Koronavirüs kaygısı ile baş etmenin 7 yolu

SARS-CoV-2 virüsü dünya genelinde yayılmaya devam ettikçe salgın ile ilgili kaygı da artıyor. Sürekli yüksek kaygı, yaşanan kriz karşısında yapıcı çözümler üretmemize de engel olur. Çözüm olarak önerilen bilim temelli iki yaklaşım var: - Belirsizliği kabullenmek. - Kaygı paradoksuyla mücadele etmek. Bilim insanları bunun için 7 yol öneriyor. İşte o öneriler...

21 Mart 2020 Cumartesi, 02:00

BELİRSİZLİĞİ KABULLENME

1 Artan belirsizlik, insanları kaygıya karşı savunmasız hale getiriyor. ABD’de 2009 H1N1 salgını sırasında yapılan bir çalışma, durumun belirsizliğini kabul etmekte zorlanan kişilerin yüksek endişe yaşama olasılıklarının daha yüksek olduğunu göstermişti. Çözüm, kesinlik arayışı içinde olan davranışları yavaşlatarak günlük hayatta yavaş yavaş belirsizlikle yüzleşmeyi öğrenmek.

Bunun için küçük denemelerle işe başlayabilirsiniz. Örneğin hava durumunu önceden kontrol etmeden yürüyüşe çıkmak. Salgının ne durumda olduğunu öğrenmek için internete başvurma sayınızı azaltmak.

KAYGIYLA BAŞA ÇIKMAK

2 Kaygı, siz ondan kurtulmaya çalıştıkça o denli artar.. İnsanlar normalden daha fazla dizi ya da film izleyerek, kitaba gömülerek, sosyal medyada zaman geçirerek dikkatlerini dağıtmaya çalışabilirler. Ya da korkularını sakinleştirmeyi umarak haber akışlarını takıntılı bir şekilde kontrol edebilirler. Bu davranışlar kısa süreliğine yardımcı olsa da uzun vadede kaygıyı daha da kötüleştirebilir. 

Bunun yerine sizi endişelendiren düşünceleri serbest bırakın, endişeyi insan deneyiminin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edin. Koronavirüs kaygı dalgaları ortaya çıktığında, yaşadığınız deneyimi ve hislerinizi tanımlayın, kendinizi veya başkalarını yargılamadan yapın bu tanımlamayı.. Paradoksal olarak, kaygı ile karşı karşıya kalmaya alışmak zaman içinde daha az kaygıya yol açacaktır.

ÖLÜM KORKUSUNU AŞMAK

3 Sağlık tehdidi tüm korkuların altında yatan korkuyu tetikler: Ölüm korkusu. İnsanlar sağlık kaygısı ile kendini tüketebilir, ve herhangi bir hastalık belirtisine aşırı odaklanabilirler.

Bunu engellemek için yaşamınızın anlamına odaklanın. İster maneviyat, ister ilişki, ister bir amaç... Yıllardır ertelediğiniz önemli bir şeye başlayın ve bu konuda sorumluluk alın. Yaşamın “nedenine” odaklanmak veya onu keşfetmenin yollarını aramak kaygı ile başa çıkmanıza yardımcı olur.

SOSYAL İZOLASYON

4 Karantina, sosyal izolasyon, gelir kaybı... Sürecin nasıl yönetileceğine ilişkin endişeler haklı olarak hayli fazla. Üstelik insan zihinleri en kötüyü tahmin etmede başarılıdır. Araştırmalar insanların hep en kötü senaryolar üzerine odaklanmaya eğilimli olduklarını ve aslında zor durumlarla baş etme ve uyum sağlama gücünü hafife aldıklarını gösteriyor. 

Düşündüğünüzden daha dayanıklı olduğunuzun farkına varın. Bu, endişenizi azaltmaya yardımcı olabilir.

YARIM SAAT SINIRI

5 Koronavirüs, genel olarak yüzde 1.4 ila 2.3 ölüm oranı ile yayılıyor. Bu yüzden herkes virüse karşı makul önlemleri almak konusunda ciddi olmalıdır. Ancak medyanın ve sosyal paylaşımlarda her yeni gelişme ile birlikte kirli bilginin de yayılma hızı zaten var olan kaygıyı daha da arttırır. Kaygıyı azaltmak için, koronavirüs haberlerine maruz kalmanızı günde 30 dakikada ile sınırlandırmak işe yarayabilir. 

KENDİNİZİ GÜÇLENDİRİN

6 Denenmiş kaygıyı azaltma stratejilerine kulak verin: Yeterli uyku, düzenli egzersiz, beyni zinde tutacak beceriler, doğada zaman geçirmek ve stres altındayken rahatlama teknikleri kullanın. Koronavirüs krizi sırasında bu davranışlara öncelik vermek, psikolojik refahınızı artırmak ve bağışıklık sisteminizi güçlendirmek açısından önemli.

GEREKİRSE YARDIM ALIN

7 Anksiyete ve ilgili bozukluklara karşı savunmasız olan kişiler, koronavirüs salgınını özellikle yıpratıcı bulabilirler. Ve bu çalışma yaşamlarını, yakın ilişkilerini, arkadaşlıklarını etkileyebilir. Bu durumda profesyonel yardım önemlidir.