Postu deldirmek de var!

.

02 Haziran 2019 Pazar, 11:08

Dövme-tattoo sanırım 21. yüzyılın gerçeği diye tarihe geçecek; çılgınlığı demiyorum, zira zülfü yare dokunmak da var. 36 milyonluk Kanada’da nüfusun yüzde 23’ü, kendisini mürekkep zerk edilen cildinde dövdürmüş bulunuyor. Türlü yazılar, semboller, resimler, duvar yazısı ve graffitisi gibi sloganlar insan derisi üzerinde; daha neler neler... Her yerde, bizdeki deyişle bakkal dükkânı kadar, tattoo salonu açık. ABD’de tattoo’luların nüfusa oranı yüzde 21 iken, Kanada’da oran yüzde 23’tür. Ülkenin bu işe harcadığı para, 2018 yılında, resmi istatistiğe bakılırsa 1 milyar 650 milyon dolardır. Ne zararı var ki, nihayetinde gayri safi milli hasıla içinde bir gider pusulasıdır; ekonomiye katkıdır, işsizlere iş, güçsüzlere ne güzel imkândır.

Belki bu para başka hayırlı alanlarda kullanılsa daha yararlı olur, diyen çıkabilir; fakat bizim işimiz akıl vermek değil, gazetecilik edip sizlere Kanada’dan insanın içini kaldıran bir hikâyeyi aktarmaktır. Kanada’nın Pasifik kıyısından itibaren doğuya doğru soldan sağa sayarsanız üçüncü eyaleti, Saskatchewan’da tattoo işi yaparak geçimini sağlayan Chris Wenzel, kalp yetmezliği yüzünden geçen yıl 41 yaşındayken yaşamını yitirdi.

 

Chris'in dövmeli derisi geçen haftalarda Saskatoon'da sergilendi.

Dövmelerini miras bıraktı

Tattoo’da eşi bulunmaz bir mürekkep ustasıydı; eşi de öyle... Saskatchewan’ın başkenti Saskatoon’da karı koca, birlikte çalışıyorlardı ve hatta ABD’den müşterileri vardı. Yatağa düşüp ağır hastalanınca, ecelin farkına varan biz bütün ölümlüler gibi hisseden Chris, en önemli vasiyeti olarak bütün vücudunu kaplayan, neredeyse tek bir boşluk bile bulunmayan dövmelerini karısı Chery’e miras bıraktı. Bu ağır bir sorumluluktur, kısa süre sonra Bay Chris vefat etti. Hemen toprağa verilmedi, bekletildi ve asıl tüyler ürperten işlem başladı. Eşi Bayan Chery, deri yüzmede uzman olan Amerikalı bir cildiyeciyi buldu, eşinin cesedini ona teslim etti.

Şimdi, yüreğiniz kaldırmıyorsa yazıyı okumaya burada ara verebilirsiniz, haklısınız. Fakat biz yazmaya devam ediyoruz. Chris’in dövmeyle kaplı bedeni itinayla, büyük bir dikkatle, tek bir ölü hücresine zarar gelmeden “yüzüldü”, bedeninden ayrıldı. Çok özel eriyikler ve kimyasallar içinde bekletilerek kurutuldu, sergilenecek duruma getirildi. Diyelim ki, bir sanat eseri kurtarılıyordu, arkeolojik bir çalışma gibi her şey böylece özenle tek tek yapıldı. Güneş ışığından, parlak ışıktan korunmak şartıyla Chris’in dövmeli derisi sonunda, geçen haftalarda Saskatoon’da sergilendi. İnsanlar insan derisini görmek için sıraya girdi; garip merak...

“Postu deldirmek” diye Türkçemizde bir deyiş vardır. Silahla yahut bıçakla yaralanmak anlamındadır; Chris’in bedeninden ayrılan derisi tek bir hasar görmeden, yani postu deldirmeden sergiye çıktı. Şimdi meraklısı üste para verip gidiyor, izliyor. Burada kurutulmuş insan derisindeki dövmeden ziyade soyulmuş, yüzülmüş insana ait merak bulunuyor diyenler de var!

Deri yüzdürme işini yapan Chery için soruşturma açıldı mı, bu iş yasal mı, daha doğrusu böyle bir şey hukuk açısından mümkün mü biçiminde bir çok soru şu sıralarda Kanada’yı meşgul ediyor

Öte yandan dövmeci Chery de, kendi vücudunun tamamını kaplamış tattoo’ları, tıpkı müteveffa kocası gibi, çocuklarına emanet ve vasiyet etmekte gecikmedi. Ölünce kendi derisinin yüzülmesini, kocasıyla yan yana çerçevelerde konulmasını istedi. Sonsuza kadar karı koca beraberliği işte böyle olur!

Bu haberleri okuyup midemde deniz tutmuş gibi hafif bir lodos kabarması hissederken aklımıza birden Japon roman yazarı Haruki Murakami’nin tüyler ürperten bölümüyle okuduğumuz Zemberekkuşunun Güncesi adlı yapıtı geliyor. Moğol askerlerinin eline düşen Japon teğmen Yamamoto’nun canlı canlı derisinin yüzüldüğü sahne unutulur gibi değildir. Sonunda kanlı et yığınına dönüşen Yamamoto’yu rüyalarımda görmemek için o zamandan beri tembihli uykuya yatıyorum. Siz halen, “edebiyat dediğin uydur uydur yaz,” diye hâlen düşünüyorsanız, Saskatoon’daki camekânda çerçevelenmiş insan derisini gidip görünüz. Tek farkı var; romandaki canlıydı, ötekisi mevta...

[email protected]