İzmir’de işgal öncesi yapılan direnişler - 1

İzmir’de işgal öncesi yapılan direnişler - 1

4.05.2026 14:22:00
Güncellenme:
İzmir’de işgal öncesi yapılan direnişler - 1

KONUK YAZAR | Atatürk Araştırmacısı Ahmet Gürel, Cumhuriyet Ege için yazdı...

15 Mayıs 1919 günü yaşanacak, İzmir’in işgal öncesini APİKAM’dan çıkan “Gazi’nin İzmir Anıları” kitabından anımsatacağım.

Image

İzmir’de olup bitenler halk arasında süratle duyulmuştur. Vali Konağı’nın etrafında toplanan gençler, valiye nota veren İngiliz yetkililerinin etrafını sarmış ve onlara şöyle seslenmişlerdir: 

“Ölmedik, biz büyük bir milletiz. Uykuda gibi görünüyorsak da uğraş içinde bulunuyoruz. Ülkemizin peşkeş çekilmesini kabul edemeyiz. Birtakım karışıklıklar olacaktır. Biz ölebiliriz, ama başkaları da beraber ölecektir.” 

Image

Mustafa Necati

Günlerdir tedirgin olan halkta gerilim ve öfke son kerteye varmış, öğretmen Mustafa Necati’nin çağrısı üzerine gençler ‘Mekteb-i Sultani’de toplanmışlardır. ‘Mukavemet Cemiyeti’ gençlerinden Köprülü Kazım, “Savaşa yarar herkes silahlarıyla dağa çıksı savaşalım...” çağrısında bulunmuştur. 

‘Müdafaa-i Hukuku Osmaniye Cemiyeti’ ile ‘Türk Ocağı’ üyeleri, kentin tanınmış kişileri ve aydınlar gelinen bu duruma bir çare bulmak amacıyla bir araya toplanmışlardır. Bunların arasında; asker olarak, Albay Süleyman Fethi Bey, Albay Kâzım Bey, Jandarma subaylarından Mümin Bey yer almıştır. 

İzmir için tarihi olan bu toplantıya İzmir eşrafından; Moralızâde Hâlit Bey, Ragıp Nu- rettin Bey (Ege), Eczacı Ferit Bey (Eczacıbaşı), Fesçizâde Halim Bey, Kahvecizâde Hamdi Bey, Dr. Hüsnü Bey (Menekşeli), Osman Nuri Bey katılmıştır. 

Image

Mekteb-i Sultani

 

Toplantıda; vilâyet memurlarından Enver Bey (Özgen), Mekteb-i Sultanî Müdür Yardımcısı İsmail Habib Bey, Mekteb-i Sultanî öğretmenlerinden Mustafa Necati Bey, Kemal Bey, Ahmet Nailî Bey ve Matematik öğretmeni Nazmi Bey yer almıştır. 

Gazeteci olarak da Anadolu gazetesi sahibi Haydar Rüştü Bey (Öktem), aynı gazetenin yazarlarından Reşat Bey, Köylü gazetesi sahibi Mehmet Refet Bey, Mevlevi Şeyhi Nurettin Efendi, Ahenk gazetesi sahibi Nazmi Bey, aynı gazetenin başyazarı Mehmet Şevki Bey, Hukuk-u Beşer gazetesinin sahibi ve Başyazarı Hasan Tahsin Bey katılmıştır. 

İlk konuşmayı yapan öğretmen Mustafa Necati Bey, Yunanlılara karşı koymak için bir direnme örgütü kurulması gerektiğini ileriye sürmüştür. Toplantı sonucunda; “İlhakı Red Heyet-i Milliye” komitesi oluşturulmuştur. 

Albay Kazım Bey, 15 Mayıs 1919 tarihinde izinli olarak İzmir’de bulunurken; İzmir Yunanlılar tarafından işgal edilmiştir. Kazım Özalp, o gün yaşadıklarını şöyle anlatmıştır: 

“Biraz sonra İzmir’in Yunan askerleri tarafından işgal edileceğine dair, metropolit tarafından kilisede Rumlara bilgi verildiğini ve konsoloslar tarafından tebligat yapıldığını, İzmir Maliye Müfettişi Muvaffak Bey’den haber aldık. 

Güneş batmadan yarım saat önce her şey anlaşılmıştı. Bu gece (14-15 Mayıs gecesi) sabaha karşı Yunan kıtaları İzmir’e çıkacaktır. İtilaf Devletleri buna izin vermiş ve tebligatta bulunmuşlardır. 

Bu kara haber herkes üzerine yıldırım tesiri yaptı. Halk adeta ölüm havası seziyormuş gibi heyecanlıydı. Karşılaşan bakışlar birbirinde destek arıyorlardı. 14 Mayıs akşamının güneşi koyu renkler içinde ağır ağır batarken İzmir’de karanlık bir hüzün çöküyordu. Böyle zamanlarda iradesinin doğal seyrine uyan halk, o tesir altında Hükümet Meydanı’nda toplanmaya başladı. Biraz sonra bu toplantı İzmir Sultani Mektebi binası içerisine taşındı. Orada Ragıp Nurettin Bey’in konuşmasından ve galeyan eden halkın içinden konuşan vatanperverlerin heyecan veren nutuklarından sonra, valiye bir heyet gönderilmesine karar verildi. Daha önce Park Kıraathanesinde gördüğüm kişiler bu toplantıda çok etkili konuşmalarla halkı uyardılar.

Vali İzzet Bey, İzmir Sultani Mektebi binasında toplantı yapıldığını haber alınca, toplananların dağıtılması gerektiğini, aksi halde okulun İtilaf gemileri tarafından topa tutulacağı haberini gönderdi. Bu tehdide hiçbir kimse aldırmadı. Halk, Yunanlıları İzmir’de görmeye katiyen tahammül edemiyor; bu manzarayı görmemek için her türlü fedakârlığa hazır bulunuyorlardı. 

Vali İzzet Bey’e giden heyet, çok geçmeden dönmüştü. Vali, yarım saatlik bir konuşmada işgal sırasında sükûnet ve sağduyunun korunması ve İtilaf Devletleri’ni gücendirecek bir nümayişe meydan verilmemesi nasihatinde bulunmuştu. Bu nasihat bize durumumuzun ne kadar feci olduğunu ortaya koyuyordu. Halk, memur ve bazı subaylar yine Park Kıraathanesi’nde toplanarak durumu tartışmışlardır. Bu görüşmelerde ileri sürülen fikirlerin özeti şuydu: 

Vali ve kumandandan hiçbir şey beklenemez. Bunların bütün mesaisi halkın heyecanını kırmayı hedef tutmuştur. Halka, Yunan işgaline karşı alçakça bir itaat teklif ediyorlardı. İstanbul hükümeti de kendisini İtilaf Devletleri’ne gözü bağlı bir halde teslim etmiştir. Buna göre geleceğe ait planları büsbütün başka bir görüş yönünde yapmak gerekir.

İki hafta boyunca, sizlere İzmir’in işgali öncesini kitabımdan alıntılarla anlatacağım. Savaş değil barış dileğimle.

4 Mayıs 2026

Ahmet Gürel

İlgili Konular: #İzmir #Ahmet Gürel