Mustafa Kemal Paşa’nın kurduğu partinin her kademesinde görev yapan kişilerin onu tanıması, onun izinden gitmesi gerekir. Bu da kurtuluş mücadelesini, Cumhuriyet ve de devrimlerini okuyup özümsemesiyle gerçekleşir.
CHP’ye genelbaşkan olarak atanan Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun, kendisi için atılan sloganlar üzerine yaptığı konuşmada;
“Onlara o sloganları attıran kirli zihniyete tarih önünde sesleniyorum; Bu vatanda ihanet ile vatan kahramanlığı arasındaki çizgi kıldan ince, kılıçtan keskindir. Tarih bilmeyenler dinlesin. Büyük önderimiz, ebedi genel başkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş mücadelesini başlatmak için Samsun’a çıkarken boynunda idam fermanı, isminin üstünde hain ilanı vardı” dediniz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, olarak, kurucumuz, “Gazi” ünvanını Sakarya savaşından sonra 19 Eylül 1921 tarihinde, Atatürk soyadını ise 21 Haziran 1934 tarihinde almıştır.
Sn. Kılıçdaroğlu, Gazi Mustafa Kemal, Samsun’a çıkarken boynunda idam fermanı yoktu. BMM’ni açmadan bir hafta önce 16 Nisan 1920 günü, Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi fetvasında, Mustafa Kemal Paşa ve Kuvay-ı Milliye’yi, eşkiya kuvvetleri olarak tanımlayarak:
“Anadolu’daki millî kuvvetlerin, dinsiz ve idamlarının caiz olduğu” bildirmiştir. Saray, Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Kemal, hakkında 11 Mayıs 1920 tarihli idam kararını, 24 Mayıs 1920 günü, Padişah tarafından onaylanmıştır.
“İstanbul Hükümeti’nin Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi Milli Mücadeleyi ‘Sultanın emri’ne karşı olarak nitelendirmiştir. Milli Mücadele’nin dini reisi Rıfat (Börekçi) Hoca ise bu fetvanın ‘Halifenin esirliği ve düşmanın baskısı sonucu verilmiş olduğunu ve esir halifenin emirlerinin şer’ian geçerli olmadığı’ konusunda gene bir fetva ile İstanbul Hükümeti’nin kararını iptal etmişti.”
Rıfat Efendi’nin fetvası, Anadolu’da 153 müftü ve din adamı tarafından da desteklenir ve birçok gazete tarafından yayımlandı.
Sn. Kemal Kılıçdaroğlu; “tarih bilmeyenler okusun” diyorsunuz. Lütfen, danışmanlarınızı tarih bilenlerden seçiniz.
Saygılarımla…
Ahmet Gürel
