Japonya, iklim değişikliğinden giderek daha yoğun etkilenen ülkelerden. Ancak ben orayı düşündüğümde aklıma yalnızca sıcaklık rekorları veya meteorolojik veriler gelmiyor. Aynı zamanda doğayla uyumlu bir öğretinin, gündelik yaşamın içinde hâlâ hissedilebildiği güçlü bir kültürel damar geliyor. Bunu 2021’de davet edildiğim konuk sanatçı programı ve sonrasındaki sergi süreci sırasında geçirdiğim 40 gün boyunca yerelden öğrenme fırsatı bulmuştum. En azından ülkenin güneyinde yer alan Yamaguchi’de doğa yalnızca gözlemlenen bir manzara değil. İlişki kurulan, dinlenen, birlikte yaşanan bir varlık gibiydi. Bu bağı mitolojik anlatılarda, mevsim ritüellerinde ve gündelik dilde de sezmek mümkündü.
Tam da bu yüzden, iklim krizinin Japonya’da yarattığı yeni sözcüklere dikkat kesilmek bana ayrıca anlamlı geliyor. Çünkü iklim değişikliği yalnızca sıcaklıkları, yağış rejimlerini ya da mevsim geçişlerini dönüştürmüyor, dili de dönüştürüyor. Canlı olan her dil gibi, iklim çağında dil de yeni deneyimleri anlamlandırmak için yeni sözcükler üretiyor. Bu yalnızca Japonya’ya özgü değil hem küresel ölçekte hem de ülkesel ölçekte iklimle birlikte yeni bir sözlük oluşuyor.
Sözcükler önemli. Çünkü bazı durumları yalnızca ölçmek yetmiyor; onları anlamak, toplumsal belleğe yerleştirmek ve görünür kılmak da gerekiyor. Cumhuriyet’in, “Gezegenin Dili” sürdürülebilirlik sayfalarında da her ay buna dikkat çekmeyi önemli buluyoruz. İklim krizinin yaşamımıza taşıdığı yeni sözcükleri, kavramları ve bunların Türkçedeki karşılıklarını düşünmek yalnızca dil açısından değil, yaşadığımız çağın gerçekliğini kavramak açısından da önemli. Çünkü kriz, önce doğayı; sonra da o doğadaki kırılmayı anlatma biçimimizi değiştiriyor.
YAZ GÜNLERİ İÇİN RESMİ İSİMLER
Geçen hafta, Japonya’daki sürecimde tanıştığım küratör bir arkadaşım, iklim sözlüğüne duyduğum merakı bildiği için benimle yeni bir gelişmeyi paylaştı. Japonya Meteoroloji Ajansı’nın (JMA), açıklamasına göre 40 derece sıcaklık ve üzerindeki günler artık “kokushobi” olarak adlandırılacak. Bu sözcük genel hatlarıyla “şiddetli sıcak gün” anlamına geliyor. Böylece JMA’nın yaz günleri için kullandığı resmi sıcaklık sınıflandırması da daha görünür hale gelmiş oldu.
40°+ Kokushobi: Şiddetli sıcak gün
35°+ Mōshobi: Aşırı sıcak gün
30°+ Manatsubi: yaz ortası günü
25°+ Natsubi: yaz günü
Burada dikkat çekici olan, 40 derecenin artık yalnızca bir ölçüm değeri olarak kalmaması. Yeni bir isim gerektirecek kadar ayrıksı, tehlikeli ve toplumsal olarak hissedilir bir eşiğe dönüşmesi. Belki de iklim krizinin en çarpıcı yanlarından biri bu: Önce doğayı değiştiriyor, sonra o değişimi anlatmak için dilimizi. Yeni kavramlar yalnızca sözlüğe eklenmiyor aynı zamanda yeni bir çağın tanıklığını da kayda geçiriyor.
VERİLERLE JAPONYA’DA İKLİM KRİZİ
Bu kararın ardında yalnızca dilsel bir tercih değil, değişen iklim gerçekliği var. JMA verilerine göre 2025 yazı, Japonya’da 1898’den bu yana kaydedilen en sıcak yaz oldu. Ülke genelindeki ortalama sıcaklıklar mevsim normallerinin 2.36 derece üzerine çıktı. Haziran ile ağustos ayları arasında dokuz gün boyunca sıcaklıklar 40 derecenin üzerine çıkarken 5 Ağustos 2025’te Gunma eyaletindeki Isesaki kentinde 41.8 derece ile yeni bir ulusal rekor kırıldı. Aşırı sıcak günlerin sayısı da önceki rekorları geride bıraktı. Örneğin Tokyo’da 35 derecenin üzerindeki gün sayısı 25’e yükselirken uzun yıllar ortalaması 4.5 gündü. Kyoto’da ise 35 derecenin üzerindeki gün sayısı 52’ye çıktı; ortalama ise 18.5 gün seviyesindeydi. JMA’nın mevsimsel tahminleri, 2026 yazında da haziran-ağustos döneminde ülke genelinde normalin üzerinde sıcaklık olasılığının yüksek olduğuna işaret ediyor.
Bugün Japonya’nın “kokushobi” diyerek yaptığı şey, yalnızca bir hava durumu terimi üretmek değil. Bize şunu hatırlatıyor: İklim krizi artık uzak bir gelecek senaryosu değil gündelik yaşamın, kamusal sağlığın ve dilin içine yerleşmiş bir gerçeklik. Belki de şimdi bize düşen, bu yeni iklim sözlüğünü Türkçede de dikkatle kurmak, her yeni kelimeyi yalnızca çevirmek değil, onun işaret ettiği kırılmayı da birlikte düşünmek. Çünkü bazı eşikler yalnızca termometrede değil, dilde de başlıyor.
“KOKUSHOBİ” NASIL SEÇİLDİ?
Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), 40 derece ve üzerindeki günler için resmi bir isim belirlemek amacıyla 13 aday sözcüğü kamuoyuna sundu. JMA verilerini aktaran nippon.com’a göre şubat sonu ile mart sonu arasında yapılan çevrimiçi ankette kokushobi, 202 bin 954 oy alarak ilk sıraya yerleşti. İkinci sırada ise 65 bin 896 oyla chōmōshobi yer aldı. JMA, nihai seçimde hem kamuoyunun eğilimini hem de dil ve meteoroloji uzmanlarının değerlendirmelerini dikkate aldı.
