Kapat
A+ A-

‘Festival dostlarıyla var’

Nürnberg Türkiye Almanya Film Festivali’nin yönetmeni Ayten Akyıldız, 23 yıldır devam eden etkinliğin Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2 yıldır sırt çevirmesine karşın elbirliğiyle sürdüğünü söylüyor.
Yayınlanma tarihi: 18 Mart 2018 Pazar, 21:24

Bu yıl 23. kez düzenlenen Nürnberg Türkiye Almanya Film Festivali, önceki gece düzenlenen kapanış töreniyle sona erdi. Kapanış öncesi, etkinliğin düzenlenmesi için yıllardır ciddi bir uğraş veren Festival Yönetmeni Ayten Akyıldız ile bir araya geldik ve 23 yılın hikâyesini bir de onun ağzından dinledik.

- Kiminle konuşsam bu festivalin 23 yıldır sürüyor olmasını mucize olarak niteliyor. Bu mucize nasıl başladı, bugünlere nasıl geldi, en iyi bilenlerden biri sizsiniz herhalde.

İlk yıllarda Türkiye Sinema Günleri olarak başladı. Festival Başkanı Adil Kaya’nın Köln’de Mahmut Tali Öngören ve Osman Okan ile tanışmasının ardından doğdu bu fikir aslında. O yıllarda önce 4-5 filmle başlıyor. Hatta o zamanlar kendi imkânlarıyla altyazıları hazırlayarak, sanatçıları davet ederek başlıyorlar. Tabii zaman içinde Türkiye’den gelen sanatçıların sayısı da artıyor, git gide kalite yükseliyor ve 10 yıl önce de Türkiye Almanya Film Festivali konseptine geçiliyor. Bu aşamada Almanya’dan sanatçıların katılımı ve belediye çevrelerinin dahli de oldu ve böylece bugünkü konsept hayata geçirildi? Nasıl yapılıyor derseniz; Adil Bey önceleri bu festivalin dış ilişkilerini üstleniyordu ve içeriğini de Berlin’deki Gorki Tiyatrosu’nun program yöneticisi olan Tunçay Kulaoğlu oluşturuyordu. Yani ikisinin başarısı ve onları destekleyen ekibin de katkısıyla yürüdü Türkiye Sinema Günleri.

- Finansmanı nasıl hallediyorsunuz? Kimler destek oluyor festivale?

İlk zamanlar Adil Bey bütün borcu üstlendi, kendi cebinden. Çevirileri o yapıyordu, broşürleri o bastırıyordu. Mail’lerin olmadığı dönemlerde, benim küçük bir arabam vardı, Adil’le Tunçay arasında mekik dokuyordum... Ona yazıyı götürüyordum, o çeviriyordu, diğerine götürüyordum. 10 yıldır şu anda içinde bulunduğumuz belediye binasında ofis var, ama ondan önce Adil Bey bir ofis kiraladı, iki odalı bir yer ve kendisi ödedi kirasını. Daha sonra yaptığımız işin kalitesi görüldükçe ve ben özellikle bu binada olmak konusunda diretince bizi buraya aldılar. Çünkü burası “art house” filmlerin, sanat filmlerinin gösterildiği büyük bir kompleks. Elbette Nürnberg Belediyesi’nden maddi destek de alıyoruz, sponsorlarımız var, festival dostlarımız var... Festival dostlarını da İstanbul’daki Lale Kart’tan esinlendim, burada bir hayli güzel bir çevre yaratarak, dostlarımızı festivale kazandırarak bir hayli birikim yaptık.

‘Hiçbir gerekçe yok’

- Bizim Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu konuda ne gibi bir desteği var?

İki yıldır tüm desteği kesti bakanlık. 15 Temmuz’dan sonra hiçbir gerekçe gösterilmeksizin dosyalarımız reddediliyor. Ama şunu da söyleyeyim, Nürnberg’de olan başkonsolosumuz Yavuz Kül Bey olsun, diğer bakanlık çalışanları olsun hepsi bize çok yardımcı oldular. Biliyorum ki bu festivalle onlar da gurur duyuyorlar ve destek veriyorlar.

- Türkiye’de de belediyelerin desteklediği, finanse ettiği çok festival var ama bir seçim olup da yönetim değiştiğinde festival de tehlikeye girebiliyor. Ya iptal ediliyor festival, ya ekibi değiştiriliyor... Burada böyle bir endişeniz oluyor mu?

Kesinlikle hayır. Nürnberg’de zaten son 10 yıldır belediye değişmedi fakat buna sadece belediye başkanı karar vermiyor, başka kurumlar var, bir kültürel altyapı var... Bir de şu var: Almanya’da yapılan başarılı işi görüyorlar ve destekliyorlar. Mesela son iki yıldır bütçemiz bir anda kesilince Nürnberg Belediye Başkanı birçok yere yazı yazarak bize destek olmalarını rica etti. Burası bir barış kenti her şeyden önce, biliyorsunuz Nazilerin yargılanması da burada yapıldı. Sadece Türkler değil, burada Kürtler de etkinlikler düzenliyor, başka kültürler de... İspanyol film günleri oluyor, Yunan film günleri... Ama en büyüğü bizim festivalimiz ve böyle bir konsept de Almanya’da tek.

ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU

En İyi Film: “Transit” (y: Christian Petzold)

En İyi Erkek Oyuncu: Şener Şen (“Yol Ayrımı”)

En İyi Kadın Oyuncu: Stephanie Amarell (“Aile - Die Familie”)

Jüri Özel Ödülü: “Zor Bir Karar”

Öngören İnsan Hakları Ödülü: “Çirkin Kral Efsanesi” (y: Hüseyin Tabak)

İzleyici Ödülü: “Yol Ayrımı” Kısa Filmler:

En İyi Film: “Toprak” (y: Onur Yağız)

En İyi 2. Film: “Hastabakıcı” (y: Soner Sert)

En İyi 3. Film: “Şampiyonlar” (y: Anastasija Brauniger)

Cumhuriyet İMECESİ

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Şener Şen