Kanunsuz Topraklar üzerinde

Zülküf Yücel'in elinden çıkan Kanunsuz Topraklar'da reji, müzik ve sanat ekibi çok başarılı. Senarist yönetmen tüm ekip ve oyuncular, hepsi de başarılı isimler. Umarım Kanunsuz Topraklar'ı ve Zonguldaklı İnce Memed'i uzun süre izleriz...

18 Ekim 2021 Pazartesi, 12:34
Kanunsuz Topraklar üzerinde
Abone Ol google-news

Sinemamızın yüzakı filmlerinden biridir Maden, Yavuz Özkan imzalı bol ödüllü ve Tarık Akan'ın devleştiği işlerinden ve benim için en iyi Türk filmlerinden biridir. Kanunsuz Topraklar'ın maden işçilerinin yaşadıklarını konu alacağını okuduğumdan itibaren heyecana bekliyordum diziyi.

Hikayenin çok sevdiğim ve gönül bağım olan Zonguldak'ta geçiyor olması, dönem işi olması ve Zülküf Yücel elinden çıkması ayrıca cazipti benim için.

ETKİLEYİCİ NOKTALAR: Reji, müzik ve sanat ekibi çok başarılı. Maden, dekorlar, evler, kostümler, makyaj belli ki usta işi ellerden çıkma. Ayıla bayıla izlediğimiz yabancı dizilerden eksik yanı yok, çok para ve emek harcandığı belli. Peaky Blinders havası sezdim sanki.

ZONGULDAK: 1939'da Zonguldak'ta evlerde vals yapılmasına şaşanlar olmuş; Zonguldak'ta yaşayan ve bugün 82 yaşında olan eniştem bir tenis hocasıdır, çocukluğunda yani 1940'larda tenis oynamaya başlamış yani. Sosyal tesisleri, deniz kulübü vardır kara elmas diyarında. Anadolu'daki çok şehirden çok daha gelişmiş bir şehirdir. Sosyal sınıf farkı da müthiş derindir bu anlamda. Maden işçisi ve ailesi insani olmayan şartlarda yaşarken, bir kısım insan "gece hangi kulüpte yemek yesek, sabah tenis kortlarının yanındaki kafede mi kahvaltı yapsak" diye düşünür. TED Koleji mesela,1958'de açılmıştır ve çok eski, köklü okullar vardır Zonguldak'ta.

DEDİKODULAR: Gelen dedikodular dizi emekçilerinin paralarını tam olarak alamadan çalıştıkları yönündeydi. Günde 20 saat çalışılan sette sefalet yaşıyoruz diye paylaşımlar yapmıştı set çalışanları. Gold Film'in durumu düzelttiğine inanıyorum yoksa, aman bir daha iş bulamam diye susmak ve bu şartlara katlanmak akıl alır gibi değil.

KADRO: Senarist yönetmen tüm ekip ve oyuncular, hepsi de başarılı isimler. Uğur Güneş tertemiz oynuyor, sakin doğal bir oyuncu. Esra Bilgiç desen, doğuştan oyuncu, al Esra'yı Almadovar filmine koy, Penelope kadar güzel durur. Zaten Ankaralı diye pek severim ikisini de. Murat Daltaban (o da Ankaralı), Necip Memili gibi ustalar da var, bayıldım kadroya. Hikayenin devamında da aynı heyecan ve tempo sürerse en çok izlenen işlerden biri olur ama Emile Zola'nın Germinal'ini anımsatan hikaye, sulu zırtlak bir dramaya dönüşürse bilemem seyirci kaçar mı?

DAYANAMADIĞIM ŞEY: Boş valiz. Evet evet doğru okudunuz boş valiz. Türk sinemasının en büyük zaafiyeti. Ellerindeki tüy gibi hafif valizleri taşıyan oyuncular burada da karşıma çıktı. İki kız evden kaçıyor, ellerinde valizlerle. Kimsenin aklına gelmiyor mu, içine bir şey koyalım, dolduralım şunları diye. Peki oyuncu, içi doluymuş gibi taşıyamıyor mu?

AKLIMA TAKILAN: Davut neden kız kardeşini hastaneye götürmek için askeri araç istemedi, komutana gitmedi? Zülküf Bey'den, acil cevap bekliyorum.

ARKA PENCERE NOTU: 7,5'tan 8 verdim gitti. Bu bol keseden verdiğim notları bir süre sonra yenilemem gerekecek, çünkü ilk iki bölüm her zaman ağızlara birer parmak bal çalıyor. Umarım Kanunsuz Topraklar'ı, sosyal medyada söylendiği şekliyle Zonguldaklı İnce Memed'i uzun süre izleriz.