O güzel insanlarla beraber olmak ödüldü

ÇGD ve Tepebaşı Belediyesi’nin ‘Uğur Mumcu’yu Anma Gecesi’ aydınları buluşturdu.

29 Ocak 2020 Çarşamba, 02:00

Karanlık güçler tarafından katledilişinin üzerinden 27 yıl geçmiş ama Uğur Mumcu, bu ülkenin aydın insanları tarafından aynı inanç ve sevgiyle anılıyor. Çünkü o sadece bir gazeteci, hukukçu değildi. O ülkesinin daha demokratik, daha adil, daha özgür ve laik bir ülke olması için korkmadan, yılmadan çalışan bir fikir savaşçısıydı. Bedelini canıyla mı ödedi? Maalesef, sen yanmasan, ben yanmasam, nasıl çıkar bu karanlıklar aydınlığa?

 “Biz bu nöbeti 27 yıldır tutuyoruz” diyen Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Can Hacıoğlu, “Toplumda Uğur Mumcu’nun karşılığı hiç eskimediği, yazıları bize bugün de ışık tuttuğu, yeri doldurulamadığı için Tepebaşı Belediyemizin de büyük destekleri ile anmaya devam edeceğiz” diye ekliyordu. Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Dr. Ahmet Ataç’la sohbet ettiğimizde her yıl bu töreni hazırlarken her ödül kategorisini, kimlerin ödül alması gerektiğini aylarca düşünüp hazırladıklarını anlatıyordu. Kolay değil, 19 dalda üçer beşerden öyle kalabalık bir mücadele ruhu taşıyan insan toplamışlardı ki Eskişehir’e, sadece hep birlikte olmak bile onurdu! Hatta “Basın” ödülümü alırken başta üniversite olmak üzere, çalıştığım medya kuruluşlarından, özgür ruhum yüzünden hep kovulduğumu anlatmama gönderme yaparak “O kadar çok kovulmamış, haksızlığa uğramamış olsan bu sahnede işin neydi?” diye takılıyordu! 

Uğur Mumcu’nun da gazetesi olan Cumhuriyet gazetesi yazarları olarak bizim ayrı bir yerimiz vardı elbette bu törende. Ali Sirmen, “Yaşam Boyu başarı Ödülü”nü alırken, “Bunu genellikle yaşamın sonuna gelindiğinde veriyorlar” diye duayenliğiyle dalga geçerken, müzik yazarımız Evin İlyasoğlu, Kültür dalında ödül alırken müzik dışında da bir ödül almaktan mutluydu. 19 dalda birçok kişiye ödül dedik, hepsini tek tek saymak için sayfam yetmez; gazeteciler olarak FOX TV Haber Merkezi, Sözcü’den Deniz Zeyrek, Dünya, BirGün ve Evrensel gazeteleri de günümüzde hükümete bağlı kalmamış ender medya kuruluşları olarak hatırlandı. 

Demokrasi ödülü alan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Hukuk’ta Ece Güner Toprak, Sanat’da Eskişehir’e OMM’u kazandıran Erol Tabanca ve Cem Siyahi, Spor’da Eskişehir Görme Engelliler Spor Külübü, Mücadele’de Çanakkale Kent Konseyi ve EYT’liler en çok aklımda kalanlar oldu. Ödül alanları destekleyenler içinde en çok sesi çıkanlar ise EYT’lilerdi ki başkanları Gönül Boran Özüpak, “O yasa çıkacak!” diye teşekkür etti onlara. Yeni bir Fazıl Say mı yetişiyor dedirten Can Çakmur’u da ödül alırken görmek çok güzeldi, hele Kurşunlu köyü kadınlarını turizmci yapan Bedriye Berber Engin’i görmek büyük sürpriz! Ne diyeyim, gerçekten sayamadıklarımı da düşünürsek, bu kadar farklı konulardan bu kadar çok insanı, emeğini, mücadelesini görüp bir omuz vermek istemek, davet etmek ve getirtmek, karşılamak, ağırlamak, ödüllendirmek bile çok büyük emek. 

Bonus olarak da ödülümü Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’den almak, “gelip de hemen kaçıyorsun” diye sitemini duymak vardı. Eskişehir’i değerli şehir yapan sevgili hocamıza da kocaman bir selam.