Çevreciler iktidarın çevre yağmasına ses yükseltti: 'İktidar, yaratılanı değil, sermayeyi önceliyor’

Çevreciler iktidarın çevre yağmasına ses yükseltti: 'İktidar, yaratılanı değil, sermayeyi önceliyor’

29.06.2025 15:16:00
Güncellenme:
Çevreciler iktidarın çevre yağmasına ses yükseltti: 'İktidar, yaratılanı değil, sermayeyi önceliyor’

Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği’nden “AKP MHP Ortaklığının Gözü Dönmüş Yağma Hırsına Karşı Sesimizi Yükseltiyoruz” başlıklı bir yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, “Gidici olduklarının farkında olan iktidar bloğu giderayak ülkeyi yağmaya açma telaşında. Bu blok, ‘Devlette devamlılık esastır’ ilkesi ile hareket ederek ülkeyi yöneten merkez sağ ve muhafazakâr iktidarların geçmişteki yağma deneyimlerinden ders almak konusunda da bir o kadar mahir olduğunu göstermiştir” denildi.

Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği, AKP ve MHP ortaklığındaki Cumhur İttifakı’nın çevre talanına karşı ses yükseltti. Dernekten, “AKP MHP Ortaklığının Gözü Dönmüş Yağma Hırsına Karşı Sesimizi Yükseltiyoruz” başlıklı bir yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, “‘Yeşil vatan’ popülizmi ve şovenliğiyle, sadece orman yangınları konusunda sığ ve boş güzellemeler yapan Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ve Tarım Orman Bakanlığı, ormanlarımızın korunması konusunda kılını kıpırdatmamakta ve son dönemdeki gelişmelere karşı hiçbir somut adım atmamaktadır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere ülkemiz orman varlığının, bozkır ekosistemlerinin ve doğal varlıklarının sermayeye yem edilmesi girişimlerine karşı anayasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen Tarım ve Orman Bakanlığı ile OGM bu talan politikalarına açık bir şekilde çanak tutmaktadır” denildi. AKP ve MHP’nin çevre politikalarının eleştirildiği açıklamada, “Anadolu’nun önemli ozanlarından Yunus Emre’nin ‘Yaratılanı severiz Yaradan’dan ötürü’ sözünü sık sık kullanan ‘çevrecinin daniskası’ Cumhurbaşkanı Erdoğan ve genel başkanlığını yürüttüğü partisi AKP ile payandası MHP; 2B arazilerinin satışını kolaylaştıran düzenlemeler, süper izin olarak da bilinen madencilik torba yasa tasarısı, kıyı kenar çizgisi düzenlemesi ve ÇED Yönetmeliği’ndeki değişiklikler gibi yasama faaliyetleriyle, doğayı ve kamusal varlıkları değil - Erdoğan’ın ifadesiyle ‘yaratılanı’ değil - sermayeyi öncelediklerini bir kez daha göstermişlerdir” ifadelerine yer verildi. 

‘İKTİDAR GİDERAYAK ÜLKEYİ YAĞMAYA AÇIYOR’

Anketler sonucunda iktidarın önümüzdeki seçimleri kaybedeceğinin öngörüldüğüne dikkat çekilen açıklamada, “Gidici olduklarının farkında olan iktidar bloğu giderayak ülkeyi yağmaya açma telaşında. Bu blok, ‘Devlette devamlılık esastır’ ilkesi ile hareket ederek ülkeyi yöneten merkez sağ ve muhafazakâr iktidarların geçmişteki yağma deneyimlerinden ders almak konusunda da bir o kadar mahir olduğunu göstermiştir” denildi. Açıklamada, iktidarın çevreyi talana açması öngörülen yasa tekliflerine ilişkin ise, “Sözü edilen yeni yasal düzenleme teklifleri henüz yasalaşmamış, dolayısıyla Anayasa Mahkemesi’ne götürülmemiştir. Çok çok açık bir biçimde Anayasa ihlali yapan bu düzenlemelerin, Anayasa Mahkemesi’ne taşınmaları halinde iptal edilmesi olasılığı da bulunmaktadır ve edilmelidir de. Örneğin, madencilik faaliyetlerine açılan orman alanlarının tasarruf hakkının OGM’den alınıp Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne (MAPEG) devri Anayasa’nın 169. maddesine göre kesinlikle mümkün değildir. Benzer şekilde kıyıların özel kişi ve kuruluşlara devri/tahsisi/satışı yürürlükteki Anayasa’nın 43. maddesine göre mümkün değildir” ifadeleri kullanıldı. 

‘BU BİR YURT SAVUNMASIDIR’

İktidarın maden projelerinin önünü açması sonucunda mağdur olan köylülerden bahsedilen açıklamada, “Doğal ekosistemlerin bozulması, habitat parçalanması, yaban hayatının ve milyonlarca canlının yok edilmesi sermayenin ve siyasal iktidarın umurunda değildir. Bu topraklar bin yıllardır nice yıkımlar gördü ama böylesine planlı ve derin bir saldırıya maruz kalmadı. Ülkemiz uzun bir süredir, açlık sınırı altında asgari ücrete çalışan milyonlar, geçimi için her gün iş kazalarında ölen emekli ve çocuklarla, işçilerle ‘azgın bir azınlığa’ çalışan AKP tipi vahşi kapitalizm ile yarı sömürge durumundaydı zaten. Atılan bu son adımlarla da tam sömürge haline getirilmek istenmektedir. Diğer bir ifade ile AKP+MHP eli ile ‘tam sömürge’ rejimine doğru sürüklenmektedir” denildi. Açıklama, “Söz konusu olan sadece birkaç yasa değişikliği değil, bir yurt savunmasıdır. Söz konusu olan yaşamı ve hayatı mümkün kılan milyonlarca işçi, köylü ve emekçi halk kesimlerinin canlı ve cansız varlıkların savunmasıdır. Söz konusu yasa tasarıları geri çekilene kadar meşru ve yasal her türlü mücadele yöntemine başvurulmalıdır. Bütün yurtsever/vatansever güçler bu saldırılar karşısında tutum almalı, mümkün olduğunca bu tutum/mücadele birleştirilmelidir” ifadeleriyle sonlandı.

İlgili Konular: #AKP #Çevre #MHP