Prof. Dr. Murat Erdoğan Yeni bir nefret kültürünün içindeyiz

Prof. Dr. Murat Erdoğan, Yeni Zelanda’da iki ayrı camiye düzenlenen ve 49 kişinin yaşamını yitirdiği terör saldırısının dünyada aşırı sağın yükselişi ile bağlantılı olduğunu söylerken görüntülerin internette yayımlanmasıyla korku ve dehşet etkisinin artırılmasının amaçlandığını belirtti.

16 Mart 2019 Cumartesi, 23:16

Türk-Alman Üniversitesi Göç Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Erdoğan, saldırıyı Cumhuriyet’e değerlendirdi. Motivasyona, hazırlığa, kullanılan silahlara, silah üzerindeki yazılara dikkat çeken Erdoğan, “Apaçık bir İslamofobik saldırı, daha netini dünya hiç görmedi. Bu eylemlerde yeni bir aşamaya geçildi bence, kendi içinde maalesef yeni bir model üretiyor bu saldırı” görüşünü dile getirdi.

<haber-dikey:1297176,1297114,1296759,1296591,1295233,1295150,1296737,1297857,1297842>
 
Saldırının görüntülerinin internette yayımlanmasıyla korku ve dehşet etkisinin artırılmasının amaçlandığını kaydeden Erdoğan, “Bu eylemi bu adam tek başına yapsa ve görüntülerini yayımlamasa herhalde bu kadar etkili olmayacaktı. Burada yeni bir evreye geçtik. Bu olay, dünya tarihine geçmiş İslamofobik saldırılardan biri oldu. Fakat bizim bu saldırıyı sadece bu kavramla açıklayabilmemiz mümkün değil. Yeni Zelanda gibi içinde yaşadıkları kültürlere, inançlara saygılı bir toplumda yine de böyle arızalar çıkabiliyor ve bunu besleyen yeni bir nefret kültürünün içindeyiz” diye konuştu.

Korku üzerinden oy...

Erdoğan, “Sosyal medya, insanların çok kısa süre içinde ‘kahraman’ olmasını sağlayan bir imkân tanıyor. Bu insanların daha önce suça karışmamış insanlar olması da bizi ayrıca dehşete düşürüyor. Hiç suça karışmamış insanlar bu kadar soğukkanlılıkla bu eylemi yapıyorsa bu sosyal medya kahramanlarının ne olduğunu çok anlamak mümkün değil diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Bu tür nefret saldırılarının olmasının, dünyada aşırı sağın yükselişiyle yakından bağlantılı olduğunu kaydetti. “Toplumlarda bu tip söylemlere karşı bir yakınlaşma var. İnsanlar, kendi politikacılarının ya da ülkelerinde olup bitenlerin yanlışlığına vurgu yapmaktansa başkalarının kendileri için nasıl kötü şeyler yaptıklarını daha kolay benimsiyorlar, politikacılar da bunun üzerine gidiyor. Bir de özellikle gelişmiş toplumlarda topluma politikacı olarak verebileceğiniz çok fazla bir şey yok; geriye tek şey kaldı; korku. Korku üzerinden oy toplanıyor” dedi.

‘Dünyanın ekseninde kayma var’

ABD’de Donald Trump’ın da korku ve öteki üzerine kurulmuş bir söylemle iktidara geldiği kaydeden Erdoğan şöyle devam etti: “Korku üzerine, öteki üzerine bina edilen bir söylem küresel olarak maalesef dünyanın her yerinde karşımıza çıkıyor. Daha da önemlisi eskiden daha marjinal olarak kalan bu tip hareketler merkeze yerleşti. Mesela Almanya’da büyük güç haline gelen AfD bunun tipik örneğidir. Almanya gibi Hitler döneminden kalma travmaları olan ülkede bile bu oluyorsa toplumlardaki bu kaymayı görmemiz lazım.”

“Burada şunu gördük: Bugüne kadar hiçbir şekilde aşırı sağ söylemin yanında yer almayan, makul diyebileceğimiz insanlar bu harekete destek vermeye başladılar” diyen Erdoğan, “Kimliğimizi kaybediyoruz, kendi toplumumuzu korumalıyız” gibi söylemlerle yeni bir hareket başladığını kaydetti. Erdoğan, “Ne yazık ki korku, dünyanın her yerinde en önemli enstrüman haline geldi. Dünyada politik eksende bir kayma var ve bu kayma kolay kolay düzelmeyecek gibi görünüyor” değerlendirmesini yaptı.

‘Yeni saldırıları tetikleyebilir’

Erdoğan, aşırı sağ söylemin merkeze yerleşmesinin, yabancı karşıtı terör eylemlerini tetikleyebildiğini vurgulayarak “Şiddete meyilli, kendisini müthiş bir güç ilan edip kişisel eylem yapan insanlar olabilir. Fakat burada o kişisel eyleme zemin oluşturan pek çok etki var ve o membadan besleniyor insanlar. Dolayısıyla aşırı sağda bir yükseliş olunca da diğerlerinin buna takılması ve bunun içinden bu tür saldırılar doğması çok şaşırtıcı değil” diye konuştu.