Guardian: Başkanlık diktasına geçiş potansiyeli çok yüksek

İngiliz Guardian gazetesi, Türkiye’de dün gerçekleşen 26. dönem milletvekili seçimini değerlendiren iki farklı yorum yazısını sayfalarına taşıdı. Gazete, seçim sonucuna ilişkin ‘Erdoğan’ın istikrar vaadi, Türklere ağır bedeller ödetebilir’ dedi.
CHA
Yayınlanma tarihi: 2 Kasım 2015 Pazartesi, 11:53

Guardian, Türkiye’de dün yapılan genel seçimin ardından sandık sonuçlarını değerlendiren iki yorum yazısını sayfalarına taşıdı. Gazetenin editör yardımcısı ve dış haberler yazarı Simon Tisdall imzası taşıyan yazıda, “Bölünme ve korkunun hakim olduğu seçimde AK Parti kazandı ancak bu keskin bölünmelerin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın otoriter yönetimi öncülüğünde büyümesi muhtemel gözüküyor. ifadeleri kullanıldı.

"SİYASİ HAYATININ EN BÜYÜK KUMARINI OYNADI VE KAZANDI"

Yazıda, “Türkiye’nin kavgacı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran ayındaki seçimde AK Parti’nin beklenmedik şekilde mecliste çoğunluğu kaybetmişti. Pazar günü ise Türkiye için dönüm noktası olarak tahmin edilen seçimde Erdoğan, siyasi hayatının en büyük kumarını oynadı ve kazandı” denildi.

Gazete, seçim sonuçlarını Erdoğan bağlamında ‘derin kaygılar oluşturan bir adamın şaşırtıcı zaferi’ olarak değerlendirdi. Cumhurbaşkanı’nın seçim sürecinde tarafsız bir tavır sergilemesi gerektiğine dikkat çekilen yazıda, seçim kampanyası boyunca Erdoğan’ın Türkiye’deki istikrar ve güvenlik uyarılarını sürekli gündeme getirdiğini yazdı. Ayrıca yazıda seçmenin, söz konusu bu uyarıları dikkate aldığı belirtildi.



“MUHALİF MEDYAYA BASKI YAPMASINA RAĞMEN KAZANDI”

Öte yandan yazıda, muhalif medya kuruluşlarına, sosyal medyaya, bağımsız gazeteciliğe ve 2013’teki Gezi Parkı protestolarında oluşturduğu şiddet ve baskılara rağmen Erdoğan’ın bu seçimi kazandığının altı çizildi.

Gazete, AKP'nin MHP'den destek alabildiği takdirde anayasayı değiştirmeyi hedeflediği 330 milletvekiline ulaşabileceğini belirtti. Söz konusu değişimin ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın birçok tartışmaya neden olan en büyük arzusu başkanlık sistemini gerçekleştirebileceği anlamına geldiği vurgulandı.

Yazıda “Son düzenlenen seçim sonucu, Türkiye için bir anlamda Erdoğan’ın Rus Devlet Başkanı Vladamir Putin'vari bir yönetim biçimini ülkeye uygulayacağı ve var olan parlamenter demokrasiyi, kurulan yeni kabine gölgesinde tek kişilik bir başkanlık diktasına doğru değiştirme potansiyeli oldukça yüksek” ifadeleri kullanıldı.

“GECENİN KAYBEDENİ HDP”

Guardian, Erdoğan’ın Haziran’da kaybettiği seçim sonucunun ardından Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki çatışmaları yeniden başlatmakla suçlandığını kaydetti. Dün geceki sandık sonuçlarından sonra daha sert önlemlerin alınabileceğine dikkat çeken gazete, yetkisini garanti altına alan Erdoğan’ın ikinci bir alternatif olarak da geri çekilerek daha önceden başlattığı barış sürecini tekrardan gündeme getirebileceği ifade edildi. Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) gecenin kaybedeni olarak nitelendiren gazete, partinin yüzde 10 barajını aşarak meclise girmesine rağmen Kürtlerin, uzun bir belirsizlik dönemiyle yüzleşeceği belirtildi.

“ZAFER AĞIR BEDELLE GELDİ”

Gazetede yer alan bir diğer yorum yazısında ise ‘Türkiye seçimi: Zafer bedelle geldi’ başlığıyla, “Erdoğan’ın stratejisi kazandı ancak bu politik sorunların ortadan kalktığı anlamına gelmez” ifadeleri kullanıldı.

Yazıda özetle şu ifadeler yer aldı:

“‘Yenilen pehlivan güreşe doymaz’ atasözü, Recep Tayyip Erdoğan döneminde giderek korkunç bir hale bürünen Türkiye’nin durumunu anlatmak için ideal olabilir.”

“AK Parti 13 yıldır iktidar olarak Türkiye’de yönetimi devraldı. Erdoğan ise 10 yıldan fazladır yönetimin başında bulundu. Ancak Erdoğan hiçbir zaman anayasal ilkelere saygılı, gerçek bir demokrasi gücü adına istifa eden bir demokrat olamadı ve herhangi bir başarısızlıkla karşılaştığında, tutumu her zaman engellerden başka yollarla kurtulmak oldu.”

"ERDOĞAN OLASI KOALİSYON HÜKÜMETİNİ SARSTI"

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir zaman ‘hayır’ kelimesini sevmedi ve Pazar günkü sandık sonuçlarıyla birlikte geride bıraktığı yorgun ülkeyi ve çoğunluğu geri kazandı. Oy oydur ve siyaset hiçbir ülkede şeffaflığını koruyamaz. Ancak, esas sorulması gereken soru onun (Erdoğan’ın) bu zaferi nasıl kazandığı. Bunun için doğrudan verilecek cevap: Erdoğan’ın, Haziran’da yapılan seçimin ardından kurulacak koalisyon hükümetiyle birlikte sağlanabilecek istikrarı baltalayarak ikinci bir şansı elde etmesidir.”

“Geriye doğru bakıldığında, yıllardır süren iktidarlığında teker teker bütün bağımsız kurumların merkezi haline geldi. Türk ordusunu etkisiz hale getirdi. Eski sessiz ortağı Gülen ve Hizmet Hareketi’yle ayrı düştü, eğitim ve medyaya kısıtlamalar getirdi. Bağımsız yargı ve güvenlik kurumlarını taraflı hale getirdi. Ayrıca Washington’da hazırlanan insan hakları raporuyla da Türkiye’nin itibarını zedeledi. Medya üzerinde artan baskı nedeniyle gazeteciler ve büyük medya kuruluşları hükümet yanlısı hale getirildi.”

“Son aylarda en kötü gelişme PKK ile Türkiye arasındaki savaşın tekrar yaşanması oldu. Barış süreci PKK ile HDP arasında yaşanan çekişme ve kararsızlık, hükümet ile PKK arasında çıkan çatışmalarda önemli rol oynadı.”

"TÜRKİYE SAKİN SULARA GEÇECEK GİBİ DURMUYOR"

“Erdoğan çoğunluğu geri kazandı ancak Türkiye bu süreçte büyük zarar gördü. Türkiye’nin bağımsız kurumları sarsıldı. Anayasal haklar hiçe sayıldı. Kürtler ve Türkler arasındaki ilişkiler bozuldu ve bittiği düşünülen savaş tekrar başladı. O (Erdoğan) istediği değişiklikleri elde etmek için uğraşmaya devam edecek ve olmadığı takdirle olmuş gibi davranacak. Ne yazık ki bu seçim, Türkiye’nin sakin sulara geçiş yapmasına izin verecekmiş gibi durmuyor.”

A+ A-

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Recep Tayyip Erdoğan