Kapat
A+ A-

Kemal Kurkut niye öldürüldü?

Diyarbakır’daki Nevruz kutlaması sırasında vurulan üniversite öğrencisi Kurkut’un ailesi, gencin psikolojik sorunları olduğu iddiasını reddetti.
Yayınlanma tarihi: 23 Mart 2017 Perşembe, 20:20


                                                                            fotoğraf:dihaber
Diyarbakır’da Nevruz kutlamalarına elinde bıçak ve üstü çıplak olarak girmek isteyince polis tarafından vurularak öldürülen İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü öğrencisi  23 yaşındaki Kemal Kurkut ile ilgili tartışma sürüyor. Üzeri çıplak olmasına karşın Valilik açıklamasında Kurkut’un “canlı bomba” şüphesiyle vurulduğu belirtilirken, Kurkut’a neden biber gazı veya başka bir yöntemle müdahale edilmediği de tartışma konusu oldu. Dihaber’de yer alan tanık anlatımlarına göre arama noktasında polisle tartışan Kurkut’un sinir krizi geçirdiği, yaşanan tartışma sonrası Nevruz alanına yakın bir kasap dükkanından bıçak alarak yeniden koşarak  polis noktasına gittiği belirtildi.  
 
Amca Kurkut: Aleviyim Kürdüm fakirim suçum bu 
 
Kurkut’un Malatya’nın merkez Battalgazi ilçesinde  taziyeleri kabul eden ailesi de gazetemize konuştu. Kurkut’un babasının 15 yıl önce akciğer kanserinden yaşamını yitirdiği, öğretmen olan abisinin KHK ile ihraç edildiği belirtildi. Amca Yusuf Kurkut, yeğenin Diyarbakır’a gittiğinden haberleri olmadığını belirterek, “olayın nasıl olduğunu bilmiyoruz. ‘demokrasi’ dediler hani demokrasi? ‘Eşitlik’ dediler hani eşitlik? 20 yaşındaki bir genç vurulur mu? Suçumuz ne? Ben Aleviyim suçum bu. Ben Kürt’üm suçum bu. Ben fakirim suçum bu. Hani varsa nerede adalet?” dedi. 
 
"Katliamdan sonra ruhsal olarak çöktü"

Kemal Kurkut’un Ankara katliamı sonrası yaşadıklarını aynı adı taşıyan amcasının oğlu Kemal Kurkut anlattı. Katliam öncesi güler yüzlü, sevecen biri olduğunu söyleyen Kurkut, “10 Ekim’de Kemal de Ankara’ya gitti. Patlama esnasında oradaydı. Fiziksel bir yara almadı, ama ruhsal olarak çöktü. İçine kapanık, donuk, kimseyle konuşmaz oldu” dedi. Kuzeninin Ankara’da yaşadıklarını unutamadığını belirten Kurkut, “Ankara’dan döndükten sonra ‘Ne oldu?’ dediğimde bize sadece ‘İnsanlar parçalandı, kanları sıçradı’ diyordu. Onun da üzerine kan sıçramıştı. Orada yaşadıklarından çok etkilendi” diye konuştu.

 
Cenaze aracı verilmedi, morgda sular kesildi 
 
Cenazelerini teslim aldıktan sonra büyük sıkıntılar yaşadıklarını anlatan Kurkut,  “Cenaze arabası verilmedi, çadır verilmedi, tabut verilmedi. Morgda ‘sular kesildi’ dediler. Kabrini eştik, hazırladık engel oldular. ‘SİT alanı’ dediler. Biz, Hasan Basri mezarlığına defnedecektik cünkü rahmetli babası oradaydı. Döndüm oradaki topluluğa ‘arkadaşlar cenaze buraya kadar bizimdi, bundan sonrasında toplumundur, isterseniz burada çürütelim isterseniz gömelim’ dedim. O cenaze alındı, mezarlığa pikapta getirdik” diye konuştu.
 
Çok sakin dürüst biriydi 
 
Yeğenini psikolojik sorunları olduğu ve tedavi gördüğü iddialarını reddeden amca Kurkut, ”“ok sakin, dürüsttü. Arkadaşlarıyla iyi geçinirdi. Hep evindeydi. Okuluna gidip geliyordu. Müzik bölümünde okuyordu, keman çalıyordu. Bunu yapanlarda sürüm sürün sürünsün” dedi. Hukuki olarak yaşananların takipçisi olacaklarını söyleyen Kurkut, “Baksınlar, suç kimdeyse adalet yerini bulsun” dedi.
 
Girasun: Polis orantısız güç kullanmış 
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma sürürken, olay yerindeki polislerin de ifadelerinin alınacağı belirtildi.Diyarbakır Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Neşet Girasun,  “olay sonrasında basın yayın organlarında çıkan görüntüler ve fotoğraflar, valiliğin açıklamasının gerçeği yansıtmadığını gösteriyor. Bu görüntülere göre olayda tamamen bir yargısız infaz var. Kamu görevlileri bu olayda orantısız ve ölçüsüz güç kullanmışlardır. Kurkut’un yaşam hakkı ihlal edilmiştir. Sorumluların bir an önce açığa çıkarılması için olayda bulunan kamu görevlileri bir an önce açığa alınmalıdır. Diyarbakır Barosu da bu konunun takipçisi olacak ve müdahale dilekçesi verecektir" dedi. 
 
Baydemir: yargısız infazdır cinayettir 
 
DTK Eşbaşkanı Leyla Güven,  DBP Eşgenel Başkan Vekili Gülcihan Şimşek, TJA Sözcüsü Ayşe Gökkan ve  HDK Eşsözcüsü Gülistan Koçyiğit ile birlikte dün Diyarbakır’da basın toplantısı düzenleyen HDP Sözcüsü Osman Baydemir ise “ Kemal Kurkut Nevruz alanına 300 metre kala katledildi, kınıyoruz ve kabul edilemez buluyoruz. Yargısız infazdır, cinayettir. Bedeninin yarısının çıplak olduğu, elinde bıçak olduğu bir insanın derdest edilmesi ölüm olamaz. Sayın vali ile görüşmemizde, bu cinayetin faillerinin görevden el çektirilmesi ve tutuklanmasını talep ettik. Bu cinayet, yargısız infazın esas amacı Nevruz’u gerçekleştirmemeye yönelik bir provokasyondur” diye konuştu.  
 
Tanrıkulu ve Yiğitalp meclis gündemine taşıdı 
 
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp de konuyu Meclis gündemine taşıdı.  Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle sonu önergesi veren Tanrıkulu, şu soruları yöneltti:   * Elinde çanta olmayan ve üzeri çıplak bir kişinin ‘Çantamda bomba var’ diye bağırdığı gibi inandırıcılıktan uzak bir açıklama neden yapılmıştır?  * Elinde bir bıçak bulunan Kemal Kurkut, sağ yakalanabilecekken, alandaki yüzlerce polis tarafından etkisiz hale getirilebilecekken neden öldürülmüştür?  * Olaydan sonra polislerin çevrede bulunan gazetecilerin fotoğraf makinelerindeki görüntüleri sildirdiği iddiası doğru mudur? ”. HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle soru önergesinde şu soruları yönetti; * Kurkut vurulmadan da durdurabilecekken neden vurulmuştur?  * Kurkut’un vurulması sizce de açık bir infaz ve kasten insan öldürmek değil midir?  *Malatya Belediyesi tarafından Kurkut’un cenazesi için cenaze aracının ve mezar yerinin verilmemesi suretiyle defin işlemlerinin engellenmesinin yasal ve insani dayanağı nedir?
 

Cumhuriyet İMECESİ

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Binali Yıldırım, Sibel Yiğitalp, Leyla Güven, Osman Baydemir, Süleyman Soylu

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler