Tatlı bir 'aşk' günü

İlhan Uçkan "Sevgililer Günü’nü, sevgililer için tatlı ve hediyeli, sürprizli bir gün olma bağlamından çıkarıp, duygusal boşluklarımızla sıvayıp, kendimize de “başarısız” damgasını vurarak kapatırsak yazık ederiz. Sevgililer gününün içeriğini abartmayalım bence. Sadece tatlı bir aşk günü. Güzel bir gün. Her yıl var bu günden. Hatta her gün..." dedi.
Yayınlanma tarihi: 13 Şubat 2015 Cuma, 12:42

[Haber görseli]Evet o gün geldi çattı. 14 Şubat Sevgililer Günü'nden bahsediyorum. Kimine göre çok şey ifade eden sevgilisinden, eşinden mutlaka bir jest veya hediye bekleyen, kimine göre ise tamamen ticari bir değer taşıyan gün. Birçok kişi bugüne belkide fazla anlam yüklüyor. Peki sevgi, bir güne sığdırılabilir mi? Tabii ki değil..Unutmayın Sevgililer Günü'nde sevdiğinize illa maddi değeri yüksek şatafatlı hediyeler almanıza gerek yok. Bir çiçek, kendi elinizle hazırlayacağınız bir akşam yemeği ya da baş başa sahilde romantik bir yürüyüş. Maddi değeri çok yüksek olmayan ama yanınızdaki kişinin kendini mutlu hissetmesini sağlayacak sürprizler de yapabilirsiniz . 80 yaşındaki dedem 70 yaşındaki anneanneme her 14 şubat'ta hiç sektirmeden bir gül alıp getiriyorsa, bu kadarını yapabiliriz herhalde...

Türkiye'nin ilk ‘ilişki danışmanlık şirketini’ kuran İlhan Uçkan iş tanımını “Aşk için stratejiler üretiyorum” diyerek yapıyor. Aslında akademik eğitimini sanat üzerine alan Uçkan “Bu iş benim için daha keyifli 'Büyücüyüm' demek gibi ama kesinlikle büyücü olmaktan daha ilgi uyandırıcı” diyor. 60 ülkeye danışmanlık hizmeti veriyorlar ve son olarak Etyopya'yı eklemişler listelerine. İlişkileri ve sevgililer gününü bir de ondan dinleyelim...

- İlişki uzmanı tam olarak ne demek? İlişki terapistiyle arasında ne gibi bir fark var?

[Haber görseli]Aslında baştan beri birçok isim bulunmaya çalışıldı, ilk olmanın dezavantajı oldu biraz, ama aynı zamanda eğlenceli de oldu. Ben ilişkiler konusunda uzmanım, ilişki stratejileri üretiyorum. Kısaca "İlhan Uçkan". Ya da "danışman" ya da "stratejist". Adının bir önemi yok. Bir terapistten çok daha farklı çalışıyorum. Bana danışanlardan tek isteğim, yorum katmamaları şartıyla yaşadıkları ilişkiyi anlatmaları.

Biz burada hem oynuyor, hem öğreniyoruz. O sırada yaşadıkları ilişki bizim için her ne kadar “hedef” durumunda olsa da, gerçekte biz onu “konu mankeni” olarak kullanıyoruz.

Ayrıca, küçük gruplarla “Online Aşk Dersleri” yapıyoruz. Bu dersler özellikle bir konuya odaklanıp, sohbet biçiminde geçiyor...

“Aşk Fabrikası” bir şekerci dükkanı gibi

- Türkiye'nin ilk ilişki danışmanlık şirketini kurdunuz. Böyle bir şeyin ihtiyaç olduğuna nasıl karar verdiniz?

Aslında “ihtiyaç var”, “böyle bir alan var”, ya da “iyi bir iş” diye düşünmedim. Bir kazanç hedefim olmadı. Gerçek adı “Uçkan Danışmanlık” olan ama bizim “Aşk Fabrikası” dediğimiz bir şirketimiz var. İçinde pembe kalpli şekerler, ev kurabiyeleri olan, son derece hınzır ve keyifli küçücük bir şekerci dükkanı gibiyiz.

Bize gelenler “mutfakta çay içerken sohbet ettiğimiz” insanlar gibi oluyor. İlişkilerinin aslında “kendi doğru adımlarına” bağlı olduğunu uygulamalı olarak gösteriyoruz. Aşkın tesadüf değil, akıl işi olduğunu gördüklerinde tepkilerine çok gülüyoruz. Pasta, şekerleme satmıyoruz, nasıl yapılır diye atölye çalışması gerçekleştiriyoruz.

Ama ısrarla aynı hataları yapmaya kalkanları istemiyoruz.

- Günümüzde erkeklerin psikolog veya danışmanlara bakış açısı malum, daha çok kadınların ısrarıyla buralara gidiyorlar. Sizde durum nasıl?

Görüştüğümüz kişilerin yüzde 45’i erkek. Ve bu yüzde 45’lik kesimin yaklaşık yüzde 70’i yurt dışında yaşayan kişiler.

Kadınlara göre daha zor hareket kabiliyetleri olduğu kesin. Kadınları anlayamamak diye bir şey olmadığını, aslında bunun basit bir “Regl Takvimi Uygulaması” ıyla bile çözülebilir olduğunu gördüklerinde şaşırıyorlar.

Psikolog ve terapistlere gitme konusunda evet, ancak zorda kaldıklarında “Hani bir gitmiş olalım da, sen de rahatla” gibi gidiyorlar.

- Bir danışan profili çıkaracak olursak daha çok kimler geliyor size?

Yaklaşık yüzde 60’lık bir kesim evlenmemiş. Yüzde 40 da evli ya da boşanmış kesim. Bazı meslek grupları daha belirgin durumda; doktorlar, bankacılar / finans sektörü, öğretmenler, gayrimenkul sektörü, ithalat ve ihracat uzmanları ve farklı konularda kendi işinin sahibi olanlar. Yaş aralığı ise oldukça geniş.

- Peki danışanlarınızdan en sık duyduğunuz sorunlar neler?

Terk edilme, evlilik için adım atamama, küçük nedenlerle bitme aşamasına gelmiş ilişkiler ve tabii ki evlilikler…

- Bu kadar kişinin sorun ve problemlerini dinliyorsunuz. Sizin de ilişki danışmanına ihtiyaç duyduğunuz zamanlar olmuyor mu?

Olmaz olur mu. Ama benim çok güzel bir ailem var. Çok sevdiğim bir eşim, ölüp bittiğim küçük bir kızım... Ama bazen ihtiyaç duyuyor tabii insan!

İlişkilerdeki sorunları sadece aşk sorunları diye görmemek gerek. Bazen ekonomik, bazen sağlık… Örneğin çok ünlü bir kalp hastalıkları profesörümüz, kalp krizi sonrasında neredeyse yüzde yüz oranında değişen karakterler konusunda ailelere destek verebilir miyim diye teklif etmişti.

Kendi adıma, öyle güzel bir koza oluşmuş ki çevremde. Tam teşekküllü bir aşk fabrikasının ortasındayım sanki.

- Malum Sevgililer Günü'ne sayılı günler kaldı. Bu gün sizin için ne ifade ediyor? Sokaktaki her üç kişiden belki de biri sevgililer gününün önemsiz olduğunu düşünüyor. Ama o gün geldiğinde içten içe belki de karşı taraftan bir şeyler bekliyoruz. Bu durumun sebebi ne sizce?

Sevgililer Günü’nü, sevgililer için tatlı ve hediyeli, sürprizli bir gün olma bağlamından çıkarıp, duygusal boşluklarımızla sıvayıp, kendimize de “başarısız” damgasını vurarak kapatırsak yazık ederiz. Kendimize yazık ederiz. Kurban Bayramı’nda kendinizi kurban gibi hissetmiyorsanız, sevgililer gününün de içeriğini abartmayalım bence. Sadece tatlı bir aşk günü. Güzel bir gün. Her yıl var bu günden. Hatta her gün...

A+ A-
Cumhuriyet İMECESİ