmekte ısrar ediyor ve ülkesini bir çıkmaza sürüklüyor'' dedi. Çiçek, soğuk savaş devrinin yıllar önce kapandığını, gözleri görmez, kulakları duymaz, dilleri söylemez yapılan vatandaşları olan rejimlerin tarihe karıştığını söyledi. Her şeyin sınırlanabileceğini ancak bilginin ve haberin dolaşımının engellenemeyeceğini vurgulayan Çiçek, ''Bütün dünyaya meydan okuyarak ülkeyi yönetemezsiniz. Artık dünya ile entegre olmak zorundasınız'' değerlendirmesinde bulundu.

Suriyeli Türkmenler'in Selçuklu ve Osmanlı'nın evlatları, büyük Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Çiçek, şöyle konuştu: ''Sizler Suriye'ye dün gelmediniz. Bin yıldır o topraklarda yaşayan kadim Türklersiniz. Kudüs'ü, Haçlı istilasından temizleyen sizlersiniz. Müslümanlar güven ve huzur içinde hac yapabilsin diye yüzlerce yıl Kabe yolunun güvenliğini sağlayan sizlersiniz. Sizler Suriye'nin asıl sahiplerisiniz. Baas rejiminin ırkçı, asimilasyoncu siyasetinin bir sonucu olarak onlarca yıldır anavatanınızda mağdur ve mazlumsunuz. Irkçı Baas rejimi tarafından bugüne kadar hep tehdit olarak görüldünüz. Bu yüzden Türkmen kimliğinizi, göğsünüzü gere gere taşıyamadınız. Sizler Suriye için tehdit değil, diğer kardeşlerimizle birlikte Suriye'nin zenginliğisiniz, Suriye'nin dünyaya açılan penceresisiniz. Artık bunu bugünkü rejimin görmesini beklemek beyhudedir. Artık Suriye'nin geleceğinde kendinizi gösterme zamanı gelmiştir.''

'Kimse ötekinin yokluğu üzerine kendine bir gelecek inşa etmeye kalkmasın'

TBMM Başkanı Çiçek, Suriye Türkmenleri Platformu'nun, bugüne değil yarına odaklanması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti: ''Suriye'nin demokratik bir ülke haline gelmesi bizim için çok önemlidir. Komşularımızın barış ve huzur içinde yaşamasını son derece önemsiyoruz. Bu nedenle Suriye yönetiminin de demokratikleşmesini, bütünlüğünü korumasını, Suriye'yi açık hava hastanesine çeviren rejimin daha fazla kan dökmeden halkın isteklerine kulak vermesini istiyoruz. Orta Doğu'da uzun yıllar devam edecek bir barış sürecinin başlamasını, Orta Doğu'da barışı tehdit eden bütün unsurların, halklarının demokratik taleplerine kulak tıkamamasını istiyoruz. Başta Suriye olmak üzere Orta Doğu barışı konusunda uluslararası kuruluşlardan da destek bekliyoruz. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne üye ülkelerin, zulme arka çıkmamalarını, mağdur ve mazlum Suriye halkının taleplerinin yanında yer almasını istiyoruz. Kimse ötekinin yokluğu üzerine kendine bir gelecek inşa etmeye kalkmasın.''

Çiçek, özellikle Müslümanları birbirine kırdırmaya yönelik bir takım ajanların oyunlarına Müslümanların ve Türmenler'in gelmemesi gerektiğini vurgulayarak, ''Mezhep kışkırtmacılarına da kimse kulak vermemelidir. On yıl önce Irak'ta başlatılan bu tür kışkırtmaların, Suriye'ye taşınması planlarına sağduyu sahibi bütün Suriyeliler karşı durmalıdır. Suriyeliler'i birbirine düşürmeyi amaçlayan bu kışkırtmalara kimse prim vermemelidir'' dedi.

Suriyeli Türkmenler'in aralarına küskünlük ve kırgınlık sokmadan birlik içinde kalması gerektiğini dile getiren Cemil Çiçek, bu dayanışmanın Suriyeli Türkmenler'in haklarını teminat altına alacağını söyledi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Suriyeli Türkmenler'den özgürlüklerine sahip çıkmalarını isteyerek, ''Haklarınızı gerçekleştirirken başka insanların haklarını da göz ardı etmeyiniz. Türkmen'in, Arap'ın, Kürt'ün, Ermeni'nin barış içinde, insanca yaşayabileceği bir Suriye özleminin gerçekleşmesini temenni ediyorum'' dedi.

Toplantının sonunda Suriye Türkmenleri Onursal Başkanı olan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na teşekkür plaketi verdi.

TBMM Başkanı Çiçek de desteklerinden dolayı Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Fuat Oktay ile Türk Kızılayı Yönetim Kurulu Üyesi Hayati Çetin'e plaket sundu.

 

Sonuç bildirgesi

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye Türkmenleri Onursal Başkanı Mehmet Şandır'ın yanı sıra Laskiye, Halep, Rakka, Hama, Humus, Şam, Golan ve Tartus'tan gelen yaklaşık bin delegenin katıldığı ''Suriye Türkmenleri Platformu 1. Toplantısı''nın 9 maddelik sonuç bildirisi yayımlandı.

Suriye'de 20 ayı aşkın süredir devam eden kriz ortamının, ülkedeki diğer topluluklar gibi Türkmenlerin de mağduriyetine yol açtığı belirtilen bildiride, Suriye'nin içinden geçmekte olduğu tarihsel dönüşüm sürecinin sancılarını derinden yaşayan Suriyeli Türkmenlerin, aralarındaki birlik ve dayanışmayı güçlendirmek, cephede devam eden onur ve özgürlük mücadelesine katkı sağlamak, Baas rejiminin devrilmesiyle hasıl olan savaşa hazırlıklı olma yolunda önemli bir kilometre taşı noktası oluşturmak amacıyla ''Suriye Türkmenleri Platformu 1. Toplantısı''nda bir araya geldiği ifade edildi.

Bildiride, ''Suriye'deki sorunlar nedeniyle Türkiye'ye zorunlu olarak göç eden Türkmenler anavatan Türkiye'de sığınmacı değil, misafirdir'' denildi. Suriye Türkmenlerine yönelik baskıların, tarihi Baas Partisi'nin askeri darbeyle iktidara geldiği 1963 yılına kadar uzandığı hatırlatılan bildiride, bu tarihten itibaren Türkmenlerin sistematik olarak ayrımcılığa maruz kaldığı, söz konusu ayrımcılığın, Türkmenlerin kendi dil ve kültürlerini yaşatma ve koruma başta olmak üzere, temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmesiyle sonuçlandığı vurgulandı.

Türkmenlerin, Suriye'nin bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve ulusal birliğine bağlı olduğu kaydedilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi: ''Esenliği, barışı ve huzuru için yıllarca emek verilen ülkenin geleceğinde, etnik kimlik ve dini ayrım gözetmeksizin herkesin Suriyeli kimliği altında ortaklaşa yaşayabileceği bir gelecek hedeflenmektedir. Suriye'de geçiş sürecinin barışçıl bir şekilde sonuçlandırılması, farklı etnik ve mezhep gruplarının hak ve özgürlüklerinin garanti altına alındığı, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına dayalı yeni bir Suriye inşası, Türkmenlerin de ortak hedefini oluşturmaktadır. Türkmenlerin kimliklerinin ve haklarının yeni anayasa ve devlet düzeninde tanınması, korunması ve temsili, Türkmenlerin kurucu unsur niteliğinin ve çoğulcu demokratik sistemin bir gereğidir. Bazı terörist ve radikal grupların mevcut çatışma ortamını kendi emelleri doğrultusunda istismar etme girişimleri kabul edilemez. Türkiye'nin insani, siyasi ve diplomatik alanlarda Suriye halkına ve bu çerçevede Suriye Türkmenlerine yönelik desteği şükranla karşılanmaktadır.''

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler