CHP Muğla Milletvekili Avukat Gizem Özcan, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, havaların ısınmasıyla birlikte artan orman yangını risklerine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Orman yangınlarıyla mücadelede kalıcı ve bilimsel politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Özcan, personel istihdamından eğitim çalışmalarına, enerji nakil hatlarından ulusal hava filosuna kadar birçok somut öneriyi TBMM Genel Kurulu gündemine taşıdı.
“BİR KENTİN HAFIZASI YANDI”
Geçmiş yıllarda Muğla’da yaşanan büyük orman yangınlarının yarattığı yıkımı hatırlatan Özcan, yalnızca 2021 ve 2022 yıllarında yaklaşık 60 bin hektarlık orman alanının, başka bir ifadeyle yaklaşık 84 bin futbol sahası büyüklüğünde bir alanın kaybedildiğini söyledi. Yangınlarda canlıların yaşamını yitirdiğini, arıcılık faaliyetlerinin zarar gördüğünü ve su havzaların tahrip olduğunu belirten Özcan, “Bir kentin hafızası yandı” dedi.
“SORUNLARIMIZIN BEL KEMİĞİNİ YANLIŞ ORMANCILIK POLİTİKALARI OLUŞTURUYOR”
İklim krizinin yangın riskini artıran en önemli faktörlerden biri olduğunu vurgulayan Özcan, Akdeniz havzasının önümüzdeki yıllarda daha sıcak ve daha kurak bir iklimle karşı karşıya kalacağını ifade etti. Özcan, "Bu da daha büyük bir yangın riski demek, yangını söndürmeye dayalı ormancılık politikalarının daha fazla iflas etmesi demek, yangın sezonu gelmeden hazırlıklarımızı tam yapmazsak canımızın daha çok yanması demek. Ancak 'iklim krizi var' diyerek işin içinden çıkmak elbette mümkün değil. Bütün dünya iklim kriziyle boğuşuyor. Bizim sorunlarımızın bel kemiğini yanlış ormancılık politikaları oluşturuyor. Ancak günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir anlayışa ihtiyacımız var" dedi.
"YANGIN EMEKÇİLERİ KADROLU VE GÜVENCELİ İSTİHDAMA KAVUŞTURULMALIDIR"
Orman yangınlarıyla mücadelede öncelikle kapsamlı bir strateji oluşturulması gerektiğini ifade eden Özcan, bütün yangın emekçilerinin mevsimlik işçi statüsünden çıkarılarak kadrolu ve güvenceli istihdama kavuşturulması çağrısında bulundu. Arazözlerin eksik personelle değil, olması gereken 5+1 personel düzeniyle görev yapması gerektiğini belirten Özcan, "Orman Genel Müdürlüğü'nün personel kapasitesi artırılmalı, yeni alımlarda orman köylülerimize öncelik verilmelidir" ifadelerini kullandı.
“KAPATILAN YANGIN EĞİTİM YENİDEN FAALİYETE GEÇİRİLMELİDİR”
Yangınlarla mücadelenin yalnızca alevler yükseldiğinde değil, yangın sezonu başlamadan önce yürütülmesi gerektiğini belirten Özcan, "Orman köylülerine, gönüllülere ve yerel yönetimlere düzenli eğitimler verilmelidir. Kapatılan yangın eğitim yeniden faaliyete geçirilmelidir. Erken uyarı sistemleri güçlendirilmeli, risk haritaları güncellenmeli, yerel yönetimlerle koordinasyon artırılmalıdır" dedi.
“ENERJİ NAKİL HATLARI SIKI BİÇİMDE DENETLENMELİ”
Enerji nakil hatlarından kaynaklanan yangın risklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Özcan, elektrik dağıtım şirketlerinin bakım yükümlülüklerinin sıkı şekilde denetlenmesini gerektiğini vurguladı. İhmal tespit edilen şirketlere ağır yaptırımlar uygulanması gerektiğini belirten Özcan, “Hiçbir şirketin kârı tek bir ağacımızdan ve yaşamdan daha önemli değildir” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE KİRALIK UÇAK ARAYAN BİR ÜLKE OLMAMALI”
Türkiye’nin her yangın sezonunda kiralık uçak arayan bir ülke konumunda olmaması gerektiğini belirten Özcan, ülkenin coğrafi koşullarına uygun, sürekli hazır bekleyen güçlü bir ulusal hava filosunun oluşturulması gerektiğini söyledi. Özcan; "Muğla'ya ve arıcılıkta önde gelen illerimize arıcılık araştırma enstitüsü kurulmalıdır. Çünkü orman nefesimizdir, yaşamımızdır, suyumuzdur, toprağımızdır, arıcılığımızdır. Ormanı korumak gelecek kuşaklara karşı en temel sorumluluklarımızdan biridir. Bir daha aynı acıları yaşamak istemiyorsak bugünden harekete geçmek zorundayız" diyerek sözlerini tamamladı.
