Unutkanlık hakkında doğru bilinen yanlışlar

Günlük hayatın koşuşturmacasında hemen hepimizin başına gelebilen unutkanlık, çoğu kez hafife alınarak arkadaş çevrelerinde esprili sohbetlere konu olabiliyor. Nöroloji Uzmanı öğretim üyesi Dr. Yıldız Kaya, unutkanlık, demans (bunama) ve Alzheimer’ın toplumumuzda sıklıkla karıştırıldığını belirterek unutkanlık ile ilgili doğru bilinen yanlışları anlattı.

19 Şubat 2020 Çarşamba, 02:00

YANLIŞ: Her unutkanlık, demans ve Alzheimer belirtisidir.

DOĞRU: Demansın (bunama) en önemli belirtisini unutkanlık oluştursa da, her unutkanlık demans ve Alzheimer anlamına gelmiyor. Teknolojik aletlere uzun süre maruz kalmaktan tiroit hormonu bozukluğuna, B12 ve D vitaminleri eksikliğinden stres, şişmanlık, yanlış beslenme, uyku bozukluklarına, bazı ilaçların kullanımından beyin tümörüne dek unutkanlığın birçok nedeni olabiliyor.

YANLIŞ: Her yaşlı, unutkan olur.

DOĞRU: Hastalık olarak görülen unutkanlığın yaşla ilgisi bulunmuyor. Demans tanısını koyabilmek için kişinin hafıza ve diğer bilişsel işlevlerin kaybının yaşla açıklanamayacak derecede ilerleyici özellikte olması; dil, tanıma, dikkat, yargılama sorunları yaşaması ve kişilik değişikliklerinin olması gerekiyor. 

YANLIŞ: Alzheimer genetik değildir.

DOĞRU: Ailede Alzheimer tanısı alan kişi sayısı arttıkça veya tanı alma yaşı gençleştikçe genetik risk de artıyor.

YANLIŞ: Demans, olacaksa olur.

DOĞRU: Demansı tamamen önlemek mümkün olmasa da geciktirmek mümkün. Başarılı ve kaliteli bir yaşlanma için, çinko, potasyum, B grubu vitaminleri, selenyum, E vitamini, C vitamini, beta karoten gibi antioksidan alımı ve doğru beslenmek önemli. Okuma, bulmaca çözme gibi zihinsel aktiviteler, fiziksel hareketlilik demans başlangıcını geciktirebilir.