Rahmi Koç: Zaman hazinem

Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, hakkında merak edilenleri anlattı.

cumhuriyet.com.tr
18 Ocak 2019 Cuma, 09:21

Koç Holding’in üç kuşağa yayılan başarı öyküsünün en büyük mimarlarından biri Rahmi M. Koç. Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç (89), Topluluğun 92’nci yıla ulaşan hikâyesinin çok önemli bir bölümüne tanıklık etti. Rahmi M. Koç, Üst Düzey Yöneticiler toplantısında gazeteci Rıdvan Akar’a iş yaşamındaki deneyimlerini, liderlik anlayışını, dünyaya bakışını ve iş yaşamı dışındaki zevklerini anlattı. Rahmi Koç’un dikkat çeken açıklamaları özetle şöyle:

YEMEK BEKLEMEKTEN HOŞLANMAM

Benim zaman anlayışımda, bir yere gidiyorken benzin alınması, lastik şişirilmesi, gıda alınmasına katiyen tahammülüm yoktur. Hele lokantada yemek beklemekten hiç hoşlanmam. Ben her gece başımı yastığa koyduğumda, bugün neler yaptım diye bilanço çıkarırım. Sabırsızım. Çünkü zamanın benim için büyük kıymeti var. Lüzumsuz, manasız, sebepsiz vakit geçirmeye hiç tahammülüm yoktur. 

Rahmi Koç’un “İş dünyası ve toplumsal yaşamda idolleriniz kimler ve neden” sorusuna yanıtı şöyle oldu: “Henry Ford, Peter von Siemens ve David Rockefeller idollerimdir. Bu olağanüstü kişiler, insanların hayatını kolaylaştırmışlar ve barış için çalışmışlardır.”

Rahmi Koç, Rıdvan Akar’ın “Gerçekten emekli misiniz” sorusuna şu yanıtı verdi: “Her gün Koç Holding’e sabah 9 buçukta gelirim akşam 6 buçuğa kadar çalışırım. İşlere karışmam. Bana sorulan suallere cevap vermeye çalışırım. Bütçe ve program dışında sual sorarlarsa cevap vermeye çalışırım. Bu da beni zihinsel olarak dinç tutar. Onun dışında hakikaten emekliyim çünkü benim hobilerim var.

GÜNEŞ DOĞMADAN...

Dünya seyahatini 38 metre tekne ile yaptık. Altını üstünü ilave ederseniz 45 - 50 metrekare çıkar. Bunun umumiyetle 30 - 35 metrekaresi kullanılır. Bu nispetteki dar mekânda çalışanların birbirleri ile patron ve misafirlerin mürettebat ile iyi geçinmeleri, herhangi bir sürtüşmeye mani olmaları gerekir. Bunları yapabilmek kısa sürelerde mümkündür ama aylarca beraber yaşadığınızda çok zordur. Küskünlerin ertesi gün, güneş doğmadan barışmaları gerekir. Aksi takdirde yaşam imkânsız hale gelir. Bu, idaresi kolay olmayan bir beraberliktir.


LİDERLER VE KUVVETLİ İNSAN

Lider, ağzı laf yapan, karizması olan, doğru veya yanlış, iyi ya da kötü olsun, inandığı bir gaye uğruna insanları arkasından sürükleyen kişidir. Ben bunları ikiye ayırıyorum. Bir politik liderler, bir de bizim gibi iş dünyasında olan liderler. Politik liderler güzel konuşurlar, güzel vücut dilleri vardır, şık giyinirler ve onların bir numaralı unsuru da partilerinin veya kendilerini destekleyen grubun popülaritesini almasıdır. İş hayatındaki liderlerde de bulundukları mesleği daha ileri götürmeyi, daha fazla kâr etmeyi, daha fazla büyütmeyi hedeflerler. Liderlerin pek azı yanında kuvvetli insan ister. O niyetle kuvvetli insanlar liderlerden çekinirler.

ZARAR VERENİ AFFETMEM

Çalışma hayatında üç tip insan vardır. Birincisi işini doğru dürüst yapan ama satışı olmayan kişiler. İkincisi işini iyi yapıp, devamlı tantana yapanlar. Üçüncü ve en tehlikeli olanı ise ağzı laf yapan, yapmadığı işi yapmış gibi gösterenler. Çalışanlarımızın Koç ismine halel getirmelerini, çalıştıkları şirkete kâr yerine zarar vermelerini, onu suiistimal etmelerini ne kabul ne de affederim.

BABA TAVSİYELERİ

En önemli tavsiyeleri babamdan aldım. “Birlik dirlik içinde olun. Politikaya katiyen girmeyin. Mali durumunuzu öyle ayarlayın ki, alacağınızı tahsil edemeseniz bile, borcunuzu mutlaka ödeyin. Düzgün vergi verin. Hayır işleri yapın.”

İŞKOLİK DEĞİLİM

Bazı insanlar işkoliktir ama ben değilim. Babamız da işkolik sayılırdı. İşkolikler devamlı çalışırlar ama işkolikliğin bir süre sonra o kişiye zarar verdiğine inanıyorum. Mutlaka kendinize dinlenme fırsatı vermelisiniz. Mesela bir müdürümüz gelip bana “ben hiç tatil yapmadan çalışırım” dediği zaman, ona fena not veririm. Bazı kişiler perhiz yaparlar sadece bazı şeyleri yerler, ben ona karşıyım, vücudun her şeye ihtiyacı vardır. Sekiz saat çalışma, sekiz saat dinlenme, sekiz saat hobilere ayrılmalıdır.

SAĞLIK - DEMOKRASİ

Bir insanın en değerli varlığı ve sermayesi, sağlığıdır. Sağlık, demokrasi gibidir, elden gitmeyince kıymeti pek anlaşılmaz. Genellikle hor kullanılan sağlık, yaşlandıkça mutlaka kendini gösterir ve cezası çekilir. Kilo almak sağlığın en büyük düşmanıdır. Dolayısıyla, az yenecek, hareket ve spor yapılacak, aşırı ve taşkın hayat yaşanmayacak, disiplinli bir ömür geçirilecek, bunları genç yaştan itibaren alışkanlık haline getirirseniz, ömrünüz uzar. 40 yaşına kadar beklerseniz çok geç kalmış olabilirsiniz.

EL YAZISI BAŞKA...

El yazısı ile yazılan mektup, hatta el yazısı ile atılan güzel bir imza, o mektubun değerini artırır diye düşünüyorum. Birisinden el yazısıyla mektup aldığım zaman yahut el yazısıyla bir kart yazmışsam yahut imzalamışsam büyük bir keyif alıyorum. Hatta yeni yıl kartları gönderen kişi, el yazısıyla küçük bir şeyler yazdıysa mutlaka cevap veriyorum.