‘Sanat, tabiatı icabı muhalif’

Usta oyuncu Şerif Erol ile tiyatro ve sinema üzerine konuştuk.

Öznur Oğraş Çolak
02 Aralık 2019 Pazartesi, 02:00

“Vanya, Sonya, Maşa ve Spike” oyununun Vanya’sı, “Kadın” adlı dizinin Enver babası, Yavuz Turgul’un yönetmenliğini yaptığı ve Şener Şen’in de başrolünde oynadığı “Yol Ayrımı” filminin Besim’i, daha gösterime girmeyen film “Öteki İhtimal”in ise Fikret’i... Liste uzun... 

Şerif Erol, oyunculuğunun yanı sıra seslendirmede de çok başarılı bir sanatçı. Samimi, güler yüzlü ama konu işe geldiğinde son derece ciddi... Herkes onu her salı erkanlarda “Kadın” dizisinde seyrediyor ama bir de tiyatroda görün derim. Deyim yerindeyse tam anlamıyla döktürüyor. Oyunculuk olağanüstü, hiç teklemeden bir solukta oynuyor Erol... Her çarşamba Tiyatro Pera’da “Vanya, Sonya, Maşa ve Spike” adlı oyunda Vanya karakterini canlandıran oyuncuyla keyifli bir sohbet ettik. Sanatla uğraşmanın her zaman zor olduğunu söyleyen sanatçı, yeni ve farklı olanı söylemenin her zaman risk almayı gerektirdiğinin de altını çiziyor. 

Erol, “Sanat, tabiatı icabı muhalif, başka bir şey söylemek istiyor, soru sormak istiyor, dolayısıyla da hemen ilk başta benimsenen bir şey değil; oyunlar, romanlar, şiirler, ne yapılırsa yapılsın... Burada da bir zorluk var tabii ki, sanatçının değerinin bilinmesinin günümüzde pek mümkün olabileceğini düşünmüyorum. Bir insana sanatçı diyebilmek için bir zaman geçmesi gerekiyor. Bütün samimiyetimle söylüyorum, bir insanın sanatçı olup olmadığına, ürettiklerinin sanat eseri olup olmadığına bence tarih karar veriyor” diyor. 

Erol için tiyatronun yeri bir başka. Aslında her oyuncu için tiyatonun yeri ayrıdır. Bire bir seyirciyle yaşanan andan ibarettir tiyatro. Daha canlı, daha gerçek belki de. 

Erol için ise tiyatro hikâye anlatmanın güzelliği... Dünyadaki en eşsiz eylemlerden birinin hikâye anlatmak olduğunu düşünen Erol, “İnsanı yetiştiren, değiştiren, eğlendiren en önemli eylemlerden biri hikâye anlatmaktır. Tiyatro bunun araçlarından bir tanesi, ben oralarda biraz daha becerebiliyorum gibi bir fikrim var. Ama bunun çeşitli araçları var sinema gibi, roman gibi, öykü gibi, tiyatro bunlardan biri. Tiyatro bana temel olarak hikâye anlatmanın güzelliğini ifade ediyor” diyor. 

Erol’un “Vanya, Sonya, Maşa ve Spike” oyununda canlandırdığı karakter Vanya; çok konuşan, bir şey yapmayan, bir şey yapmak cesareti göstermeyen, edilgin ve çok bilen bir birey. Vanya, bunun trajikomikliği içerisinde bir adam, sempatik ama bazen sinir bozucu bir karakter. Yazar Christopher Durang, Çehov karakterlerini almış ve kendi ifadesiyle bir blenderın içine koymuş. Hem çeşitli Çehov karakterlerinden esinlenerek oluşturulmuş bir Vanya hem de Çehov’u dışında...

Yakında vizyona gerecek olan “Öteki İhtimal”in çekimleri yazın başında bitti. Erol film de ise bedensel engelli ve bundan dolayı büyük bir eziklik hisseden, hayatta pek çok fırsatı kaçırmış, zamanında harekete geçmeyi becerememiş, bunun için de büyük bir pişmanlık hisseden genç bir gazino sanatçısına âşık olup, onu da yüzüne gözüne bulaştıran bir adamı oynuyor. 

İYİ İNSANLARA İHTİYAÇ VAR

Kadın dizisinde Enver karakterini oynayan Erol, insanların çok büyük bir sevgi gösterdiklerini söylüyor ve ekliyor; “Enver karakteri çok iyi bir karakter olarak yazıldı Hande Altaylı tarafından. Masalsı bir iyilikte yazıldı bana kalırsa, kötü bir adam değilim ama ben Enver kadar iyi bir adam değilim, o çok iyi bir adam. Fakat şunu gördük, bu kadar iyilik acaba insanları yadırgatır mı diye ama meğerse ihtiyaç varmış bu kadar büyük bir iyiliği görmeye. Bu enteresan geldi bana, o kadar çok kötülük, tatsızlık, iticilik ve antipatiklikle karşılaşıyoruz ki; o kadar çok kolumuz kanadımız kırılıyor, yüzümüz yere eğiliyor ki, bu masalsı iyilik insanlara çok özledikleri bir şeyi verdi. Onun için de bu karakter çok sevildi. Bu masalsı iyilik, fazla iyilik ama çok ihtiyaç varmış bu da bana enteresan geliyor” diyor.