Ekolojik yıkıma ve talana karşı mücadele büyüyor

Ekolojik yıkıma ve talana karşı mücadele büyüyor

5.06.2026 04:00:00
Güncellenme:
Ekolojik yıkıma ve talana karşı mücadele büyüyor

Ege’nin dört bir yanında ekolojik yıkıma ve ranta karşı direniş sürüyor. Akbelen’den Aliağa’ya, “yeşil” kılıflı enerji talanından Çeşme’deki yağmaya kadar yaşam alanlarını savunan halk, Çevre Günü’nde de dayanışmayı omuz omuza büyütüyor.

Türkiye’nin yeraltı zenginlikleri ve doğal alanlarının yapılaşmaya açılmasına karşı Ege Bölgesi genelinde yurttaşların tepkisi büyüyor. İkizköy’den Aliağa’ya, Çeşme’den Kaz Dağları’na kadar birçok noktada halk; kömür madenleri, ağır sanayi ve denetimsiz enerji projelerine karşı hukuki mücadelesini sürdürüyor. Muğla’da İkizköylülerin Akbelen Ormanı’nı kömür madenine karşı savunma mücadelesi devam ediyor. Danıştay 6. Dairesi’nin bölgedeki “acele kamulaştırma” kararını iptal etmesine karşın, maden sahasını genişletme girişimleri sürüyor.

Öte yandan İzmir’in ağır sanayi bölgesi Aliağa’da ise gemi söküm tesislerinden kaynaklı asbest tehlikesi ve hava kirliliği, hem işçi hem de halk sağlığı için ciddi bir kriz yaratmış durumda. Bölgedeki tahribat sadece ağır sanayi ve maden ile sınırlı değil. Aydın, İzmir, Manisa ve Muğla’da “yeşil enerji” adı altında kurulan, ancak ÇED süreçleri baypas edilerek kapasite artışına giden RES ve GES projeleri tarım arazilerine zarar veriyor. Çeşme ve Urla hattında ise Danıştay’ın iptal ettiği “Çeşme Turizm Projesi”ni hayata geçirmek için iktidar kamuoyu oluşturmaya devam ediyor.

“TEK ÇARE DİRENMEK”

Ege havzasındaki bu ekolojik kriz haritası, sorunların birbirinden bağımsız olmadığını aksine “kamu yararı” ilkesinin terk edilmesinin sistematik bir sonucu olarak göze çarpıyor. Ege’nin dört bir yanında çevre mücadelelerini sürdürdüklerini ifade eden EGEÇEP sözcüsü ve çevre avukatı Arif Ali Cangı, bölgede yaşananların birbirinden bağımsız olmadığını söyledi. Cangı, “Siyasi iktidarın yaşamı koruma gibi bir derdi yok. Elde edilen hukuksal kazanımlara dayanarak sivil itaatsizlik dahil demokratik yöntemlerle direnmekten başka çare kalmadı. Yönetilenler artık itiraz ediyor, bu direnişler ekolojik ve demokratik bir Cumhuriyetin inşası için önemli bir başlangıç olacak” ifadelerini kullandı.