İzmir Barosu’ndan CHP’ye destek ziyareti

İzmir Barosu’ndan CHP’ye destek ziyareti

25.05.2026 17:33:00
Güncellenme:
İzmir Barosu’ndan CHP’ye destek ziyareti

CHP Genel Merkezi’ne yapılan müdahalenin ardından İzmir Barosu, CHP İzmir İl Başkanlığına destek ziyareti gerçekleştirdi. İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz, “Artık bütün siyasi görüşlerimizi, bütün siyasi düşüncelerimizi bir kenara bırakma zamanı gelmiştir. Bu bir rejim sorunudur. Bizler o yüzden sokaklarda olmalıyız” dedi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, CHP'nin 38’inci Olağan Kurultayı'nın iptali ve ihtiyati tedbir kararı ile CHP Genel Merkezi’ne polisin dün yaptığı müdahaleye ilişkin tepkiler sürüyor.

İzmir Barosu, bugün gerçekleştirdiği toplantı sonrasında CHP İzmir İl Başkanlığı’na destek ziyareti gerçekleştirdi.

Yılmaz, burada yaptığı konuşmada, “mutlak butlan” kararının hukuksuz olduğunu ifade ederek, “Aslında bu hukuksuzluk bugün başlamadı, uzun zamandır devam ediyor. Hak ihlalleri, hukukun ne yazık ki hiçbir kuralının tanınmaması... Sonuç itibariyle geldiğimiz noktada CHP ile ilgili verilen mutlak butlan kararı. Mutlak butlan kararı, mutlak yokluk kararıdır. Aslında bu karar, kendi içinde yok sayılması gereken, hukuken olmaması gereken bir karardır” dedi.

Image

2017 REFERANDUMUNU İŞARET ETTİ

Yaşananların zemininin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile hazırlandığını ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:

“Ülkemiz çok ciddi bir demokrasi sınavından geçiyor. Aslında bu sınavın temelleri 2010 ve 2017 anayasa değişiklikleriyle atıldı. Özellikle 2017 değişikliği, parlamenter sistemden tek adam sistemine geçtiğimiz yolun taşlarını ördü. Biz tek adam rejiminin ne anlama geldiğini 2017’den beri çok net yaşıyoruz. Söylediği her söz kanun olarak kabul edilen, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması için, AİHM kararlarının uygulanmaması için gerekli talimatları veren; yargıyı araçsallaştıran, siyasallaştıran bir anlayıştan bahsediyoruz. Bu anlayış bugün CHP’ye kayyum atamışsa, yarın başka partilere, sendikalara, derneklere, barolara da ne yazık ki kayyum atayabilme gücünü kendinde gören bir anlayıştır. 

“BUNUN HESABI SORULACAKTIR”

Bizim aslında daha belediyeler üzerinde bu kayyum atamaları yapılırken bu sokaklarda olmamız gerekiyordu. Ama bu da bir fırsattır. Ben bu demokrat, yurtsever, devrimci insanlara bir kez daha sesleniyorum: Bu olanlara kayıtsız kalmayın. Boyun bükmeyin. Bu emirlere, talimatlara uymayın. Özellikle o kamu görevlilerine, bu kararı veren hâkimlere ya da bu kararla ilgili farklı düşünen hâkimlere, savcılara ve yargı mensuplarına sesleniyorum: Hukukun üstünlüğünden, adaletten ayrılmayın. İnsan haklarından yana tavır alın. Demokrasiden yana tavır alın. Yoksa bu işlerin hesabı, bugün yerle yeksan ettiğiniz hukuk sistemi tarafından sizlerden mutlaka sorulacaktır.

“BU BİR REJİM SORUNU”

Demokrasinin kurum ve kurallarıyla işlediği bir ülke istiyoruz biz. Özgür, demokrat bir ülke istiyoruz. Herkesin hukuk güvenliği içerisinde yaşadığı, kadın cinayetlerinin olmadığı, çocuk istismarlarının olmadığı bir ülke istiyoruz. Sokaktaki hayvanlarla herkesin bir arada yaşadığı bir toplum istiyoruz. Biz hakça bir yaşamdan, adaletten yana bir yaşamdan yanayız. Geleceği olan bir yaşamdan yanayız. O yüzden birlikte olmamız gerekiyor. Artık bütün siyasi görüşlerimizi, bütün siyasi düşüncelerimizi bir kenara bırakma zamanı gelmiştir. Bu bir rejim sorunudur. Bu, cumhuriyetin geleceğiyle ilgili bir sorundur. Bu, bizim çocuklarımızın geleceğiyle ilgili bir sorundur. O yüzden yaşam ne kadar kutsalsa, bu ülkenin demokrat insanları da bu yaşamı adil, güvenli ve adaletli kılmak zorundadır. Bizler o yüzden sokaklarda olmalıyız. O yüzden bugün burada olmalıyız. O yüzden yarın Ankara’da olmalıyız.”

AYDIN: “DESTEK VERİLEN DEMOKRATİK SİSTEMDİR”

CHP İl Başkan Vekili ve CAO Adalet Politikaları Kurulu Üyesi Murat Aydın ise yaşananların toplumun sorunu olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Ben de mensubu olmaktan her zaman gurur duyduğum İzmir Barosu’nun bu desteğini çok anlamlı buluyorum. Aslında burada destek verilen şey CHP değil. Çünkü bu sorun sadece CHP’nin sorunu değil. Burada destek verilen şey anayasal demokratik sistemdir, rejimdir, herkesin hak ve özgürlükleridir, yaşamıdır. O yüzden bu sorunu sadece CHP’nin sorunu ve CHP’nin içerisinde bir yönetim sorunu gibi gören yaklaşım, bu sorunu hafife almak olur.”