A+ A-

‘Sevdiğim insanlar ölüyor’

Osman Kavala, 18 Ekim 2017’de gözaltına alındı. İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nce 1 Kasım’da tutuklandı. Dosyasında gizlilik kararı var. Cezaevinden sorularımızı yanıtlayan Kavala, “Gözaltına alındığımda tutuklanacağımı düşünmemiştim” diyor.
Yayınlanma tarihi: 01 Kasım 2018 Perşembe, 20:41

 [Haber görseli]

Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala, bir yılı aşkın süredir yani 379 gündür özgürlüğünden yoksun. Silivri Cezaevi’nde, tek kişilik hücrede yargı önüne çıkarılmayı bekliyor. Dostlarının ilgisi ve sevgisi sayesinde yaşadığı haksızlığa katlandığını söylüyor.

İçerde kitap ve gazete okuyarak günlerini geçirdiğini yazan Kavala, “Sanat, kültür etkinlikleriyle ilgili haberleri okumaktan, yönetmenlerimizin uluslararası film festivallerinde başarı kazanmasından mutlu oluyorum. Buna karşılık tanıdığım, sevdiğim insanların ölümleri üzücü oluyor. Onları son bir defa daha görememiş olmaktan dolayı üzülüyorum” diyor.
Savcıya kredi veriliyor

-Tutukluluğunuz bir yılı doldurdu. Bu kadar uzun tutulacağınızı tahmin etmiş miydiniz? Neler hissediyorsunuz?

Gözaltına alındığımda tutuklanacağımı düşünmemiştim. Tutuklanınca da Büyükada’da toplantı yapmış olan insan hakları aktivistleri gibi tutuklanmamın en fazla birkaç ay süreceğini düşünüyordum. Bu durum haksızlığa uğramışlık hissi doğuruyor, bununla baş etmek için kafamı bununla fazla meşgul etmemeye çalışıyorum.

-Sizce neden iddianame hâlâ açıklanamadı?

Savcılık birisinin üzerine anayasal düzeni ortadan kaldırma ve hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarını attığı zaman tutuklama da beraberinde geliyor. Mahkeme öncesi tutuklama talebini inceleyen ve dava dosyasına ancak şöyle bir göz atabilen sulh ceza hâkimi, savcının bir bildiği vardır, suçluyu elimizden kaçırmayalım anlayışıyla deyim yerindeyse savcıya kredi açıyor, somut gerekçeler olmasa da talebini kabul ediyor. Bundan sonra savcının tutuklama kararının haklılığını gösteren bir iddianame hazırlaması lazım. Anladığım kadarıyla benim durumumda üzerime atılan suçlarla ilişkili olduğumu gösterecek somut olgu bulmada zorluk çekiliyor.
 

-Adaletin tecelli edeceğine inanıyorum demiştiniz. Bu inancınız sürüyor mu?

Mahkeme daha başlamadı. Bu güne kadar süren hukuksuzluğun mahkemede de devam edeceğini söylemek doğru olmaz. Adil yargılanmama ihtimalinden söz etmek adil yargılanma talebini sulandırır diye düşünüyorum.
 

-Sizi içeride en çok ne sıkıntıya sokuyor? Günleriniz nasıl geçiyor?

Cezaevinde tek başıma kalıyorum ancak bundan çok rahatsız değilim. Her hafta eşim, adlarını verdiğim arkadaşlarım ve avukatlarımla görüşüyorum. Tanıdığım, insan hakları ile ilgilenen başka avukatlar, milletvekilleri de sağ olsunlar Silivri’yi ziyaret ettiklerinde benimle de görüşüyorlar. Kitap, özellikle edebiyat eserlerini okumak yalnızlık hissine kapılmamı engelliyor. Televizyonda sadece haberleri izliyorum ama her gün okuduğum Cumhuriyet dahil dört gazeteye daha fazla vakit ayırıyorum. Bunların dışında, avluda yürüyerek, çamaşır, bulaşık yıkayarak gün geçiyor. Günler hızlı geçiyor ama bu zaman da hızla hayatımdan eksildiği için bu durum çok da rahatlık verici değil.

-Dışarıdan gelen haberlerden en çok hangileri sizi mutlu ediyor ya da heyecanlandırıyor?

Sanat, kültür etkinlikleriyle ilgili haberleri okumaktan, yönetmenlerimizin uluslararası film festivallerinde başarı kazanmasından mutlu oluyorum. Ayvalık’ta yeni bir film festivalinin başlamasına çok memnun oldum. Buna karşılık tanıdığım, sevdiğim insanların ölümleri üzücü oluyor. Onları son bir defa daha görememiş olmaktan dolayı üzülüyorum. Dostum Ara Güler gibi...

Cumhuriyet’e teşekkür

-Sizi bekleyenlere göndermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Bana mesaj yollayan, Silivri’de ziyaretime gelen tüm dostlara ve tanıdıklara teşekkür ediyorum. İlgileri, sevgileri benim bu haksızlığa katlanmamı çok kolaylaştırdı. Tutuklanmamdan itibaren Cumhuriyet’te benimle ilgili haberler, yazılar çıktı, çıkmaya devam ediyor. Bütün Cumhuriyet yazarlarına, artık yazmayanlar dahil, teşekkür ediyorum. Umarım Emre Kongar üstadın vurguladığı gibi benim durumum, yargıda özellikle tutuklama uygulamalarındaki  hukuksuzluğun anlaşılmasına katkıda bulunur.

Cumhuriyet İMECESİ

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Emre Kongar

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler