Kapat
A+ A-

Cin Ali kitapları tekrar raflarda...

Çocukluğumuzun efsane kahramanı Cin Ali, özgün biçimiyle yeniden basıldı. Yarım yüzyılda pek çok kuşağa okuma yazma öğreten, bize özgü olan bu kahramana yeterince sahip çıktık mı? Cin Ali, Avrupalı bir karakter olsa çoktan heykelleri yapılır, müzeleri kurulur, kütüphanelere adı verilmez miydi?
Yayınlanma tarihi: 04 Mart 2014 Salı, 15:43

[Haber görseli]

Eski Dostum: Cin Ali

Cin Ali kitaplarıyla okumayı öğrenmiş biri olarak, Cin Ali serisine yeniden kavuşunca epey heyecanlandım doğrusu. O zamanlar televizyon evlere yeni yeni girmeye başlamış, çizgi filmler yok ve hayatımıza bir çizgi kahraman giriyor: Cin Ali.

Cin Ali serisi, Türkiye’de üretilen çocuk kitaplarının tarihçesinde önemli bir duraktır. Geçmişte yapılanları bilmeden bugünle ilgili yargılara varmak derme çatma söylemler doğurur. Türk çocuk edebiyatında gerçekleri saptayabilmenin ön koşulu, geçmişte alana emek verenleri, tarih yordamıyla yerli yerine oturtmaktır. Buna Rasim Kaygusuz da dahildir, Cahit Uçuk da, Selma Mine de, Kemalettin Tuğcu da…

Köylerde, kentlerde yaşayan çocukların düş dünyasına el sallayan Cin Ali serisinin kapak renkleri bile iz bırakmıştı o dönemin çocuklarında. Cin Ali, Anadolu köylerinde öğretmenlik yapan ilkokul öğretmeni Rasim Kaygusuz tarafından 1968’de yaratılmış bir kahraman. 70’li, 80’li yıllarda ilkokula başlayan çocuklar okumayı Cin Ali kitaplarıyla öğrendi. Okumayı söktükçe bir sonraki kitaba geçirirdi öğretmenimiz. Turuncu kapaklı son kitap Cin Ali Kır Gezisinde’yi okuyabildiğimde, pek çok çocuk gibi, yeryüzündeki tüm kitapların sonsuz okyanusuna açılmaya hazır hissetmiştim kendimi.

Cin Ali Serüvenleri’nde tümden gelimci bir sistemle öğrenme esas alınıyor, on kitaplık seri kolaydan zora doğru bir sıralama ile çocuklara okutuluyordu. Kitapların kahramanı Cin Ali; yaramaz, yerinde duramayan, sürekli sorgulayan, araştıran bir çocuk. Başında sürekli bir kasket ile çizilen Cin Ali’nin bir çizgiden ibaret olan gövdesi, çevresindeki herkesin çizgi insan oluşu okurların hoşuna gidiyordu. Cin Ali serisi 2005’de ilköğretim müfredat programından kaldırıldı.

Cin Ali kitaplarının yaratıcısı Rasim Kaygusuz’u 1988’de sonsuzluğa uğurlamıştık. Cin Ali ile ilgili bilinmeyenleri öğrenmek için Rasim Kaygusuz’un yüksek mimar, restorasyon uzmanı kızı Nevin Kaygusuz Apaydın ile konuştuk.

 -İlkokul öğretmeni babanız Rasim Kaygusuz’un yarattığı Cin Ali karakterinin resimleri Selçuk Seymen tarafından yapılmış. Cin Ali’nin bir “çizgi çocuk” olarak ortaya çıkması ressamın mı, yazarın mı fikriydi?

-Cin Ali, resimleri, öyküleri ve kitap boyutuyla, yani bütünüyle babamın eseridir. Çizgi çocuk olarak tasarlanmıştır. Resimlerin taslağını babam yapmış, bugün kitaplarda yer alan son hali öğrencisi Selçuk Seymen tarafından çizilmiştir.

-Rasim Kaygusuz’un uzun yıllar birinci sınıf öğretmenliği yaptığını, o yaş grubunun gereksinimlerini iyi bildiğini görüyoruz. 1968’de müfredatın değişmesiyle birlikte Cin Ali kitapları yazılıyor. Kaygusuz’un ortaya koyduğu farklı bir öğretim sistemi mi vardı?

-Babam birinci sınıf öğretmenliğini çok sever, çocuğun okulu ve okuma- yazmayı sevmesinin birinci sınıf öğretmenini sevmesine bağlı olduğunu; bu yüzden de birinci sınıf öğretmenliğinin çok önemli olduğunu, branş öğretmenliği olması gerektiğini düşünürdü.

Babamın okuma-yazma öğretimi ile ilgili çalışmaları çok daha önce başlamıştı. Çözümlü Alfabe için 1962 yılında Talim Terbiye Kurulu’ndan alınmış tavsiye kararı var. Oyunla Okuma-Yazma Öğretimi’nin kitapçığının kapağında 1964’de çekilmiş fotoğrafım bulunmakta. Babam, okuma- yazma öğretiminde çok başarılıydı ve zaten kendi sistemini geliştirmişti. Çocukların okumayı söktükleri anda okuyabilecekleri bir kitap olmadığı için kafasında geliştirdiği bir proje vardı. Önceleri bir dergi çıkarmayı düşünürken, bazı nedenlerle bunu kitap haline dönüştürdü ve böylece Cin Ali Hikâye Kitapları ortaya çıktı. Yeni müfredat babamın geliştirdiği okuma- yazma öğretimi yönteminin daha bütüncül hale gelmesine sebep oldu.

Cin Ali’lerin yanı sıra, Renkli ve Matematikli Heceleme Fişi başta olmak üzere başka araç ve gereçler de tasarlayarak sistemini daha da geliştirdi.

-Cin Ali karakteri yaratılırken siz tanık oldunuz mu? Babanız Rasim Kaygusuz ailesiyle paylaşır mıydı yazdıklarını? Ressam ile birlikte çalıştığını gördünüz mü? Nasıl bir süreçti? Cin Ali’nin bu denli sevileceğini öngörmüş müydü?

-Babamın saman kâğıda üste çizgi karakterler çizip, alt kısmına da öyküleri yazdığını ve getirip bize okuttuğunu hatırlıyorum. Şimdi düşününce, yaptığı çalışmayı çocuklarına gösterip fikirlerini alması çok ilginç geliyor. Resimler konusunda tek hatırladığım, ressam Selçuk Seymen’in babamın öğrencisi olması.

Dokuzuncu kitaptaki Berber Fil’i sirkte birlikte seyrettik. Öyküyü yazmak için bir kere daha sirke gitmişti. Onuncu kitap için de epey düşündüğünü hatırlıyorum.

Bana her zaman “Cin Ali’nin kıymetini bil!” derdi. 45 yıl sonra hala bu kadar sevileceğini öngörmüş müydü bilemiyorum. Ama yaşadığı dönemde de çok sevildiğini görmüş olması bizi çok mutlu ediyor.

-Serinin Cin Ali Okulda adlı kitabında, Ali’nin soyadının İpek olduğunu öğreniyoruz. Rasim Kaygusuz’un Cin Ali karakterini, Adanalı matbaacı Ali İpek'in gerçek yaşam öyküsünden yola çıkarak yarattığını okumuştum, bu bilgi doğru mu?

-Babam kitap hazırlamaya karar verdiğinde karakterin adını Ali koymaya karar vermişti zaten. Çünkü hem çok bilinen hem de çok kolay öğrenilen bir isimdi. Ali’nin önüne bir sıfat koymak istiyor ama bulamıyordu. Matbaacı Ali İpek, kendisine memleketinde Cin Ali dediklerini, bu ismi kullanabileceğini söyleyince karakterimizin adı Cin Ali oldu. Bir jest olarak da kitapta Cin Ali’nin soyadı İpek olarak belirlendi. Babam kitabını bastıracak yer ararken Ali İpek’le tanışıyor. Zaten karakter ve kitap hazırdı; bu yüzden Ali İpek’in yaşam öyküsünden etkilenmesi olanaksız.

-Yıllar önce, Cin Ali’nin Kürtçeye çevrileceğini okumuştum, böyle bir çalışma var mıydı?

-Cin Ali, Türkçe’nin dil özelliklerine göre okuma yazma öğretimi için yazılmış bir kitaptır. Doğal olarak başka dillerin öğretim sistemine de uygun olması zor bir olasılık. Bizim başka bir dile çevrilmesi gibi bir planımız yok. Başka dillere çevrilmesini düşünenler varsa da pek gerçekçi yaklaşımlar değil. Aynı haberden bahsediyorsak, bu başka dile çevirme olayı ilgiyi kendilerine çevirmek için yapılmış kanısını uyandırıyor.

Cin Ali’nin bir başkasının hayat hikâyesinden etkilenerek yazıldığını anlatan haber de aynı şekilde adı yolsuzluk söylentilerine karışan şirketin durumunu düzeltmek için uydurulmuştu.

-1990’larda Cin Ali’nin görüntüsü biraz değiştirildi, Mustafa Delioğlu onu yeniden yorumladı. Yeni basımlarda ilk çizildiği biçimini korumayı neden seçtiniz?

-1980’lerin başında Cin Ali’nin hem korsan baskısı yapıldı, hem de 30’dan fazla taklidi piyasaya çıktı. Bunların kimi heceleri, kimi sözcükleri, kimi de tümceleri ayrı renklerde bastı. Cin Ali üzerinde de bu tip baskılar vardı. Babam bu yapılanların doğru olmadığını söyleyip baskılara karşı duruyordu.1988’de babamın ölümünün ardından bu baskılar daha da arttı. Bunun üzerine biz de heceleri ya da sözcükleri renklendirmek yerine resimleri renklendirip piyasaya hem siyah beyaz, hem de renkli Cin Ali’leri sunduk.

2013’de tekrar özgün haliyle sunmamızın nedenlerinden en önemlisi, babamın anısına saygı. Diğer önemli bir neden, resim ve yazı arasındaki ilişki daha net ortaya çıkıyor; çocuk renklerin arasında kaybolmadan okumaya odaklanıyor.

-Cin Ali kitaplarının yayın hakkı Cin Ali Yayınlarında değil mi? Bilgisunarda Cin Ali oyunlarına rastladım, kendisine saldıranlara karşı mücadele ediyor silahıyla onlara karşı koyuyor. Bu oyunların telifleri de Cin Ali Yayınları’nda mı? Değilse, bu konuda ne düşünüyorsunuz?

-Cin Ali Kitaplarının yayın hakkı Cin Ali Yayınları’nda. Cin Ali adının ve resimlerin de marka hakkı ailemizde. Ancak yasalar her zaman bizden yana olmuyor. Devam eden davalarımız var; davalar hem çok uzun sürüyor hem de çok haklı olduğumuzu düşündüğümüz durumlarda bile kazanamadığımız olabiliyor. Bilgisayar oyunları vb. durumlarda dava açarak değil de daha doğrusunu ve iyisini yaparak mücadele etmeye çalışacağız.

-Cin Ali serisinde anlatılan kent yaşamı, okul yaşamı bugünkünden biraz farklı. 21.yy çocuğuna bu kitaplar sizce ne kadar seslenebilecek? Yoksa da bir gün, koltuğunun altında tablet taşıyan, cep telefonu kullanan, AVM’de dolaşan bir Cin Ali ile mi karşılaşacağız?

-Cin Ali Hikâye Kitapları, yalın, naif ve zarif yapısıyla günümüz çocuklarının da çok sevdiği bir kitap olacağını düşünüyoruz. Cin Ali’yi çok seviyorum ama çocuğum sever mi bilmiyorum diyen velilerle tekrar görüştüğümüzde çocuklarının da Cin Ali ile çok değişik bir ilişki kurduğunu ve kitapları çok sevdiklerini söylemeleri bu inancımızı artırıyor.

Cin Ali, belki başka öykü serilerinin de kahramanı olabilir ilerde ama bu on kitapta hiçbir değişikliği düşünmüyoruz.

-Cin Ali ile ilgili başka projeler var mı? Örneğin, Cin Ali’nin çizgi filmi olsa hoşunuza gitmez miydi?

-Cin Ali ile ilgili o kadar çok proje var ki… Cin Ali Yayınları olarak babamın çıkarmış olduğu okuma araç ve gereçlerini yayına hazırlıyoruz. Çizgi film, yeni öyküler, yeni kitaplar, hediyelik eşya vb. projeleri de geliştirmeye çalışıyoruz. Öncelikle Remziye-Rasim Kaygusuz ve Cin Ali’yi kapsayan bir vakıf için çalışmalara başladık. Bir iki ay içinde kurulmuş olacağız. Vakfımızın amacını kısaca Rasim-Remziye Kaygusuz ve Cin Ali’yi yaşatmak; Türk eğitimine hizmet etmek; bu konuda çalışanları desteklemek olarak belirledik. Vakıfla eş zamanlı giden Cin Ali Kafe (kafe demek hoşumuza gitmiyor, daha uygun bir isim arıyoruz) projemiz var. Cin Ali’nin doğumundan bugüne kadar serüvenini anlatan bir müze/sergi evi düşüncemiz var. Bunun açılış tarihini henüz belirlemedik. Sırada bekleyen projelerimizden biri de Cin Ali Çocuk Kitaplığı. Çok çalışmamız gerek çookkk…

[email protected]

Cin Ali Serisi (10 Kitap)/ Rasim Kaygusuz/ Resimleyen: Selçuk Seymen/ Cin Ali Yayınları /2013/ 5+

Cumhuriyet İMECESİ