A+ A-

Marc Quinn 'Aklın Uykusu' sergisi

ARTER’de 8 Şubat–27 Nisan 2014 tarihleri arasında İngiliz sanatçı Marc Quinn’in “Aklın Uykusu” başlıklı kişisel sergisi yer alacak
Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 22 Şubat 2014 Cumartesi, 10:59

[Haber görseli]

Sanatçının Türkiye’deki bu ilk kişisel sergisinin küratörlüğünü Selen Ansen üstleniyor.

Sanatçının 2000 yılından bu yana ürettiği 30’dan fazla yapıta yer verilen sergide, Marc Quinn’in sanat kariyerinde merkezi öneme sahip işleriyle birlikte, son dönemde ürettiği ve ilk kez ARTER’deki sergide gösterilecek yapıtları da bulunuyor. “Aklın Uykusu”, sanatçının 1990’lı yıllardan bu yana üretiminde ele almayı sürdürdüğü beden ve kimlik etrafındaki konulara odaklanırken; bir yandan da sanatla bilim arasındaki ilişkiyi ve sanatın teknolojiye bağımlılığını tartışmaya açıyor.

Marc Quinn’in yapıtları çoğu zaman insanlık tarihine, yaradılış sürecine, evren ve zaman kavramlarına göndermeler içerir. Sanatçının 1991 yılından bu yana kendi kanını kullanarak ürettiği otoportreleri ve insan bedeni için standartlaştırılmış estetik “norm”ları tersine çeviren heykelleri, Kendi/Öteki, Beden/Zihin, Doğa/Kültür gibi ikiliklerin yapaylığına ve tarihselliğine işaret eder; pek çok yapıtı Yaşam/Ölüm, Doğum/Yokoluş gibi karşıtlıkların bir arada varolma hallerini araştırır. Marc Quinn “iç” ve “dış” arasındaki ilişkiyi beden üzerinden okumaya açan yapıtlarında “iç”e etkileyici ve kafa karıştırıcı bir görünürlük kazandırırken, “dış”ı “iç”i çevreleyen ve tanımlayan bir alan olarak ele alır.

Sanat kuramcısı Selen Ansen, sanatçının ARTER’deki sergisini, “iç”le “dış” arasındaki bir geçiş alanı olarak “eşik” kavramı etrafında kurguladı. Sergi, “iç” ve “dış” kavramlarının tarihsel ve kültürel inşasını merkezine alarak, dünyayı algılayışımızı belirleyen kategorilere, kendimizi inşa ederken “dışarı”yla ve “öteki”yle kurduğumuz ilişkilere göndermeler taşıyor.

Serginin başlığı, Goya’nın “The Sleep of Reason Produces Monsters” (Aklın Uykusu Canavarlar Üretir) başlıklı gravüründen esinleniyor. Goya’nın “Los Caprichos” (1799) başlıklı serisinin parçası olan bu gravürde, sanatçı kendisini uyurken ve etrafı hayal ürünü canavarlar ve kabuslarla kuşatılmış olarak resmetmiştir. Gravürün başlığından esinlenerek isimlendirilen sergi, “aklın uykusu”nu bir yandan varoluşun ve yokoluşun, öte yandan hayat ve sanatın temas halinde birbirlerini beslediği bir geçiş ve etkileşim alanı olarak kurguluyor. Marc Quinn’in ARTER’deki sergisi hayal gücümüzün perdesini aralamayı; algımızı görünmez olana ve aklın susturmak istediğine doğru genişletmeyi öneriyor.Aklın Uykusu”, sanatçının kullandığı yöntem ve malzemelerin çeşitliliğini de yansıtan bir sergi. ARTER’in İstiklal Caddesi’ne açılan giriş bölümüne yerleştirilen anıtsal ölçekteki deniz kabuğu heykeli (“The Origin of the World - Cassis madagascariensis”) evrensel, somut ve sembolik katmanlarda insanın ve evrenin yaradılışını anımsatırken, yarı kapalı yarı açık haliyle sergide devam eden “eşik” kavramına bir giriş de sağlıyor.

Comment disclaimer